Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5320 E. 2026/1980 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5320
Karar No
2026/1980
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2118 Esas, 2025/543 Karar vekili Avukat ... 2.... Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş. vekili Avukat ...3..... A.Ş. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2023/876 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 E., 2018/63 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada, alacağın sabit olduğunu, ipotek resmi senedindeki 604.700,00 TL tutardan çok daha fazla olduğunun tespit edilip, hüküm altına alındığından, takibe geçmeden önce, borçlu (...) ... Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş. ve ipotek verenler ... ile (müflis) ....’ye Bakırköy 40. Noterliği’nin 07.05.2018 tarihli ihtarnamesi keşide olunarak, borcun ödenmesi aksi halde ipoteğin paraya çevrilmek zorunda kalınacağının ihtar olunduğunu, netice alınamadığını, bu ihtarname ile de borcun ödenmemesi üzerine, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada ve kesinleşen ilam ile sabit olan alacağın tahsili amacıyla, 604.700,00 TL ipoteğin paraya çevrilmesi için ...’nin 2021/131753 E. sayılı takibe başlandığını, borçlu ... Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş., ipotek veren ... ve ipotek veren .... A.Ş.'ye (iflas idare memuru – Avukat ...) ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, borçlu ve ipotek veren üçüncü şahısların tamamının borca itiraz ettiklerini, kesinleşmiş bir karar var iken tekraren borçlu olunmadığı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, ipotek veren 3. şahıs davalı ...'ün söz konusu ipotekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/756 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını ve davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek onandığını, davalıların borçlu oldukları mahkeme hükmü ile tespit edilmiş olduğundan itirazların iptali gerektiğini, davalıların, daha önce icra emri tebliğ edilen dosyadan, ödeme emri tebliğ edilemeyeceğine yönelik itirazlarının haksız olduğunu, bu iddiaların da reddi gerektiğini, davalı ...'ün Medeni Kanun'un 2. maddesi anlamında hakkını kötüye kullandığını ileri sürerek ...'nin 2021/131753 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazların iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyet ile itiraz edilmiş bulunduğundan %20’den az olmamak üzere inkâr tazminatının davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, aynı alacağa ilişkin olarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/501 E. sayılı dava ikame edildiğini ve ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiğini, davanın istinaf aşamasında olduğundan derdest olduğunu, sebebi ve konusu aynı olan davanın yeni bir davaya konu yapılmasının mümkün olmadığını, davacı ...'ın, lehine verilmiş olan Antalya ili Aksu ilçesi ... köyü 530 parsel hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi için, 07.02.2008 tarihinde ipotek verilmesinden bu yana 10 yılı aşan sürede icra takibi başlatmadığını, borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle huzurdaki haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1911 E. sayılı dosyasının müvekkili lehine karara bağlandığını ve müvekkilinin şahsi bir borcu bulunmadığı ve ipoteklerin kaldırılması yönünde hüküm tesis edildiğini, diğer yandan, 24.10.2008 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/530 E., 2008/589 K. sayılı ilamı ile, diğer davalı ... Çimento'nun iflasına karar verildiğini, akabinde iflas masasına kabul ve reddedilen alacak kalemlerine uygun olarak düzenlenen sıra cetvelinin ilan edildiğini, gerekli tüm yasal işlemlerin yapıldığını, ayrıca davacı ... vekiline de usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, sıra cetvelinin kesinleşmesi üzerine, davacı ... şirketi tarafından, müvekkiline ait, Muğla ili ... ilçesi... mahallesi ... mevki 120 ada parsel üzerinde bulunan 3.000.000,00 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulduğunu ve akabinde ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3800 E. sayılı dosyasına müvekkili tarafından 3.000.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacı ... şirketinin iflas sıra cetvelinde kayıtlı olan alacağının 2.502.137,46 TL olmasına rağmen, ... tarafından hukuka aykırı olarak 2.805.906,13 TL tutarında tahsilat yapıldığını, nitekim müvekkili tarafından icra tehdidi altında fazladan 303.768,67 TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, sıra cetvelinde kayıtlı alacağının tahsil edilmesi sebebiyle davacı ... şirketinin borcunun sona erdiğini, davacının ticari defterlerinde, müvekkili adına kayıtlı bir alacağının bulunmadığı hususunun, davacının açmış olduğu İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/501 E. sayılı dosya kapsamında sabit olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının iptale konu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... San. A.Ş. iflas idare memuru cevap dilekçesinde; davacı şirketin alacağının zamanaşımına uğradığını, bu yönüyle davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında görülen Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.09.2019 tarih ve 2016/1911 E., 2019/481 K. sayılı dosyasında, ipoteklerin kaldırılmasına ve davacı ... A.Ş. tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verildiğini, bu kararın dahi, davacı tarafın işbu davasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu gösterdiğini, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.09.2019 tarih ve 2016/1911 E., 2019/481 K. sayılı dosyasının yanı sıra, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/346 E. sayılı tazminat davası vs. davalar açıldığını ve bazılarının kesinleştiğini, bazılarının istinaf aşamasında olduğunu, davacı tarafça, Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/24 E., 2021/713 K. sayılı kararına istinaden işbu dava açılmış olup, anılan dosyanın halen derdest olduğunu, anılan dava kesinleşmeden açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, müflis şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile de davacı tarafın alacağının olmadığının belirleneceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... İcra Dairesi kanalıyla yapılan tahsilat sonrası takip tarihi olan 05.07.2018 tarihi itibariyle ... Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin, ... Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.'den olan bakiye alacak miktarının 2.873.369,41 TL olduğu, takip talebinde istenen alacak tutarının ise 604.700,00 TL olduğu, alacak miktarının ipotek alacağından daha fazla olduğu, dolayısı ile ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalıların ...'nin 2021/131753 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, hüküm altına alınan alacak (604.700,00 TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı ... Çimento A.Ş. arasında çimento ve hazır beton alım satımına ilişkin olarak bir sözleşme düzenlendiği, davalı ...'ün bu şirketin ortağı olup, şirketin borçlarının bir kısmını teminat altına alabilmek amacıyla taşınmazları üzerinde davacı yararına ipotek işlemleri tesis ettiği, davalı müflis Minerko şirketinin de aynı borç için kendi taşınmazı üzerinde davacı yararına ipotek tesis ettiği, takip konusu taşınmazlardan Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 paftada bulunan ...... parsel sayılı taşınmazların ...'e, ... nolu parselin davalı müflis şirkete ait oldukları, 07.02.2008 tarihli ipotek resmi senedinin incelenmesinde; davacı şirketin, davalı ... şirketinden olan alacaklarının temini amaçlı bu taşınmazlar üzerinde 604.700,00 TL bedel ile davacı yararına ipotek tesis edildiği, davalı ... şirketinin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/530 E. sayılı dava dosyası kapsamında 24.10.2008 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, Antalya 2. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2008/1 dosyasıyla tasfiyesine başlandığı, fakat sonrasında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.09.2019 tarih, 2019/372 E., 2019/561 K. sayılı ilamı ile iflasının kaldırıldığı, iflas tarihinden önce 01.08.2008 tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı ... şirketine gönderdiği ihtarname ile açık hesap kapsamında alacağını talep ettiği, bu alacak tutarının 3.075.766,91 TL olduğunun bildirildiği, davacı şirketin, davalı ... şirketinin iflasının açıldığı dosyada, alacağının masaya kaydı için yaptığı başvuru sonucunda, iflas idaresi tarafından davacı alacağının 2.502.107,00 TL olarak masaya kaydedildiği, davacı şirketin sonrasında alacağını tahsil etmek amacıyla, ... tarafından yine bu borcun temini amaçlı ipotek verilen ...'taki bir başka taşınmaz için, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığı, ipoteğin paraya çevrilmesiyle satış dosyasına 3.000.000,00 TL yatırıldığı, davalılar ... ve ... şirketi, davacının sıra cetvelinde kayıtlı 2.502.107,00 TL alacağa itiraz etmemesi sebebiyle, bu alacak miktarının kesinleştiği, ...'e ait bir başka taşınmazdaki ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle elde edilen 3.000.000,00 TL'nin dosyaya ödenerek, borcun kapandığını belirtmiş iseler de, davalı ...'in aynı iddialarla Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 E., 2018/63 K. sayılı dosyasında menfi tespit ve işbu dava dosyasına konu ...... nolu parsellerdeki ipoteğin fekki talepli dava açtığı, açılan davada davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2019 tarih, 2018/1009 E., 2019/879 K. sayılı ilamı ile, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesizlikten kaldırılarak, borcun faizinin devam etmesi sebebiyle borcun da devam ettiği ve ödemeyle borcun sona ermediği gerekçeleriyle davanın reddine dair yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onanmakla 11.03.2021 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla davalıların bu yöndeki istinaf sebeplerinin kesinleşmiş Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla karşılanmış olduğu, davalılar ... ve ... şirketinin istinaf dilekçesinde geçen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/501 E., 2021/428 K. sayılı ilamının incelenmesinde; davanın, davacı tarafça, davalı ... aleyhine, davalı ...'in, 07.02.2008 tarihli ipotek resmi senedinde dava dışı ... şirketinin borçlarının müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu ve müteselsil kefalet sebebiyle borçtan sorumluluğunun bulunduğu iddialarıyla açılmış alacak davası olduğu, mahkemece ipotek resmi senedinde kefil kelimesi bulunmadığından, ...'in müteselsil kefil kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2024 tarih, 2021/2052 E., 2024/500 K. sayılı ilamı ile başvurunun reddine karar verildiği, davalıların iddiasının aksine, belirtilen mahkemede tartışılan hususun, davalı ...'in borçtan müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, eldeki davada ise sorumluluğun dayanağı, ipotek yükümlüsü olmak olup, ortada derdest bir davanın varlığından söz edilemeyeceği, nitekim adı geçen mahkemenin gerekçesinde de ...'in sadece ipotek borçlusu olarak sorumluluğuna gidilebileceğinin belirtildiği, bu nedenle davalıların bu yöndeki istinaflarının yerinde görülmediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kararı veren İlk Derece Mahkemesince, davacının ticari defterlerinin ise istinabe yoluyla incelendiği, son aşamada bir mali müşavir ve bir de icra hesaplamalarından anlayan uzman bilirkişiden, borcun hesaplanması konusunda takip dosyaları ile her iki defter kayıtları incelenmek suretiyle rapor aldırıldığı, bu nedenle davalıların defterlerin incelenmediğine yönelik istinaf sebepleri ile bilirkişinin tarafsız olmadığına ilişkin soyut beyanlarının yerinde bulunmadığı, müflis şirketin 17.10.2008 yılında iflasına karar verildiği, takip dosyasının ise iflastan sonra açıldığı, yine takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip türü olduğu, bu nedenle davanın kayıt kabul olarak görülmesi ve maktu harç ve vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, tapu kaydında "FBK (Fekki Bildirilinceye Kadar)" şerhi bulunduğundan, ipoteğin süresiz olarak tesis edildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı TMK) 864. maddesi uyarınca da rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra, teminatını sağladığı alacak için zamanaşımı işlemeyeceğinden davalının zamanaşımı konusundaki istinaf sebeplerinin de yerinde görülmediği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, borcun miktarı konusunda alternatifli hesaplamalar arasında, mahkemenin gerekçesinde yer verdiği takip tarihi itibariyle davacının bakiye alacak miktarının 2.873.369,41 TL olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğu, zira bu tespitin ipotek resmi senedinde geçen %17'lik faiz dikkate alınarak yapılan hesaplamaya dayandığı, yukarıda bahsedilen kesinleşmiş istinaf ilamında, alacak için ipotek resmi senedinde geçen %17'lik faiz oranının uygulanmayacağının belirtildiği, taraflar şirket olmakla, alacağın tabi olduğu faiz türünün avans faizi olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ... şirketinin iflasının açıldığı 24.10.2008 tarihi itibariyle hesaplanan (ve ... şirketinin iflasının açıldığı dosyada masaya kaydedilen) 2.502.107,00 TL alacak miktarına, bu tarihten, ...'ta bulunan taşınmazla ilgili olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ödemenin yapıldığı 15.02.2016 tarihine kadar avans faiz işletilerek bulunan toplam 5.258.949,04 TL'den ödenen tutar olan 2.803.500,00 TL'nin (...'taki ipotekli taşınmazın satış bedelinden satış masrafları düşüldükten sonra kalan tutar) mahsubu ile 15.02.2016 tarihi itibariyle borcun 2.455.449,04 TL olduğu, bu tutara eldeki davaya konu takibin başlatıldığı 05.07.2018 tarihine kadar işletilen avans faiz sonucu takip tarihi itibariyle, davacının alacağının 3.046.119,07 TL olduğu yönündeki hesaplamanın en doğru hesaplama olup, mahkeme gerekçesinde alacak miktarı olarak bu tutarın belirtilmesi gerekirken, daha düşük tutarda tespit yapılması hatalı bulunmuş ise de istinaf edenin sıfatına göre bu hususun eleştirilmesiyle yetinildiği, davacının takip tarihi itibariyle belirlenen alacak miktarının, ipotek bedelinden fazla olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5320, K. 2026/1980, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5320-e-2026-1980-k-d90f28f70c4d