Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/320 E. 2024/8699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/320
- Karar No
- 2024/8699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/221 Esas, 2023/1168Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/385 Esas, 2022/941 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 10.000 payına denk gelen 250.000,00 TL'lik kısmının 24.04.2013 tarihinde ... ve ... tarafından müvekkili ...'a devredildiğini, aynı tarihte şirket yetkilisi Halit'in yetkilerinin de iptal edilerek ...'a devrine dair karar alındığını, şirket karar defterinde 22.10.2019 tarihinde müvekkili Serkan hapiste olduğu halde yokluğunda imzası taklit edilerek davalı ...'un şirket müdürlüğüne atandığını, bunun üzerine müvekkili şirketin Kilis Merkez Çakallıpınar 101 ada 14 parsel üzerinde kain 999 kw gücündeki geçici kabulü yapılan elektrik santrali tesisin ve taşınmazın kullanma yararlanma haklarını ve mülkiyetin davalı şirkete ...'a vekaleten ... tarafından davalı ...'a 22.10.2019 tarihli 2019/1 sayılı ortaklar kurulu kararıyla yetki verilmişse de bunun yok hükmünde olduğunu, zaten kararın da sicile tescilinin müvekkili ... cezaevinde olması nedneiyle yapılamadığını, kaldı ki müvekkili ... tarafından ...'na verilmiş vekâlet bulunmadığını, iş takibi amacıyla verilmiş 09.08.2019 tarihli vekâletnamenin ise geçersiz olduğunu, anılan tarihlerde müvekkilinin kısıtlı olması nedeniyle vasi kanalıyla bu işlemlerin yapılabileceğini, davacı şirket müdürü olarak atanan ...'nun aynı zamanda davalı şirketin de müdürü ve ortağı olduğunu, bu kişinin sahte imza ile atanarak hukuka aykırı bir şekilde temsil yetkisini elde ettiğini, söz konusu taşınmaz ve tesisleri hukuka aykırı olarak ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete yönelttiğini, 2019/2 sayılı 01.12.2019 tarihli kararın da yok hükmünde olması nedeniyle sicile tescil edilemediğini, 22.10.2019 tarihli 2019/1 sayılı kararda sahte imzalar atılması nedeniyle yok hükmünde olduğunu ve dahası sahte imzalı karara dayalı olarak Gaziantep 4. Noterliği 23.10.2019 tarihli 40811 yevmiye numaralı imza sirkülerinin de geçersiz olduğunu, yine 11.02.2020 günü yapılan 2020/1 sayılı ortaklar kurulu kararı da sahte imzalarla yapıldığından ve sicilde ilan edilmediğinden yokluk ile sakat olduğunu, Yoklukla sakat karara binaen kendini şirket müdürü atayarak müvekkil şirket ile ... Enerjisa Dağıtım A.Ş. 10.01.2016 günlü "Lisansız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması" ile yapılan santralin geçici kabul işlemleri yürütüldüğünü, TEDAŞ'ın 16.11.2019 tarih ve 19.KBL.79.0081.GEC nolu geçici kabul işlemi ile Güneş Enerji Sisteminin müvekkil şirket adına tescil edidiğini, ...'un ise 10.12.2019 günü ... Şirketine verdiği dilekçeyle müvekkiline ait Güneş Enerji Santrali Sistemlerini kendine ait olan davalı Polateliges şirketine devretmek istediğini beyan ettiğini ve müvekkil şirket ile yapılması gereken sistem kullanım sözleşmesinin bunun üzerine davalı şirketle yapıldığını, yoklukla sakat ortaklar kurulu kararına binaen yetki alan Metin tarafından usulsüz bir sistem kullanım sözleşmesi yapıldığını, müvekkil şirkete ait Güneş Enerji Sistemlerinin devrine ilişkin 16.11.2019 tarihli dilekçe yok hükmünde olduğundan davalı şirket ile ... Enerjisa Dağıtım A.Ş. arasındaki sistem kullanım sözleşmelerinin de geçersiz olduğunu, ... ve davalı şirketin haksız kazanç elde ettiğini, davacı şirkete ait 22.10.2019 tarih ve 2019/1, 01.12.2019 tarih ve 2019/2, 11.02.2020 tarih ve 2020/1 sayılı Genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ve iptali, yine Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin 16.11.2019 tarih ve 19.KBL.79..0081.GEC sayılı geçici kabul tutanağı ile tescil edilen ve davacı şirkete ait Güneş Enerjisi Sistemlerinin devrine ilişkin 10.12.2019 tarihli dilekçe ile devrine ilişkin işlemin iptali ve 30.12.2019 tarih ve 24901 vd. faturalarla davalıya satışı yapılan güneş enerji panelleri ve sisteminin satışının iptali ile bu satış sonrası usulsüz olarak ... Enerjisa Dağıtım A.Ş ile davalı Polateliges Ltd. Şti. arasında yapılmış olan sistem kullanım sözleşmesinin iptaline, 10.12.2019 tarihinden dava tarihine kadar olan sürede müvekkil şirketin gelir kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL gelir kaybının tahsil tarihinden itibaren davalılardan müteselsilen ve müştereken tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin 24.04.2013 tarihinde diğer davacı ...’a devri bir vakıa ise de dosya içeriğinden ...’un bir müddet sonra cezaevine girip bir kısım fiili ehliyetinden kısıtlandığını, süreç itibarıyla ...’un Gaziantep 13. Noterliği 20.02.2015 tarih ve 02745 yevmiye nolu vekalet ile vesayeten davacı ...’u vekil tayin ettiğini ve ...’un bu tarihte henüz cezaevinde bulunmadığını, akabinde Gaziantep 7. Noterliğinin tanzim ettiği 09.08.2019 tarih ve 14020 yevmiye nolu vekâlet ile vesayeten davacı ...’un davacı şirketin vekili sıfatıyla ve ayrıca A-1 nolu sayfasında yukarıda mezkur Gaziantep 13. Noterliğinin tanzim ettiği 20.02.2015 tarih ve 02745 yevmiye nolu vekalete atıfta bulunarak ...’nu vekil tayin ettiğini, söz konusu vekâletname tarihi itibariyle vesayeten davacı ...’un cezaevinde bulunduğunu ve vekâletnamenin cezaevi memuru nezdinde Gaziantep 7. Noterliği katibi Cengiz Kahramanca da tasdik olunduğunu, başka bir ifade ile zaten dava dilekçesinde sözü geçen 22.10.2019 tarih ve 2019/1 sayılı şirket ortakları kurulu kararı tarihinde ...’u temsil yetkisinin ...’nda bulunduğunu, karar metninde mevcut okunaksızlık ve yoruma açık oluşun gerek 01.12.2019 tarih ve 2019/2 sayılı şirket ortakları kurulu kararı gerekse 30.10.2019 tarih ve 9940 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 528 inci sahifesi kayıtları nazara alındığında tartışmadan uzak bir şekilde katiyet kesbettiğini, böylelikle Gaziantep 4. Noterliğinin tanzim ettiği 23.10.2019 tarih ve 40811 yevmiye nolu imza sirküsünü tartışmaya açmanın, başta ...’un Gaziantep 13. Noterliğinin tanzim ettiği 20.02.2015 tarih ve 02745 yevmiye nolu vekâlet ile vesayeten davacı ...’u vekil tayin ettiği işlem olan üzere Gaziantep 7. Noterliğinin tanzim ettiği 09.08.2019 tarih ve 14020 yevmiye nolu vekâleti de tartışmaya açacağını, ancak davacıların bu yönde bir beyanı ve taleplerinin bulunmadığını, bu serencam ...’nun da iştirak edip müvekkil davacı ... adına ve vesayeten davacı ...’un verdiği vekalete istinaden oy ve imza yetkisini haiz bulunduğunu, 22.10.2019 tarih ve 2019/1 sayılı şirket ortakları kurulu kararı ile müvekkil ...’un müdür olarak atandığını ve bu kararın 30.10.2019 tarih ve 9940 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 528 inci sahifesinde yayınlandığı, ve nihayet ...’nun yine davacı ... adına ve vesayeten davacı ...’un verdiği vekalete istinaden iştirak edip oy ve imza yetkisini kullandığını, 01.12.2019 tarih ve 2019/2 sayılı şirket ortakları kurulu kararı ile müvekkil ...’un “... Solar Enerji Yatırım San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının GES Lisanssız Elektrik Üretim Santrali Tesisinin ve bu tesisin üzerinde bulunduğu Kilis İli, Merkez İlçesi, Çakallıpınar Mahallesi, 101 ada, 14 parsel sayılı taşınmazın her türlü kullanım ve yararlanma hakları ve mülkiyeti ile birlikte müvekkillerden ... Enerji Üretim San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne devir yetkisi ile münferiden yetkilendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/1121 E., 2021/191 K. sayılı ilamı ve Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/26 D. İş sayılı kararına istinaden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 463 üncü maddesinin edinci fıkrası gereğince hürriyeti bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanan davacı ...'un vasisi olarak babası ...'un vasi olarak tayin edildiği, satış iznine dair ek karara istinaden davacı limited şirketin pay devrinin ... tarafından babası ...'a 16.03.2021 tarihinde devredildiği, ...'un müdür olarak atandığı, böylelikle dava tarihi 27.05.2021 itibariyle davacılardan ...'un şirkette herhangi bir sıfatının kalmadığından davacılardan ...'un diğer davacı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olmadığı gerekçesiyle tazminat istemleri yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve ve kullanım sözleşmesinin yapılması talep edilen ... Enerji Dağıtım A.Ş.'nin ise davalı tarafta bulunmadığı anlaşıldığından davalıların bu talep yönü ile pasif husumetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu talebinin aktif ve pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı ... yönünden ise kullanım sözleşmesinin yapılması talep edilen ... Enerji Dağıtım A.Ş'nin ise davalı tarafta bulunmadığı anlaşıldığından davalıların bu talep yönü ile pasif husumetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davacı yönünden ise bu husustaki talebin pasif husumet yokluğu neden ile reddine, davacıların davacı şirketle sözleşmesinin iptali ile sistem kullanım sözleşmesinin müvekkil şirket ile yapılmasına ve davacı şirket tarafından Polateliges arasında düzenlenen 30.12.2019 tarih ve 24901-24902-24903-24904-24905-24906 numaralı güneş enerji panel ve teçhizatların satışına dair faturaların iptali bakımından ise faturaların iptalinde hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle reddine, ... Solar Enerji Yatırım San. ve Tic. Ltd. Şti. nin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında uğradığı zararın ve elde edemediği kazancın tespiti zararın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacı ... Yatırım San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödenmesine yönelik talebin değerlendirilmesinde ise ...'un davacı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olmadığı anlaşıldığından bu davacı yönü ile davanın aktif husumet yokluğu neden ile reddine, davacı ... yönünden ise davaya konu hukuki ilişkinin temelini oluşturan genel kurul kararlarının halen geçerliliğini koruduğu 2019-1 nolu 01.12.2019 tarihli genel kurul kararındaki şirket ortağı ...'a atfen atılan imzanın ...'a ait olmadığı hususundaki iddianın genel kurul kararının yokluğu çerçevesinde değerlendirilebileceği düşünülse de ve genel kurul kararının yokluğunun herhangi bir süreye tabi olmaksızın tespiti davası açılabileceği düşünülse dahi karardaki sakatlığı öğrenmesine rağmen dava açmayan ilgililerin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dava haklarının düştüğünün kabul edilmesi gerektiği, Poroy/ Tekinalp/ Çamoğlu ortaklıklar hukuku 114. baskı sayfa 597 (Bkz. Yargıtay 11. HD 2014/8024 E., 2015/5379 K. ) ve bahse konu genel kurul kararı tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar bir buçuk yıl geçtiği kaldı ki ...'un babası olan ve davaya konu edilen Güneş Enerji Santralinin bulunduğu taşınmazı devreden ...'un baştan beri bu işlemleri bizzat bildiği, değerlendirildiğinde ilgili genel kurul kararının yokluğunun da talep edilemeyeceği gerekçesiyle bu davacı yönünden talebin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduklarının tespiti ile yapılan satım ve devir sözleşmelerinin iptali ve kâr kaybı zararlarının tazmini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.