Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1961 E. 2025/7628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1961
- Karar No
- 2025/7628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1862 Esas, 2025/486 Karar HÜKÜM: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %15 ortağı olduğu davalı şirketin 11.11.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların konuşulmasının azınlık talebi ile ertelenmesi talep edildiğini ve bu kapsamda da 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının 18.12.2023 tarihine ertelendiğini, 18.12.2023 tarihli ertelenmiş 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 7 nolu kararların hukuka uygun alınmaması nedeni ile müvekkili tarafından alınan kararlara muhalif kalınarak yazılı muhalefet şerhi verildiğini, ileri sürerek 18.12.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 7 no.lu kararların hükümsüzlüğünün tespiti aksi halde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 420. maddesi uyarınca erteleme talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, faaliyet raporunun mevzuatlar çerçevesinde sağlaması gereken tüm şartları sağladığını, faaliyet raporunun denetimden geçmediğinden bahisle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğine dair iddianın asılsız ve kabul edilemez olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve bilançonun onaylanmasına ilişkin 3 no.lu karara itiraz edilmesinin hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, bilanço, kar / zarar tablosunda finansal tablolar gerekli denetimden geçmiş olup mevzuatlardan kaynaklanan tüm nitelikleri taşıdığını, hukuka uygun nitelikteki finansal tablolar uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da hukuku uygun olduğunu, bu sebeple 4 nolu kararın hükümsüzlüğüne karar verilmesi ya da iptal edilmesi için hukuki bir gerekçenin bulunmadığını, hukuka uygun nitelikteki finansal tablolar uyarınca alınan 5 no.lu kararın hükümsüzlüğüne karar verilmesi ya da iptal edilebilmesi için hukuki bir gerekçe bulunmadığını, davacı tarafın huzur hakkına ilişkin 7 no.lu maddeye karşı itirazların hukuki destekten yoksun olup tarafınca kabul edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin 18.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 ve 7 nolu genel kurul kararlarının öncelikle geçersizliğinin tespiti, aksi taktirde iptali talep edildiği, davalı şirketin 18.06.2022 tarihli genel kurulunun iptaline yönelik açılan dava sonucu Mahkemenin 2022/717 E., 2022/1158 K. sayılı ilamının 8 nolu paragrafında söz konusu şirketin bağımsız denetime tabi olduğu tespiti yapıldığı, davacı tarafın da bu hususu ileri sürdüğü, davalı şirket vekilinin cevap dilekçesi ve diğer beyanlarından şirketin bağımsız denetime tabi olduğu hususunun kabul edildiği, usulüne uygun raporların hazırlandığının bildirildiği, Mahkemenin 2022/717 E., 2022/1158 K. sayılı ilamında genel kurul tarihi itibariyle bağımsız denetim raporunun bulunmadığı tespiti yapıldığı, davalı tarafın da bağımsız denetim raporunun daha sonradan sunulacağını bildirdiği, Mahkeme dosyasında ise herhangi bir bağımsız denetim raporu bulunmadığı, bunun yanı sıra 01.01.2022-31.12.2022 dönemine ilişkin faaliyet raporunda finansal tabloların bağımsız denetimden geçtiğine dair bir ibare/açıklama bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 397/2 hükmüne göre "denetime tabi olanlar hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorundadır. Bu hüküm yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de uygulanır. Denetime tabi olduğu halde denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir." Dosyada bulunan yıllık faaliyet raporunun bağımsız denetimden geçirildiğine dair hiç bir ibare bulunmadığı, bağımsız denetim raporunun da dosyaya sunulmadığı, dava konusu yapılan 3.madde 2022 yılı bilanço ve kar/zarar hesapları, 4.madde yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 5.madde kar dağıtımı, 7. madde ise yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenecek huzur hakkına ilişkin olup, tüm bu maddelerin finansal tablolarla dolayısıyla bağımsız denetim raporunun bulunması ile doğrudan ilintili maddeler olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/800 E, 2020/3961 K; 2019/5000 E, 2020/3074 K. sayılı ilamları) zira bağımsız denetim raporundaki tespitlere göre bu maddeler ile ilgili olumlu veya olumsuz oy kullanılmasının söz konusu olabileceği, oysa bağımsız denetim raporunun hazırlandığına ve 6102 sayılı TTK'nın 397.maddesi gereği bağımsız denetimden geçirilmesi zorunlu belgelerin bağımsız denetimden geçirildiğine dair delil bulunmaması dolayısıyla kanunun emredici hükümlerine aykırılık söz konusu olduğu gerekçesiyle dava konusu yapılan maddelerin batıl kararlar olduğu, kararın bu niteliği nazara alındığında 6102 sayılı TTK'nın 420/2 maddesi şartlarının oluşup oluşmadığının tespitinin sonucu etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle bağımsız denetime tabi olan davalı şirketin bu denetimi yaptırıp rapor almamasının 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesine aykırılık oluşturmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.