Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4307 E. 2025/4071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4307
- Karar No
- 2025/4071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/952 Esas, 2024/1093 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile Avukat .. .. ve davalı ... vekili Avukat .. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 08.06.2021 tarihinde yapı projesindeki bir dairenin en geç 15.04.2022 tarihine kadar tapuda satış ve devri konusunda anlaşma sağlandığını, bu satış sözleşmesini temin için satıcı davalıların talebi üzerine 12 adet bononun teminat olarak verildiğini, taşınmaz teslim edilmediği gibi bonoların da iade edilmediğini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek 12 adet teminat senedinin bedelsizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, 18.11.2021 tarihli protokolde davaya konu senetlerin davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dava konusu senetlerin davacı tarafından ödenmesi karşılığında davacıya 10.000.000,00 TL (on milyon) değerinde .. .. çeki verildiğini, tarafların bu tarihten geçmişe dönük olarak birbirlerini ibra ettiklerini, dolayısıyla davacının 18.11.2021 tarihinden önceki konuyu gündeme getirerek hak talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyetli olduğunun açıkça anlaşılması karşısında davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. 2.Davalı şirket yargılamaya katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.06.2021 tarihli protokole göre satışı kararlaştırılan dairenin tapusunun davacıya devrinin sağlanmadığı, bundan sonra taraflar arasında 18.11.2021 tarihli ikinci bir protokol imzalandığı, bu protokolün incelenmesinde tarafların birbirleri nezdinde bulunan cari hesapları konusunda tam ve eksiksiz olarak anlaştıkları, protokolün 2. maddesinde; "... tarafından .. Orman Ürünleri Ltd. Şti. isimli şirkete keşide edilen ve protokol Ek-3 numaralı listesinde yer alan toplam 4.500.000,00 TL değerindeki, senetler vade tarihinde ... tarafından ödenecektir." 3. maddesinde "Buna karşılık diğer tarafı teşkil eden şahıs ve şirketler tarafından 18.11.2021 tarihinde 10.000.000,00 TL değerinde .. .. çekinin ...'a devri için .. .. Şirketi'ne talimat verilecek ve devir işlemi 18.11.2021 tarihinde yapılacaktır." ve 4. maddesinde; "İlk üç maddede belirtilen şartların tamamı gerçekleştikten sonra taraflar, birbirlerinden hiçbir şekilde alacakları kalmayacağını ve şartların eksiksiz gerçekleşmesi halinde birbirlerini tam ve kesin bir biçimde tüm borç ve alacaklardan ibra ettiklerini kabul ve taahhüt etmektedirler. ..." şeklinde düzenlendiği, davalı tarafça davacıya dava konusu edilen 4.500.000,00 TL tutarındaki 12 adet bonoya karşılık 10.000.000,00 TL değerinde Garanti .... çeki verildiği, ... .. A.Ş.'nin cevabi yazısında 26.11.2021 tarihli 310952 seri numaralı barter çekinin tutarı 10.000.000,00 TL olduğunun, (... çeki karşılığı nakit ödeme yapılmamakta) işlem sonucu satıcı ...'ın barter hesap dökümüne alacak kaydı olarak ve alıcı ...'ın .. hesap dökümüne borç kaydı olarak işlendiğinin belirtildiği, anılan protokol koşullarının davalı tarafça yerine getirildiği, protokolün 4. maddesinde yer alan "İlk üç maddede belirtilen şartların tamamı gerçekleştikten sonra taraflar, birbirlerinden hiçbir şekilde alacakları kalmayacağını ve şartların eksiksiz gerçekleşmesi halinde birbirlerini tam ve kesin bir biçimde tüm borç ve alacaklardan ibra ettiklerini kabul ve taahhüt etmektedirler." hükmü gereği tarafların bu tarihten geçmişe dönük olarak birbirlerini ibra ettikleri gerekçesiyle davacının sübut bulmayan menfi tespit davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 08.06.2021 tarihli sözleşme ile teminat senedi olduğunu belirttiği, borçlu olmadığını iddia ettiği senetlere ilişkin olarak ikinci kez yapılan sözleşmede bu senetlerin ödemesi karşılığında davalıdan barter çeki aldığı, bu suretle tarafların birbirini ibra ettikleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça borçlu olmadığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.