Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5222 E. 2025/7407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5222
Karar No
2025/7407
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/340 Esas, 2024/563 Karar

Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirket ile davalı arasındaki genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, daha sonra şirket ortaklığından ayrılıp davalıya bu tarihten sonra verilecek kredilerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığına dair faks gönderdiğini, buna rağmen davalı bankanın davacı aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattığını, davacının kefaletinin sona erdiğini ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 30.05.2022 tarihli dilekçesi ile; ödenen 512.845,84 TL'nin ödeme tarihlerinden faizi ile istirdadına, icra dosyası kapak hesabından kalan bakiye kısım için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya gönderilmiş herhangi bir faks olmadığını, faks gönderilse bile davacının sorumluluğunun usulüne uygun şekilde sona erdirilmediğini, davacının krediler nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğini savunarak davanın reddini ve icra inkâr tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, icra takibine konu olan banka alacaklarının tamamının ... tarihli yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, bu kredilere ilişkin sözleşmelerde ise davacının kefalet imzasının bulunmadığı, davacının usulüne uygun şekilde kefaletten istifa etmediği kabul edilse dahi, davacıdan talep edilen banka alacaklarının, davacının kefalet imzası bulunmayan sözleşmelerden kaynaklanması nedeniyle bu alacakların davacıdan talep edilemeyeceği, böylece icra takibine konu alacak nedeniyle davacının borcunun bulunmadığı, yargılama sırasında davacı tarafından ödenen toplam 421.216,03 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren istirdadının talep edilebileceği, faizin nev’i belirtilmediğinden yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının ... 15. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibine konu alacağa istinaden davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama sırasında tahsil edilen toplam 421.216,03 TL'nin, (5.901,44 TL'sinin 21.06.2011 tarihinden itibaren, 176.440,63 TL'sinin 09.02.2012 tarihinden, 238.873,96 TL'sinin 25.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte) davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 08.05.2025 tarihli, 2024/6453 E. ve 2025/3179 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalı vekili karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

2.Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile, takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve tahsil edilen miktarın istirdatına karar verilmiş olmasına karşın, dava tarihindeki dava değeri olan 3.681.142,00 TL üzerinden harç alınması gerektiği halde sadece istirdata dönüşen miktar üzerinden harç alınması doğru olmayıp kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken onanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, HUMK'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmış olup davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak, kararın bozulması gerekir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla HUMK'un 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.

V.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. paragrafında yer alan “Alınması gereken 28,773,27 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL başvuru harcı ile 62.864,70 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 34.116,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,” ibarelerinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 251.458,81 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL başvuru harcı ile 62.864,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 188.568,91 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5222, K. 2025/7407, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5222-e-2025-7407-k-80f57f242fd8