Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1938 E. 2025/6877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1938
Karar No
2025/6877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/744 Esas, 2025/254 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/100 E., 2022/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli tanınmış marka olduğunu, özellikle bu ibareyi içeren ve bu ibare ile başlayan birçok markasının bulunduğunu, bu ibarenin müvekkil firma ile özdeşleştiğini, davalıya ait "..." ibareli markanın müvekkiline ait tanınmış seri markaları ile iltibas yaratabileceğini, markalar arasında benzerlik olduğunu, bu markanın müvekkil firmanın seri markalarından biri olduğu intibanın uyanabileceğini ayrıca davalının bu tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ürün ve hizmetleri ile müvekkili ürün ve hizmetlerinin farklı olduğunu, bu nedenlerle markaların karıştırılmayacağını, fonetik yönden de "..." ile "..." ibarelerinin benzeşmediğini, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticari faaliyet alanının özellikle mutfakta kullanılan cam ürünlerine ilişkin olduğu, davalının ise bebek ürünleri satışı alanında faaliyet gösterdiği, gerek tarafların markalarının tescil edildiği mal ve hizmetler gerekse tarafların ticari faaliyet alanları yönünden taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik olmadığı, markaların kelime yapısı ve şekil olarak farklılık içerdikleri, davacı tanınmış markasının ... şeklinde A harfi içerisinde ortadaki (-) işaretinin kullanılmayarak tescil edildiği ve kullanımların da bu şekilde olduğu, davalı markasının ise ... ... + iki eğik kısa çizgi ve üzerinde pembe nokta kullanılarak A harfleri içerisindeki (-) dikey olarak kullanıldığı, davalıya ait ... numaralı markadaki gerek şekil gerekse markada yer alan ... ibaresinin davacı markasından uzaklaştırmaya yettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2012 ... numaralı kelime markasının esas unsurunun ... ibaresi, davalının markasının esas unsurunun ise ... ibaresi olduğu, daha küçük yazılan "..." kelimesinin Türkçe'de bebek anlamına geldiği, ... ve şekil ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı, asli unsurlar arasındaki tek farkın A harfi olduğu, markaların aynı sınıfları kapsadığı, ortalama tüketici nezdinde seri marka izlenimi yaratabileceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ... esas unsurlu davacı markalarına dayalı davalının ... numaralı "..." ibareli markasının tanınmışlık, benzerlik ve kötüniyetli tescili nedeni ile hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1938, K. 2025/6877, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-1938-e-2025-6877-k-edff1b1fe6a2