Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/921 E. 2024/6513 K. – Ticaret Sicil
Konu: Ticaret Sicil Müdürlüğünün Kararın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/921
- Karar No
- 2024/6513
- Karar Tarihi
- Konu
- Ticaret Sicil Müdürlüğünün Kararın İptali
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/24 Esas, 2019/444 Karar HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ile düzenlenen "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ" hükümleri gereğince İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 67360/775 sicil numarasına kayıtlı bulunan ve münfesil durumda bulunan Kurum İşletmeleri A.Ş.'nin kayıtlarının silinmesi için 07.01.2013 tarih ve 515 sayılı yazı ile İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, ancak İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07.04.2014 tarih 55106/40260 sayılı kararı ile taleplerini reddettiğini, şirket hakkında fesih ve tasfiye kararı alınmasına rağmen 44 yıldan bu yana hiçbir işlem yapılmadığını, şirketin çoktan münfesih olduğunu ancak sadece kağıt üzerinde varlığını sürdürdüğünü, ayrıca ... A.Ş'nin teşekkülleri kayıtlarına göre davacı veya davalı sıfatı ile devam eden davasının da bulunmadığını, ... A.Ş'nin sicilden silinmesi için kanunda belirtilen tüm yasal şartların ortaya çıktığını, esasen bu yasanın çıkarılma nedeninin müvekkili genel müdürlük ve benzeri durumdaki KİT'lerin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kağıt üzerinde varlığı devam eden şirketlerin sicilden de terkin edilerek varlığının tamamen sona erdirilmesi olduğunu ileri sürerek yasa maddesine ve gerekçesine aykırı olarak verilen İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07.04.2014 tarih 55106/40260 sayılı kararına itirazlarının kabulüne, kararın iptali ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, davanın 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde gösterilen usule uygun olarak açılmadığını, davacının verilmiş bir red kararı dahi yok iken huzurdaki davayı açtığını, bu tip davalarda red kararının dava şartı niteliğinde olduğunu, davanın bu yönden reddi gerekeceğini, davaya konu olayda 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi anlamında bir red kararı bulunmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, gerçekleştirilen eylemin mevzuat ile hükme bağlanmış yasal gerekliliklerin davacıya hatırlatılmasından ibaret olduğunu, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usul yönünden, esas açısından da haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, dava açılmasına herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden, vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davacıya gönderdiği yazının zımni red hükmünde olduğu ve buna göre de davacının bu zımni red kararına karşı mahkememizde dava açabileceği ve dolayısıyla da 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesindeki şartların bulunduğuna, buna göre de davacının uzun süredir tasfiye halinde olmasına rağmen tasfiyesi tamamlanamayan, gayrifaal Tasfiye Halinde ......A.Ş'nin sicilden terkinini yapmak üzere davalı ...'ne yapmış olduğu talebinin zımni reddedilmesinde haklılık bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği konuluş amacı ve aranan şartlara göre talebi değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirildiğinden davacının davasının kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06.03.2014 tarih 55106/40260 sayılı karara yönelik itirazın kabulü ile kararın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca, dava dışı ... A.Ş'nin terkin edilerek ticaret kaydının silinmesi isteminin reddine ilişkin davalı kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 32, 34 ve geçici 7 nci maddeleri
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.