Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/408 E. 2024/8700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/408
- Karar No
- 2024/8700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1813 Esas, 2023/1915 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/200 E., 2022/247 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oto galeri alım-satımı işini yaptığını, bu kapsamda tedarik ettiği araçları satarak faaliyet gösterdiğini, davacının bu amaçla davalı borçlu tarafından satılmakta olan 14 aracı satın almak için davalı ile iletişim kurduğunu ve tarafların araçların alınması hususunda mutabakata vardıklarını, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden söz konusu 14 araca ilişkin olarak davalı şirkete 600.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin taraflar arasındaki mutabakat gereğince gerekli peşinatı ödediğini ancak davalının söz verdiği 14 aracın satışını yapmadığını, davalı taraftan kaynaklanan sebeplerle 14 araç yerine sadece 4 aracın satışının gerçekleştiğini, satışı gerçekleşen araçların sadece ..., ..., ... plakalı araçlar olduğunu, mail olarak gelen ve sonrasında karşı tarafça whatsapp üzerinden gönderilen listeye göre bu araçların satış bedellerinin ... plakalı aracın satış bedelinin 80.000,00 TL, ... plakalı aracın satış bedelinin 90.000,00 TL, ... plakalı aracın satış bedelinin 68.000,00 TL ve ... plakalı aracın satış bedelinin 68.000,00 TL olduğunu yani satışı yapılan toplam bedelin 306.000,00 TL olduğunu, bu bedeller üzerinden de 09.11.2020 tarihinde noterde satışının yapıldığını, davalının, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, bakiye ücreti iade etmediği gibi geriye kalan 10 adet aracın satışını da yapmadığını, araçların satışı yapılmadığı gibi en başta 14 araç için gönderilen peşinattan kalan bakiyenin ödenmediğini, davacının 14 araç için 600.000,00 TL ödediğini, satışı yapılan araçların satış bedelinin 306.000,00 TL olduğu dikkate alındığında iade edilmesi gereken 294.000,00 TL bakiye borç bulunduğunu, araçların satışı noterde resmi olarak yapıldıktan sonra davalının kendisinde kalan paraya denk gelecek şekilde 30.11.2020 tarihli ve 899 numaralı 85.000,00 TL bedelli, 900 numaralı 42.000,00 TL bedelli, 901 numaralı 42.000,00 TL bedelli ve 898 numaralı 75.000,00 TL bedelli fiyat farkı faturaları kestiğini, bu faturalara noter kanalıyla itiraz edildiğini, davalının müvekkiline ihtarname göndererek düzenlenen faturalara istinaden davacının herhangi bir alacağının kalmadığını bildirdiğini, davacının da davalıya ihtarname göndererek 600.000,00 TL peşinattan artakalan 294.000,00 TL'nin ödenmesini ihtar ettiğini ancak ihtarın sonuçsuz kaldığını ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini, davalı tarafça fiyat farkı faturası kesilmesinin resmi satış sözleşmeleri yapıldıktan sonra gerçekleştiğini, iddialarının resmi belge ile ispatlı olduğunu, satış sözleşmelerinde davalının satış bedelinin tamamını aldığını ve satış bedellerini belirtmiş olduğunu, sonrasında kesilen fiyat farkı faturalarının hiçbir hükmü bulunmadığını, ortada resmi belge bulunması nedeniyle aksinin yine yazılı bir belge ile ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının taşımacılıkta kullandığı 3 ve 7 yaşını geçen 14 aracını satarak yenilerini almak için satmaya karar verdiğini, bu hususta davacı ile görüştüğünü, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucu 14 aracın davacıya satılması, satış ve devir işlemlerinin ancak davalı şirketçe yeni satın alınan araçlar davalıya teslim edildikten sonra yapılması, davacı tarafından gelen talep üzerine satış bedellerinin noterde resmi satış düşük gösterilmesi konusunda mutabık kaldıklarını, davalı ile davacının 4 adet kamyonet vasfında araç 10 adet kamyon vasfındaki aracın satışı konusunda görüşmeler yaptığını, görüşmelerde davalının taşımacılık faaliyetlerini sürdürmesi için araçlara ihtiyacı olduğundan 14 aracın satış ve devir işlemlerinin ancak davalı şirkete yeni satın alınan araçlar teslim edildikten sonra yapılacağı konusunda mutabık kalındığını, davalının yeni aldığı küçük araçların teslim edildiğini, dava konusu 4 adet kamyonet vasfındaki küçük aracı satarak devredebilecek imkana sahip olunca taraflar 550.000,00 TL bedelle satımı konusunda satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre 4 adet aracın bedeli olan 550.000,00 TL'nin noter satışının yapıldığı gün davalının banka hesabına yatırılacağını, davacının davalıdan satış bedelinin daha düşük gösterilmesini talep ettiğini ve tarafların satış bedelinin daha düşük gösterilmesi konusunda anlaştıklarını, davacının davalıdan noter resmi satışında kullanılmak üzere düşük bedel üzerinden satış bedellerini gösterir liste göndermesini istediğini, davalının düşük bedel üzerinden mail yoluyla liste gönderdiğini, davacının liste halinde gönderilen bedellerin çok düşük kaldığını, yükselterek gönderilmesini talep ettiğini bunun üzerine davalının yeni bir liste gönderdiğini, söz konusu araçların 09.11.2020 tarihinde noter aracılığıyla satış yapılmak suretiyle davacıya satıldığını, 4 adet aracın toplam satış bedeli olan 550.000,00 TL'nin davacı tarafça noter satışının yapıldığı gün "araç satış bedeli" açıklamasıyla EFT yapılarak davalının ... Bankası hesabına gönderildiğini, davacının iddiasının aksine kamyon vasıflı 10 aracı satın almaktan davacının vazgeçtiğini, davacının 10 aracı satın almaktan caydığını davalıya bildirmesi üzerinde davalının 50.000,00 TL kapora bedelini 08.12.2020 tarihinde davacıya iade ettiğini, davalının hesabına yatırılan 550.000,00 TL nin iddia edildiği gibi 14 aracın ön ödemesi olmadığını noterde satış, devir ve teslimi yapılan 4 aracın bedeli olduğunu, gerçek satım bedelinin 550.000,00 TL olması nedeniyle eksik kalan fatura bedellerine ilişkin olarak 30.11.2020 tarihli faturaları düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının faturalara kötüniyetli olarak itiraz ederek icra takibi başlattığını, davacının internet sitesine koymuş olduğu fiyatlar dahi davacının muvazaalı işlem yaptığını tek başına ispatlar mahiyette olduğunu, davacının piyasaya satmak amacıyla belirlediği bedellerin neredeyse yarı fiyatına işbu araçları davalıdan satın almasının ticari örf ve teamüllere aykırı olduğunu, hiç kimsenin kendi tarafı olduğu muvazaayı ileri sürerek kazanç elde edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davalı ile 14 aracın satın alınması konusunda anlaşma sağlandığını ve davalıya 600.000,00 TL para gönderildiğini, ancak davalının noterde sadece 4 aracın satışını gerçekleştirdiğini, kalan 10 aracı satmadığını, 4 aracın bedeli olan 306.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 294.000,00 TL nin iadesi için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu iddia ettiği, davalının ise davacıya satılan 4 aracın satış bedelinin 550.000,00 TL olduğu ve noterde yapılan satış sözleşmesinde araçların satış bedellerinin davacının istemi üzerine düşük gösterildiği ve davacıya fiyat farkı faturası kesildiği savunmasında bulunduğu, Kartal 16. Noterliği' nin 09.11.2020 tarihli 4 adet araç satış sözleşmesinin incelenmesinde davalının ... plakalı aracı 68.000,00 TL, ... plakalı aracı 80.000,00 TL, ... plakalı aracı 90.000,00 TL ve ... plakalı aracı 68.000,00 TL bedelle davacıya sattığının ve 4 aracın toplam satış bedelinin 306.000,00 TL olduğunun görüldüğü, davacının da araç satış sözleşmesinin yapıldığı 09.11.2020 tarihinde davalının hesabına araç satış bedeli açıklaması ile 600.000,00 TL gönderdiği, aynı tarihte davalının noterde satışı gerçekleştirilen 4 araca ilişkin noter satış sözleşmelerinde gösterilen miktarlar üzerinden davacıya fatura düzenlediği, davalının noter satış sözleşmesinde gösterilen bedelin gerçek bedel olmadığını iddia ettiği, gerçek satış değerinin, noter satış sözleşmesinde gösterilen miktardan fazla olduğunu ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının iddiasını ispat için tanık deliline, teamüllerin bu yönde olduğuna, kasko bedellerine ve emsal araştırmasına ve maillere dayandığı, tanıkla ispatın mümkün olmadığı, davacının yazılı delil başlangıcı olduğunu iddia ettiği dekontların ve içeriği olmayan mail yazışmalarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (5102 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde, kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve adet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe, teamülün, mahkemenin yargısına esas olmayacağının düzenlendiği, davalının satış bedelinin iddia ettiği gibi noter satış sözleşmesinde gösterilen miktardan yüksek olduğunu altında davacının imzası bulunan yazılı bir belge veya aynı kuvvette bir delil ile ispat etmek zorunda olduğu, davalının kasko bedellerine işaret ederek emsal araştırması yapılması talebinin yerinde olmadığı, aksinin kabulü halinde, her türlü araç veya taşınmaz satımı sonunda çıkacak bedele ilişkin ihtilaflarda, satış bedelinin yapılacak emsal araştırması sonucuna göre belirlenmesi gibi bir durumun ortaya çıkacağı, bu durumun sözleşme yapma serbestliği ve hukuk güvenliği ile bağdaşmadığı, davalının bedelde muvazaa iddiasının davacı tarafça kabul edilmediği de dikkate alındığında araçların rayiç bedelleri yönünden araştırma yapılamayacağı, davalının araç bedellerinin noter satış sözleşmesinde gösterilenden daha yüksek olduğu ve bedelde muvazaa yapıldığı iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, davalının icra takibi başlatılmadan önce davacıya kapora iade açıklaması ile 50.000,00 TL gönderdiği, 4 adet aracın noter satış bedelinin 306.000,00 TL olduğu, davacı tarafça gönderilen 600.000,00 TL den 306.000,00 ve 50.000,00 TL nin düşülmesi ile davalının 244.000,00 TL yi davacıya iade etmesi gerektiği, davalının takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı 14 araç için 600.000,00 TL kapora olarak ön ödeme yaptığını, sadece dört aracın devredildiğini ileri sürdüğü, davalının ise araç satış bedellerinin daha yüksek olduğunu ve davacının gönderdiği paranın devredilen dört aracın satış bedeli olduğunu savunduğu, araç satış sözleşmeleri incelendiğinde dört aracın tamamının 09.11.2020 tarihinde noterde satılıp devredildiği, 600.000,00 TL bedelin de aynı gün yani 09.11.2020 tarihinde "araç satış bedeli" açıklaması ile gönderildiği, 07.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, araçların kasko bedelleri ile davacının satın aldıktan sonra tekrar satmak için belirleyip ilana koyduğu bedellerin belirlendiği, bu bedellerin resmi satış sözleşmesinde belirlenen bedellerden yüksek olduğu ve davacının ilanda belirlediği bedellerin davalının savunduğu bedellerle uyumlu olduğu, uygulamada alıcı ve satıcının daha az vergi ödemek için noterde satış bedellerini düşük gösterdiklerinin de bilinen bir durum olduğu, davalının davacı ile bedelde muvazaa yaptıklarını savunduğu, davacının parayı ileri sürdüğünün aksine "araç satış bedeli" açıklaması ile gönderdiği, davacının dayandığı davalı tarafından 23.10.2020 tarihli mail ve ekindeki listeye göre 14 aracın satışı konusunda anlaştıklarını, araç bedel listesinin muvazaa amacıyla düzenlendiği, bilirkişi raporunun araç bedellerine ilişkin davalı savunmalarını doğruladığı, banka dekontunun davacı tarafından oluşturulması nedeni ile bedelde muvazaa yönünden yazılı delil olarak değerlendirilmesi gerektiğinden davacının davalıdan istirdat edeceği bakiye alacağı bulunmadığından gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1.Uyuşmazlık, satış sözleşmesine konu araçların satış bedelleri husunda toplanmaktadır. 2.Dava, faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 209, 210, 232, 233 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.