Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/577 E. 2024/8522 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/577
Karar No
2024/8522
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1397 Esas, 2023/1357 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/120 E., 2020/214 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı tarafın 2015/44018 başvuru numaralı ve 38 ve 45. sınıfları kapsayan “...” ibareli marka tescilinde bulunduğunu, bu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının daha önce yaptığı “...” ibareli marka başvurusunun 2016-M-12193 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, aynı şekilde davalının “...” ibareli marka kullanımının durdurulması için İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan 2015/247 sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararından sonra davalının “...” ibareli mobil uygulamasının ismini “...” olarak değiştirdiğini, ancak iTunes üzerindeki uygulamanın hala “...” şeklinde olduğunu, davalının “...” markasındaki “Peri” ibaresini çıkararak yaptığı “...” ibareli başvurunun da müvekkilinin markasına benzer olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, marka başvurusunun ilgili tüketici kitlesi bakımından karışıklığa sebebiyet vermek için kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin “...” markası ile müvekkilinin “...” markasının aynı ve ilişkili hizmetleri kapsadığını, ileri sürerek YİDK'nın 2016-M-7471 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, “...” uygulamasının ve bu uygulamanın sağlayıcısı olan Twitter'ın tanınmışlığının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, davacının markasının “...” şeklinde müvekkilinin markasının ise “...” şeklinde okunduğunu, taraf markalarının anlamlarının da farklı olduğunu, “...” ibaresinin “bir dizi ayna içeren uzun dikey tüp”, “...” ibaresinin ise “bir kitap, program, tartışma” anlamına geldiğini, müvekkilinin markasının davacı markasının içinde bulunmasının taraf markalarını benzer kılmadığını, bu şekilde birçok markanın tescil edildiğini, davacının faaliyet alanının reklam planlama ve sosyal medyada yer bulunmasını sağlama olduğunu ve sosyal medya kullanıcıları için mobil bir platform sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin ilk şartı olan emtiaların/hizmetlerin benzerliği kriterinin gerçekleştiği, her ne kadar emtialar bakımından kısmi bir benzerlik olduğu söylenebilse de, davacının itirazına mesnet markalarıyla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, "..." kelimesinin "..." kelimesi içerisinde özgün manasını korumadığı, "..." kelimesinin bir mercekli araç ismi iken "..." kelimesinin "kısım" anlamına geldiği, kelimenin başındaki "peri" ibaresi ve şekil unsurlarının markaların ayrışmasını sağladığı, salt markaları oluşturan kelimelerin son harflerinin benzemesinin iltibas tehlikesi yaratmadığı, "..." ibaresi ile davacı markalarında yer alan kısmi benzerliğin karışıklığın doğması için yeterli bir benzerlik olmadığı, Türkiye’de yaşayan herkesin internet sektörü için bildiği kelimeler kullanılarak oluşturulan davacıya ait markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, bu tür markalar arasındaki iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, yargılama konusu olay açısından da aynı hususun söz konusu olduğu, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı, markalar benzer görülmediğinden 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 8/5. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılmasına yer olmadığı, davalının kötü niyetli olduğunu gösterir somut bir delile rastlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarını oluşturan ibareler arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin oluşmadığı, başvuru ve itiraza mesnet markada "..." harf dizilimi ortak olarak yer almakta ise de, davacının markasının tüketiciler tarafından daha çok dikkat çeken ilk kısmındaki "Peri" ibaresinin markaları görsel ve anlamsal olarak farklılaştırdığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayacağı, öte yandan, davacı vekili davaya konu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını da ileri sürmüş ise de, başvurunun, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacıyla yapıldığına ilişkin herhangi bir ispatın bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin birinci, dört ve beşinci fıkraları.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/577, K. 2024/8522, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-577-e-2024-8522-k-73e97f133ccc