Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1654 E. 2025/6648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1654
- Karar No
- 2025/6648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1652 Esas, 2024/1783 Karar HÜKÜM: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/857 E., 2024/675 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından üretilen elektrik enerjisinin davalıya satıldığını, güneş enerjisi santralindeki üretimlere istinaden tahakkuku yapılan faturanın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili aleyhinde icra takibi başlatmakta hukuki menfaati bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, ödeme emrinin davalı borçluya 17.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 24.08.2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, 22.09.2022 tarihinde dava açıldıktan sonra davalı tarafça icra takibine konu olan 463.034,36 TL asıl alacağın 12.12.2022 tarihinde ve 96.465,49 TL gecikme faizinin 23.12.2022 tarihinde ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği, alacaklı vekilinin, takip talebinde kısmi ödeme hakkında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 100. maddesinin uygulanmasını talep ettiği, davalının ödemelerinde gecikme olduğu sabit olup TBK'nın 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara sayılması gerekeceği, dava açıldıktan sonra bir kısım gecikme faizi de ödendiğinden infaz aşamasında tereddüde neden olunmaması bakımından, itiraz ettiği takibe ilişkin alacağı ödeyerek aslında yaptığı itirazında haksız olduğunu kabul etmiş olduğu sonucuna varılması gereken davalı yönünden, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının dava açıldıktan sonra yapmış ödemelerin icra müdürü tarafından infazda gözetilmesine yönelik hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6408 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, davalı tarafça 12.12.2022 tarihinde yapılan 463.034,36 TL ile 28.12.2022 tarihinde yapılan 96.465,49 TL gecikme faizi ödemesinin infazda icra müdürü tarafından dikkate alınmasına, takip konusu alacağın % 20'si oranında 93.532,87 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın iptali davası açıldıktan sonra yargılama devam ederken takip dosyasındaki alacağın tamamen ödenip, vekalet ücreti, icra harç, faiz ve masrafların yatırılması halinde (kapak hesabını kapsayacak şekilde) dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerektiği, dava sırasında davaya ve takibe konu borcun tamamen tahsil edildiği, borcun sıfırlandığı, davacının tahsilini talep edebileceği başkaca bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından konusu kalmayan davanın reddine karar vermek gerekirken Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak itirazın iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulüne, konusu para ile değerlendirilebilen davalarda haksız çıkan taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunmasının da isabetsiz olduğu, ayrıca nispi harca tabi şekilde açılan davada davanın konusuz kalması halinde maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takip konusu alacağın %20'si oranında 93.532,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın 5.648,22 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.220,62 TL harcın davacıya iadesine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanan 74.149,65 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, elektrik enerjisi satımı nedeniyle tahakkuku yapılan fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamakla birlikte ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi karşısında kararın sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.