Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/506 E. 2024/8238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/506
- Karar No
- 2024/8238
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1367 Esas, 2023/1361 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/322 E., 2020/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2008/14301, 2019/34799 ve 2019/34806 başvuru numaralı markaların sahibi olduğunu, toplam 9 şube ile Ankara ve İstanbul’da faaliyet gösterdiğini, menüsünde adıyla bağlantılı “...” ve “...” isimli hamburger satışını da yaptığını, müvekkilinin markalarının davalı markasından önce tescil edildiğini, bu nedenle gerçek hak sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait markanın esas unsuru ile faaliyet göstermesinin iltibasa neden olduğunu, davalı markasının müvekkiline ait tescil edilmiş marka ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı markasının “...” ibaresini aynen içerdiğini, “burger” kelimesinin markaya hiçbir ayırt edicilik kazandırmadığını, ayrıca bu markanın müvekkilinin işletmesinde sunduğu “...”, ”...” isimli hamburgerleri çağrıştırdığını, markaların benzer sınıfta olduğunu, tüketicilerin davalı markasını gördüğünde müvekkilini hatırlayacağını ve markanın bağlantılı olduğu izlenimine kapılacağını, davalıya ait markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlık düzeyinden haksız bir şekilde yarar sağladığını, itibarına zarar vererek ayırt edici karakterini zedelediğini, davalının müvekkilinin faaliyetlerinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, bu nedenle kötüniyetli bir tescil yapıldığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek, davalının 2019/33622 başvuru numaralı markanın 43. sınıf bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Grup Gıda Paz. Ltd. Şti.'yi kurduğunu ve Ankara ilinde ... & Restaurant isimli restaurant işleterek, işlettiği hamburger ürünleri ve türevlerini servis ettiğini, davalının arkadaşları arasında “...” lakabı ile tanınmasından dolayı bu markayı seçtiğini ve “...” ibaresini gerek işletme adında gerekse de hamburgerlerde ticaret hayatına atıldığından bu yana kullandığını, taraf markaları arasındaki tek ortak noktanın ayırt edicilik özelliği olmayan, ilk bakışta ayniyet, benzerlik veya herhangi bir bağlantıyı çağrıştırması mümkün olmayan ve iltibas sonucu doğurmayan “...” ifadesi olduğunu, markaların görsel ve işitsel olarak tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacı işletmede satışa sunulan “...” ve “...” isimli ürünlerin, markanın ve işletmenin ayırt edici nitelikteki ürünler olmadığını, “...” ibaresindeki “...” kısmının da aynı şekilde halk nazarında ayırt edicilik kazandığının kabulünün mümkün olmadığını, “...” sözcüğünün birden fazla anlam barındırdığını, bu sebeple tüketicilerin her durumda davacıya ait markayı anımsamaları varsayımının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İstanbul’da “...” ibaresini kullanan başka firmaların da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davaya konu davalı markasında “...” ibaresinin markasal algıyı üzerinde toplayan esaslı unsur olduğu, davacının markalarında esaslı unsurun “...” ibaresi olduğu, taraf markalarının ayırıcı unsurları olan "..." ile "..." ibareleri arasında kelimelerin anlamı bakımından benzerlik bulunmadığı, markaların bütünsel olarak algılanma şekline bakıldığında ortalama tüketicinin zihninde farklılaşmış bir algıya neden olduğu, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı, davalının kötü niyetli olduğunu ispata yarar delil emare sunulmadığı, iltibas ihtimalinin bulunmadığı da dikkate alındığında anılan Kanun'un 5/1-ç maddesine göre taraf markalarının ayırt edilmesini engelleyecek derecede ayniyet de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının markasına konu ibarenin "...+ şekil" olduğu, dava konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "..." olduğu, zira Burger ve Homemade ibarelerinin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davacının davada esas alınabilecek markasının 2008/14301 nolu markası olduğu zira diğer mesnet markalarının davalının markasından sonra başvurulduğu, 2008/14301 nolu markanın "... cafe eğlenceli bir alışkanlık+şekil" ibaresinden oluşmakla esas ibaresinin "..." olduğu, davacının markasında bulunan diğer unsurların da ayırt ediciliğinin olmadığı, "..." ve "..." ibareleri arasında yapılan görsel, anlamsal ve işitsel değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacının mesnet markası ile davalının markası kapsamında bulunan 43. sınıf hizmetlerin aynı/benzer olduğu, karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu kanaatine varıldığı, tüm bu açıklamalar kapsamında, markaların görsel ve sesçil olarak benzer olması, “..." ibaresinin dava konusu markaya eklenen farklara rağmen bütünsel varlığını halen korumaya devam etmesi, “...” ibaresinin tescil konusu sınıflar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olmaması, davacının, davaya konu marka başvurusundan önce “...” ibareli kullanımlarının bulunması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davacıya ait markalar ile davalının başvuru konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.