Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2339 E. 2025/7280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2339
- Karar No
- 2025/7280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1636 Esas, 2025/25 Karar HÜKÜM: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... 'nın uzun yıllar müvekkili şirkette çalıştığını, yönetici pozisyonunda çalışırken 17 yıl sonra işten ayrılarak aynı giyim sektöründe faaliyet gösteren diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı ...'nın diğer davalı ... çalışanı olmasına rağmen davacı şirketin bayi ve corner müşterilerini telefonla arayarak çalıştığı firmanın ürünlerini almaları konusunda ısrar ettiğini, davalı ...'nın müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı süre içinde imzalamış olduğu İş Sözleşmesi’nde ve İşyeri Personel Yönetmeliği genel hükümlerinde yer alan "sır saklama, şirket dışı çalışma ve rekabet yasağına", dürüstlük ilkesine ve işçinin özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığını, davalının müvekkili şirket yanındaki çalışması sırasında vakıf olduğu müşteri portföyü, satış stratejileri ve müvekkile ait ticari sırları diğer davalı firmanın ve kendisinin yararına kullanmış olduğunu, bu suretle haksız rekabete neden olduklarını, ayrıca davalı ...'ın sır saklama ve rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek davalı ... ve davalı ...’nin eylemleri sonucu oluşan haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, davalı ... ve davalı ...’nden haksız rekabet dolayısıyla 100.000,00 TL tutarında maddi ve 100.000,00 TL tutarında manevi tazminatın ticari temerrüt faizi ile müteselsilen tahsilini, davalı ...’dan sır saklama yükümlülüğünü ve rekabet yasağını ihlali nedeniyle 50.000,00 TL tutarında maddi ve 50.000,00 TL tutarında manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin çok sık iş değiştirilen tekstil/ moda sektöründe davacı şirkette yıllarca sadakatle çalıştığını, daha sonra ise kanuni hakkını kullanarak emekliliğini istediğini ve şirketten ayrıldığını, müvekkilinin her yıl kendisine ödenmekte olan ve hak etmiş olduğu yıllık primini talep ettiğini, bu talebin reddedildiğini, dava dilekçesinde mütemadiyen ticarî sırların ifşa edildiği belirtilse de, hangi ticari sırların ifşasının söz konusu olduğu, bunların ne zaman ve kime ifşa edildiği gibi hususlarda hiçbir açıklama yapılmadığını, bu "ticari sırların" ifşa edildiğine dair tek bir delil dahi sunulmadığını, huzurdaki davanın haksız rekabet unsurları oluşması nedeniyle değil, davacı şirketin, açıkça işçilerini korkutma ve hak arama hürriyetlerine engel olma maksadıyla ikame ettiğini, davalı müvekkilinin hiçbir zaman ve hiçbir şekilde, haksız rekabete neden olabilecek davranışlarda bulunmadığını, davacının taleplerinde kötüniyetli olduğunu, davanın haksız ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirket ile davalı ... arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı, davacı şirket ile davalı şirketin portfoyünde bulunan 12 müşterinin aynı olduğu, ancak davacıya ait müşteri bilgilerinin sektörde çalışan herkesin ulaşabileceği bilgiler olması nedeniyle davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olmadığı, zira bilirkişi heyeti tarafından davacı şirketin müşteri bilgilerinin sektörde çalışan herkesin ulaşabileceği bilgiler olduğunun tespit edildiği, öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. ve devamı maddeleri kapsamında müşterileri nezdinde davacı şirket aleyhine dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla haksız rekabet oluşturulduğu hususu ispat olunamamakla haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabet sonucu oluştuğu bildirilen maddi ve manevi zararların davalılardan tazminine yönelik istem koşullarının oluşmadığı, yine davacı şirket ile davalı ... arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 444. ve devamı maddeleri anlamında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davacı yanın davalı ...'nın işçinin rekabet yasağına aykırı davranışta bulunduğu yönündeki iddialarının ve yine davacı şirkete ait olup da sır olarak kabul edilebilecek bir bilginin kullanıldığı ispat olunamamakla sır saklama ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunulduğu yönündeki iddiaların yerinde olmadığı ve bu yöndeki sebeplerle davalı ...'dan talep edilen maddi ve manevi tazminatların istem koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın davacı müşterileri ile temas kurmasının tek başına haksız rekabet oluşturacak bir durum oluşturmadığı, haksız rekabet oluşabilmesi için davalıların iş sırlarının ve müşterilere ait iş ürünü niteliğindeki bilgilerin ne şekilde kullanıldığı ve sağlanan faydanın ne olduğunun ispatı gerektiği, davacının müşterisi olan mağazaların arama motorları üzerinde yapılan basit bir arama ile tüm adres ve telefon bilgilerine ulaşılabildiğinin tespit edildiği, kaldı ki davacını müşteri isim ve adreslerine ait bilginin iş ürünü olmadığı, bunların kullanılmasının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı, bu durumda isnat edilen eylemlerin TTK'nın 55/1-c hükmü anlamında haksız rekabet oluşturduğunun ispat edilmediği, davalı tarafın ticari sır niteliğinde herhangi bir bilgiyi kullanarak rekabette haksız olarak avantaj sağladığı yönünde de bir delil bulunmadığı, ayrıca davalı ... ile TBK'nın 444. maddesi kapsamında yapılmış yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi sunulmadığı, bu durumda davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahsetme imkanı bulunmadığı, yine, davalının sır saklama sözleşmesini ihlal ettiğine dair de bir delil dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi ve bu eylemler sebebiyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararların tazmini istemi ile birlikte işçinin sır saklama ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.