Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/99 E. 2024/5906 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/99
Karar No
2024/5906
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/665 E., 2023/171 K. HÜKÜM :Ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in yeni kurduğu iş için mal almak üzere davalı şirkete başvurduğunu, kendisine mal gönderileceğinin beyan edildiğini ve karşılığında 01.09.2012 düzenleme 08.09.2012 vade tarihli 136.160,00 TL bedelli "malen" yazılı bononun alındığını ancak malların gönderilmediğini, bu şekilde bononun bedelsiz kaldığını ileri sürerek davacıların anılan bono nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile bononun iptaline ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...'in davalının Balıkesir bayisi olduğunu, diğer davacının ise davacı ...’in mallarını edinen ve pazarlayan kişi olduğunu, davacılara irsaliyeli fatura ile malların teslim edildiğini, alınan mallar karşılığında vadeli çek verildiğini, ancak çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davaya konu bononun düzenlendiğini, tanzim edilen bono karşılığı malların teslim edilmediğinin ispatının davacılara ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 17.09.2015 tarihli ve 2012/1286 E., 2015/758 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 tarih, 2019/596 E. ve 2019/1842 K. sayılı kararı ile mahkemece yargılama sırasında davalı asilin yeni ticaret sicilindeki müseccel adresine usulüne uygun tebligat yapılması gerekirken, eski adresine yapılan ancak usulüne uygun olmayan tebligatlar nedeni ile davalı tarafın hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.02.2023 tarih, 2019/665 E. ve 2023/171 K. sayılı kararı ile dava konusu bononun da düzenlenme tarihi olan 2012 yılı ticari defterlerinin incelenmek üzere celbedilemediğinden taraflar arasındaki iddia olunan mal alım-satımına ilişkin hesap seyri ve dava konusu senedin henüz teslim edilmeyen bir mal karşılığında avans olarak mı verildiği yoksa mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla mı verildiği tespit edilemese de, bilirkişi raporunda da değinildiği üzere eğer taraflar arasında mevcut bakiye bir alacak var ise bu alacağın mutlaka müteakip yıllara da devretmesi gerekeceği, incelemeye sunulan ticari defterlerden ilk defter olan 2015 yılı ticari defterlerinin incelendiğinde taraflar arasında mevcut olan herhangi bir alacak-borç ilişkisine rastlanmadığı, dava konusu bono incelendiğinde üzerinde “malen” kaydının bulunduğu, yani bononun üzerindeki bu "malen" kaydının, bononun teslim alınan bir malın karşılığı olarak verildiğine karine olduğu, bu durumda karinenin aksini iddia eden davacıların ise malları teslim almadığını ispat etmesi gerektiği, fakat somut olayda davacıların bononun tanzim edilmesinin sebebi olan malların teslim edilmediğini ispatlayamadığı, bu sebeple bononun bedelsiz kaldığının da ispat edilememiş olduğu ayrıca menfi tespit davalarında tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulunun gerek takibin durdurulması gerekse icra veznesindeki paranın ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilip tedbirin uygulanması olduğu, dosyamızda ise tedbir kararı verilmediği ve takibin durdurulmadığı gerekçeleriyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda ispat külfetinin davalı taraf üzerinde olduğunu, delil olarak sadece davalı ticari defterlerine dayandıklarını, davalı tarafından alacaklarına ait yıllara ilişkin ticari defterlerin mahkemeye sunulmadığını, nerede olduklarını bildirmediklerini, bu şekilde iddialarını ispat ettiklerini belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayanılarak yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesinin beşinci fıkrası. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Bono üzerindeki "malen" kaydının malın teslimine karine oluşturduğu, davalı lehine oluşan bu karinenin ispatı babında davacının HMK 222/5 maddesi gereğince münhasıran davalı defterlerine dayanmış olması ve davalının da defter ibraz edememiş bulunması nedeniyle davanın kabulü görüşünde olduğumdan Daire çoğunluğunun onama görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/99, K. 2024/5906, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-99-e-2024-5906-k-5ef67d6e7258