Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2632 E. 2025/7640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2632
Karar No
2025/7640
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/397 Esas, 2025/535 Karar HÜKÜM : Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.12.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılında dava dışı ... tarafından kurulduğunu, davalı şirketin ...'ın ağabeyi ... tarafından 2017 yılında kurulduğunu, müvekkilinin, davalıya maddi destek sağladığını, çeşitli bankalarla imzalanan kredi sözleşmelerine kefil olduğunu, davalının hakim ortağı ...'nun kalp rahatsızlığı nedeniyle şirket faaliyetlerini yürütemediği dönemde müvekkilinin hakim ortağı ...'ın 16.04.2020 tarihinde davalı şirkete müdür olarak atandığını, ...'nun 01.07.2022 tarihinde vefat ettiğini, mirasçısı olarak eski eşi ...'den olma 10 yaşındaki kızı ...'nun kaldığını, ... tarafından velayetten istifade edilerek genel kurul kararları alındığını ve bu kararlar ile şirket hisselerinin bir kısmının ...'nin akrabası olan ...'e devredildiğini, ...'ın müdürlük görevine son verildiğini, ...'ın müdürlük görevinden alındığını kendisine gönderilen ve gerçeğe aykırı iddialarla dolu ihtarname ile öğrendiğini, şirket el değiştirdikten sonra borçları nedeni ile icra takiplerinin başladığını, davalı şirket uhdesinde 2.629.234,07 TL alacağı olan ve davalı şirketin 5.000,000,00 TL limitli kredi sözleşmesinde davalıya kefil olan müvekkili şirketin büyük bir risk altına girdiğini, davalı şirketin idaresini elinde bulunduranlar müvekkilinin alacağını ödemedikleri gibi kredi borcunun 20.11.2022 tarihinde muaccel olan taksitini de ödemediğini, bankanın bildirimi sonucu borcun müvekkili tarafından ödendiğini, davalı şirketin kuruluşundan beri tek ortaklı olarak faaliyetine devam ettiğini, ...'nun ölümünden sonra küçüğün velayetinden istifade edilerek alınan genel kurul kararları vasıtasıyla şirketin tek ortaklı yapısına son verildiğini, şirket hisselerinin bir kısmının ve şirket idaresinin şirket ile ilgisi bulunmayan şahsa bırakıldığını, sürekli şirket merkezi değiştirilerek şirket alacaklılarının alacaklarına kavuşmasının engellenmeye çalışıldığını ileri sürerek davalı şirkete ...'ın aksi halde resen seçilecek bir kişinin kayyım olarak atanmasını, 19.10.2022 tarihli 2022/01 sayılı genel kurul karanının 3 no'lu bendinin, 19.10.2022 tarihli 2022/2, 2022/3 ve 10.11.2022 tarihli 2022/4 sayılı genel kurul kararlarının tamamının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin tek hakim ortağı ...'nun vefatı üzerine tek mirasçı olarak 10 yaşındaki kızı ...'nun kaldığını, şirket hisselerinin mirasen ...'ya geçtiğini, velayetin annesinde bulunduğunu, murisin vefatı sonrası ...'ın hakimiyetinde bulunan şirketin defter ve kayıtlarına birçok bildirim ve ihtar sonucu ulaşılabildiğini, yapılan incelemelerde suç teşkil eden eylemlerde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine şüphelilerin tespiti için suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... sayılı soruşturmasının devam ettiğini, murisin vefatından 1 gün sonra 02.07.2022 tarihinde şirket adına kayıtlı 12 aracın ...Gıda İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne devredildiğini, aynı şirkete 22.07.2022 tarihinde bir araç daha devredildiğini, bu şirketin tek ortağının ...olduğunu, ...tarafından müvekkili şirkete karşı 22.07.2022 tarihinde 7.000.000,00 TL bedelli senede istinaden icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından da müvekkili aleyhine 28.10.2022 tarihinde icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, anılan dosyanın 2.629.234,00 TL talepli olduğunu, dava dışı ... tarafından da icra takibi başlatıldığını, şirket defterlerlerinin 11.10.2022 tarihinde teslim edilmesinden önce muhasebe kayıtlarında değişiklikler yapıldığını, 07.10.20 22... .10.2022 tarihleri arasında şirket kaydına bir kısım fatura ve senet giriş-çıkışlarının yapıldığını, müvekkili şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin dayanaklarının bu fatura ve senetler olduğunu, müdür olarak ailenin damadı ...'in atandığını, %1 hisse devri yapıldığını, dava konusu kararların alınmasıyla şirketin varlığını devam ettirmesinin amaçlandığını, şirketin malvarlığını azaltmaya yönelik hiçbir işlem yapılmadığını, ...'ın kayyım olarak atanması talep edilmiş ise de bu kişinin gerek şirket gerekse küçük ile menfaat çatışması olduğunu, anılan kişinin şirketin araçlarını satarak müdürlük yetkisini kötüye kullandığını, alınan kararlarda usule aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf, davalı şirketten alacaklı olduğu ve şirketin sermayesinin korunması hükümlerine aykırı davranıldığından davacı şirketin risk altında olduğu iddiasıyla dava konusu kararların hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de alınan kararların kurucu ve şekli nitelikte olan emredici hükümlere uygun olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 447. maddesi nazara alınarak muhteviyatları itibarıyla özellikle 2022/2, 2022/3 ve ... no'lu kararların şirket müdürünün değiştirilmesi ve şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin olması nedeniyle sermayenin korunması ile ilgili olmadığı, şirketin tek ortağı olan ...'nun hissesinden 1200 pay karşılığı 30.000,00 TL’lik tutarın şirkete dışarıdan giren ...’e devredilmesine yönelik 2022/1 sayılı genel kurulun 3 no'lu kararının davalı şirketin temel yapısını bozmadığı ve sermayenin bütünlüğünü koruyan emredici hükümlere aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kayyım tayini talebi ve limited şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2632, K. 2025/7640, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-2632-e-2025-7640-k-287dc04fbd0f