Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2226 E. 2025/6837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2226
- Karar No
- 2025/6837
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/900 Esas, 2025/152 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/282 E., 2024/27 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Peroksit San. ve Tic. A.Ş. sermayesindeki %28,2 oranındaki kamu hissesinin satış yöntemiyle özelleştirilmesi için ihaleye çıkıldığını, bu kapsamda ön alım hakkını kullanacağını belirten davalı ile hisse satış sözleşmesinin imzalandığını, ne var ki davalının hisse satış sözleşmesine aykırı davranarak müvekkili idarenin zarara uğramasına yol açtığını ileri sürerek davacı idarenin uğramış olduğu maddi zarara ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL zararın tahsiline, bu zarara üretilen hidrojein peroksitin ... A.Ş. üzerinden satışının yapılıp elde edilen gelirin şirket kasasına aktarılmaması ve şirketin kapasite arttırımının.... A.Ş.'ye fahiş bir bedelle yaptırılması suretiyle şirketin zarara uğratılması tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davasına dayanak gösterdiği hükmün taraflar arasında imzalanan sözleşmede olmadığını, dava dilekçesine konu ettiği maddi vakıalara dayalı olarak davalının herhangi bir eyleminden zarara uğramadığını, böyle bir zararın varlığının ve miktarının ispat edilemediğini, faiz başlangıç talebinin hukuki bir dayanak ve gerekçesinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın bir miktar paranın ödenmesi talebini içerdiği, bu kapsamda 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesine eklenen 5/A maddesi kapsamında arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu, dava dilekçesi ekinde uyuşmazlık konusuna ilişkin arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, cevaba cevap dilekçesinde de davanın ticari dava mahiyetinde olmadığından bahisle arabulucuya başvuru şartının bulunmadığı belirtilip davadan önce arabulucuya başvuru yapılmadığının davacı tarafından bildirildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisse satış sözleşmesi hükümlerine aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 19.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.