Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1248 E. 2025/6996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1248
Karar No
2025/6996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/599 Esas, 2024/788 Karar HÜKÜM: Davanın reddi

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette hesap sahibi olduğunu, 01.05.2015 tarihinde hesabına toplamda 11.600,00 USD depozito yatırdığını ve bu tarihte açtığı işlemler sonunda 183.807,77 USD kazanç elde ettiğini, müvekkilinin aynı günün sabahında mail adresine "sistemde yaşanan sorun nedeniyle piyasa ile uyumlu fiyatlardan gerçekleştirilmeyen 3:56 ve sonrasındaki emirleriniz silinmiştir" şeklinde mesaj geldiğini, müvekkilinin kazandığı paranın silinmesinin mevzuata aykırı olduğunu, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...işlemlerinde kaldıraç kullanıldığını, bu işlemlerde müşterilerin %80'inin bütün parasını kaybederek zarara uğradığını, ancak davacının kazandığını, sadece davacının işlemlerinin iptal edildiğini, işlemlerin Polonya para birimi Zloti üzerinden gerçekleştirildiğini, 208 adet işlem yapıldığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının yaptığı uyuşmazlık konusu kaldıraçlı işlemlerin davalı aracı kurum tarafından likidite sağlayıcı olarak yazılı sözleşme yaptığı ... Limited'e (...) korunma amaçlı olarak gönderildiği, korunma amaçlı likidite sağlayıcı kuruma gönderilen uyuşmazlık konusu işlemlerin, korunma işlemi yapılan kurum tarafından sistemlerine piyasada olmayan bir fiyatla gönderildiklerinden “geçersiz fiyat” açıklaması ile log kayıtları da belirtilerek iptal edildiği, bu çerçevede davalı aracı kurumun davacının emirlerini iptal etmiş olduğu, bu kapsamda davalı aracı kurumun kaldıraçlı emir iptali işleminin ve müşteriye iptal bildiriminin Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) III-37.1 sayılı Tebliğ'inin 29.(c) bendi ve devamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; yapılan kaldıraçlı işlemlerin III-37.1 sayılı Tebliğ'e aykırı olup olmadığı ve gerçekleşen emirlerin davalı tarafından iptal edilmesinin mevzuata uygun olup olmadığının ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dava, davalı şirketin davacının yaptığı kaldıraçlı işlemleri iptal etmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.

Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız davalı aracı kurumun kaldıraçlı işlemler yapan davacının bu işlemler sonucunda elde ettiği kazancını silmesinin mevzuata uygun olup olmadığına ilişkindir.

Taraflar arasında kaldıraçlı işlemler çerçeve sözleşmesi ve ek protokollerin imzalandığı, davacının bu sözleşme gereğince kaldıraçlı alım satım işlemleri yaptığı, 208 adet işlem sonucunda 188.807,70 USD kazanç elde ettiği, davalının bu işlemleri iptal ederek davacının kazancını sildiği konusunda uyuşmazlık yoktur.

Yapılan bu iptal işleminin, kazanç silmenin yasal dayanağının olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. III-37-1 sayılı Tebliğ'in 29.maddesi, seri: V No: ... Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esas Hakkında Tebliğ'in 10.maddesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin 8. ve 11. maddeleri gereğince gerçeklemiş müşteri emirlerinin aracı kurumlarca iptal edilemeyeceği ve değiştirilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarında da gerçekleşmiş müşteri emirlerinin iptal edilmeyeceği, davacının emirleri doğrultusunda yapılan işlemlerin iptal edilmesini haklı gösterecek bir neden olmadığı ifade edilmiştir.

Davalı tarafından SPK'ya yapılan şikayet ve SPK'ca yapılan incelemenin davacıyı bağlamayacağı görüşündeyiz.

Kaldıraçlı satım işlemleri ( Forex) 31.08.2011 tarihinden itibaren SPK'nın görev ve yetki alanına giren bir sermaye piyasası faaliyetidir. Bu faaliyetleri düzenleyen tebliğler 27.08.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 31.08.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. SPK tebliğlerine göre dava konusu alan ile iştigal eden şirketlerin her türlü önlemleri almaları ve özenli davranmaları zorunludur.

SPK ( SERİ: V, NO: 125 ) Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in Emir İptalini Düzenleyen 10. maddesi ; "Emir İptali Madde 10- (1) Gerçekleşmiş müşteri emirlerini aracı kurumlarca iptal edilemez ve değiştirilemez. Ancak; a) İtiraz üzerine müşterilerine bir iyileştirme yapılması amacıyla;

b) İşlem platformunda meydana gelen bir teknik sorun nedeniyle ortaya çıkan müşteri mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla,

c) Müşteri emrinin alınması sırasında kurumun söz konusu emre ilişkin olarak başka bir kuruluş nezdinde koruma amaçlı olarak almış olduğu pozisyon karşı tarafça iptal edilmesi veya fiyatının değiştirilmesi durumunda emir iptali veya fiyat değişikliği yapabilir,

(2) Ancak kurum, birinci fıkranın (b) bendi kapsamında bir işlem tesis etmek isterse, teknik sorundan olumsuz olarak etkilenmiş olan tüm müşteriler için söz konusu uygulama gerçekleştirilir. Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında bir emir iptali veya fiyat değişikliği gerçekleştirme halinde ise, ilgili müşterilere gerekçesi ile birlikte en seri iletişim aracıyla bildirim yapılır." hükmünü içermektedir.

Taraflar arasında kaldıraçlı işlemler çerçeve sözleşmesi ve eki protokollerin yapıldığı, davacının bu sözleşme gereğince Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri yaptığı, yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalının işlemleri iptal etme yetkisi yoktur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 115/3. maddesi gereğince uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak Kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurdan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarında yapılan teknik saptamalar ile yasal mevzuat, taraflar arasında bağıtlanan sözleşme eki olan protokoller ile, Dairemizin bu tür uyuşmazlıklarda hizmet veren bankalar ve aracı kurumların lehine verdiği ve istikrar kazanmış kararlarımız hep birlikte değerlendirildiğinde, bu sefer karşı tarafta olan davacı aleyhine verilen bu karar eşitlik ilkesine ve hukuki güvenlik ilkesine uygun değildir. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken, reddini onayan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1248, K. 2025/6996, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-1248-e-2025-6996-k-83dd125df680