Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2681 E. 2025/7377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2681
Karar No
2025/7377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1493 Esas, 2025/329 Karar HÜKÜM : Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında bulunan cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkilinin doğmuş doğacak alacağının teminatı olarak davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, borçlu şirket ve kefillerin cari hesap ilişkisi gereği ödemeleri gereken tutar ödenmediğinden davalılara noter kanallı ihtarname gönderildiğini, geçen sürede borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ipotek belgesinin geçersiz olduğunu, taraflar arasında borcun ödenmesi için ön protokol düzenlendiğini, ön protokolden asıl protokole geçilmeden davacı tarafın icra takibi yaptığını, icra takibinden önce müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 150. maddesine uygunluk içermediğini, icra takibine konu ipotek akit tablosunun ilk oluşturulduğu andan itibaren yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu şirket vekilleri tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1391 E. sayılı dosyasına sunulan 31.10.2016 tarihli dilekçede, davacı şirkete ipotek kapsamında yapılan ödemeden sonra toplam 11.237.420,42 TL borçları bulunduğunun beyan edildiği, davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan dava konusu icra takibin dayanağı ipotek senedinin resmî şekilde düzenlendiği, geçersiz olduğunun ileri sürülemeyeceği, ipotek senedinin geçersiz veya yok hükmünde olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafça keşide edilen noter kanallı ihtarnamenin davalılara icra takip tarihinden önce tebliğ edildiği, bu bağlamda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesinde aranan takip ve dava şartının mevcut olduğu, ayrıca ... 1. Noterliği'nin 25.11.2015 tarihli vekâletnamesinde ipotek tesis etmek üzere ...'e yetki verildiği, söz konusu yetkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 504/3 hükmü kapsamında geçerli olduğu, her ne kadar davalı taraf, davacı aleyhine tazminat davası açtıklarını, dolayısıyla hükmedilecek tazminat kapsamında alacağın yeniden değerlendirilebileceğini, bu nedenle belirtilen dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de; söz konusu davanın icra takibinden sonra açıldığı, tazminatın, itirazın iptali davası ile ilişkili olmadığı, söz konusu dosyada verilecek kararın eldeki dava yönünden sonucu etkilemediği, bu nedenlerle bekletici mesele yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekillerince ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1391 E. sayılı dosyasına sunulan 31.10.2016 tarihli beyan dilekçesinde, davacı şirkete ipotek kapsamında yapılan ödemeden sonra toplam 11.237.420,42 TL borçları bulunduğunun ikrar edildiği, işbu dava kapsamında bu tarihten sonra davacıya ödeme yapıldığının ileri sürülmediği, buna dair herhangi bir belge de sunulmadığı, icra takibinde 3.000.000,00 TL asıl alacak ile 5.178,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.005.178,08 TL alacağın tahsili için takip başlatılmış ise de dava dilekçesinde harca esas değer 3.000.000 TL gösterilerek eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince de bu tutar alacak yönünden kabul kararı verildiği, ipotek senedinde de 3.000.000,00 TL alacağı teminen ipotek verildiği gözetildiğinde, davalı vekilinin ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, davacının ipotekle temin edilen tutarın üzerinde takip yaptığı, dava tarihindeki duruma göre hüküm tesis edilmediği yönündeki istinafının yerinde olmadığı, davalılara icra takip tarihinden önce davacı ihtarnamesinin davalı ipotek verene 24.11.2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ipotek tesis etmek üzere ... ve ...'a yetki verildiği, vekâlette davalı müflis şirketin doğmuş veya doğacak borçlarına karşı denerek bu şirketin borçları yönünden de vekâlet verildiği, vekâletteki yetkinin diğer davalı şirketi de kapsayacak şekilde TBK'nın 504/3 hükmü kapsamında geçerli olduğu, davalı vekilince diğer eşin rızası olmadıkça aile konutunun devredilemeyeceği ve aile konutu üzerinde hakların sınırlandırılamayacağı ileri sürülmüş ise de, söz konusu iddianın davalı eşi tarafından ileri sürülebilecek bir iddia olduğu, davalı ...'in eşinin bu yönde dosya kapsamına sunduğu beyan ve delil bulunmadığı, davacı aleyhine açılan tazminat davasının eldeki dava ve dayanak icra takibinden çok sonra açıldığı, tazminat davasına ileri sürülen alacakların işbu itirazın iptali davası ile ilişkili olmadığı, söz konusu dosyada verilecek kararın eldeki davayı etkilemeyeceği, takibe konu alacak cari hesap alacağı olup likit olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine vaki iitrazın iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2681, K. 2025/7377, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-2681-e-2025-7377-k-85a09a855efc