Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/399 E. 2025/5678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/399
- Karar No
- 2025/5678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1240 Esas, 2024/1442 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/776 E., 2024/366 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Yapı İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti'nin kurucu ortağı olup şirketteki hisse oranının %40 olduğunu, davalı ...'in ise yine şirketin kurucu ortağı ve şirket müdürü olduğunu, davalının 2011 yılında şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ancak müdür sıfatıyla şirketi yönetmeye devam ettiğini, halen şirketin müdürü ve yetkilisi olduğunu, davalının şirketi borçlandırıcı işlemler yaptığını, bu suretle kendi şahsi şirketine menfaat sağladığını, şirketin defter ve hesapları üzerinde kötüniyetli işlemlerle şirketi zarara uğrattığını, ayrıca davalının şirket makine ve ekipmanlarını bilinçli olarak kiraya vermeyerek şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... Yapı İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü olan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553/1 maddesi gereğince şirkete vermiş olduğu zararın 1.000,00 TL'sinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket kayıtlarının davacının iddialarının doğru olmadığını ispat eder nitelikte olduğunu, bütün gelir ve para çıkışlarının şirket defterinde kayıtlı olduğunu, hatalı, eksik olmadığı gibi davacı aleyhine gerçekleşmiş bir işlem de bulunmadığını, davacının ortağı ve sahibi olduğu ... Kompresör Ltd. Şti'nin borca batık bir şirket olduğunu, davalı ile ortaklık kurduktan sonra davalıdan aldığı paralar ile borçlarının ödendiğini, davacının bu şirketi tasfiye etmesinin kendi kararı ve tasarrufunda olduğunu, davalı ile hiçbir bağı ve ilgisi bulunmadığını, ... Yapı Şirketinin tüm gelirlerinin resmi ve faturalı olup ve banka ödemeleri şeklinde olduğunu, gelirlerin de resmi olup saklanması ve kaçırılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarına itibar edilerek, finansal kiralama belgeleri, şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile tüm deliller üzerinde inceleme yaptırıldığı, sonuç olarak davalının kusuru ile şirketi zarara soktuğu herhangi bir eylem ya işleminin tespit edilemediği, yapılan borçlanmaların şirketin iyileştirilmesine dair çabalardan ibaret olduğu, şirkete giren ve çıkan tüm paraların usulüne uygun kayıt altına alındığı, muvazaalı bir işlemin olmadığı, makine ve ekipmanların piyasa rayiç değerinde satılarak şirkete kazandırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında dava dışı ... Yapı Ltd. Şti.'nin mali verileri ve sabit kıymet satışından kaynaklı bir zararının olmadığı ile finansal kiralamaya konu ekipmanların satışının rayiç değerler üzerinden yapıldığının belirtildiği, davacı tarafça, mahkemenin kendi ara karalarına aykırı şekilde eksik inceleme ile karar verdiği ileri sürülmüş ise de, mahkemece ara karardan dönülmesini gerektiren bir durum bulunmadığı gibi alınan bilirkişi kök ve ek raporları hüküm vermeye elverişli bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafça, davalının müdür olarak şirkete zarar verdiğinin ispatlanamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğu esasına dayalı olarak şirketin uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.