Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4925 E. 2025/4250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4925
- Karar No
- 2025/4250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/358 Esas, 2024/1260 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkil ...'nun davalılardan ... ile %50 nisbetiyle .... Limited Şirketinin ortağı olduğunu, 2021 tarihine kadar davacı ...'nun müdür ve münferit tam yetkili olarak şirketi yönettiğini, diğer ortağın da müdürlük istemesi üzerine 09.11.2021 tarihinde ...'a münferiden tam yetkili şirket müdürü görevlendirilmesi yapıldığını, şirketin davalı ... tarafından asıl faaliyet alanından uzaklaştırıldığını ve pazarlama alanından geri çekildiğini, şirketin faaliyetlerine emlak, arsa alım satımı, araç alım satımı gibi faaliyetler eklediğini, şirket ana konusu ile ilgisi olmayan ancak emlak, arsa alımı ile ilgilenen kişilerin çok sık şirkete gidip gelmeye başladığını, davalı ... tarafından müvekkilin bilgisi haricinde bu kişiler ve diğer bazı kişilerle ortada mal yok iken çek verip almalar yapılmaya başlandığını, davalı ...'ın kötü niyetli davranışlarla şirketin mal varlığını kendi üzerine geçirdiğini, şirket parası ile kendi adına taşınmazlar alıp sattığını, müvekkilinin fiilen şirketten uzaklaştırılmış halde ve psikolojisi de bozulmuş durumda iken Halkbank'tan gelen yazı ile şirket binasının diğer davalı ...'ye satıldığını ve davalı ortağın şirketin içini tamamen boşalttığını öğrendiğini ileri sürerek ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 124 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın satışının iptali ile şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ... bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, harcın eksik yatırıldığını, davacı ... ile ... arasında yaşanan uyuşmazlıklardan müvekkilinin bilgisinin olmadığını, dava konusu taşınmazın satış toplantısında davacı ...'nun da bulunduğunu, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, müvekkilinin ipotekli taşınmazı satın almasının tarafların anlaşmasına uygun olduğunu, müvekkilinin ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle mağdur olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusu itibarıyla davacının şirket, davalının ise taşınmazı satın alan ... olması gerektiği, bu kapsamda davacı ...'nun aktif, davalı ...'ın ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı ...'ın temsil yetkisine dayanarak davacı şirket yönünden davadan feragat ettiği, ancak işbu feragatin davacı şirket lehine olup olmadığı yargılama sonunda ortaya çıkacak bir durum olduğundan, feragat tarihi itibariyle davacı şirket ile davalı ... arasında bir menfaat uyuşmazlığının bulunduğu, bu kapsamda davada davacı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması gerektiği, temsil kayyımı atanarak davaya devam edildiği, esasa ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle davacı şirketin tek gayrimenkulü olduğu, davacı şirketin faaliyet konuları incelendiğinde bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın ve özellikle zemindeki soğuk hava deposunun şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi için mutlak suretle gerekli olduğu, bu nitelikte bir yerin satışı için ortaklar kurulu kararının varlığını gerektiği, ortaklar kurulu tarafından bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinin yollamasıyla 538. maddesine göre tasfiyeye yol açacak ölçüde şirket aktiflerinin toptan satışının genel kurula ait mutlak yetkilerden olduğu, şirketin tek gayrimenkulünün satışının tasfiye anlamı taşıdığı, bu kapsamda yöneticinin genel kurulun yerine geçerek bu yetkiyi kullanmasının yokluk sebebi olduğu, davalının iyi niyetli olup olmamasının eldeki dava açısından önemli olmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun aktif husumet ehliyeti bulunmadığından kendisi yönünden davanın usulden reddine, davalı ...'ın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından hakkındaki davanın usulden reddine, davacı şirket yönünden davanın kabulü ile ... ile ... ilçesi ... Mahallesi 124 ada 5 parselde "2 katlı kargir dükkan ve arsa" niteliğiyle tapuya kayıtlı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz bedelinin tahsili talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.