Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1555 E. 2024/7464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1555
- Karar No
- 2024/7464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/356 Esas, 2023/777 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının ... Türk A.Ş. bayisi olan davalıdan 2011 model sıfır kilometre araç satın aldığını, aracın rutin bakımlarının düzenli olarak yaptırıldığını ancak 12.11.2012 tarihinde seyir halindeyken motordan ses geldiğini ve aracın tamamen durduğu, yetkili serviste yapılan kontrolde aracın motor bloğunun patladığının anlaşıldığını ancak garanti süresinin dolduğu gerekçesi ile arızanın giderilmediği, yaptırdıkları delil tespiti sonucunda motorun imalatında hata olduğunun anlaşıldığını, aracın 2 yıl ve 100.000,00 KM garantili olduğunu, aracın modifiye edilmesi nedeniyle davacının aracı 26.11.2010 tarihinde teslim aldığını, arızanın garanti süresi dolmadan meydana geldiğini belirterek, araç bedeli olan 64.484,44 TL ile araca yapılan modifiye gideri 19.000,00 TL'nin aracın çalıştırılmamasından dolayı şimdilik 3.500,00 TL olmak üzere toplam 86.981,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, araçta gizli veya açık ayıp bulunmadığını arızanın davacının kusurundan kaynaklandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca ... Türk A.Ş'nin kendi yanlarında davaya katılması için ihbar talebinde bulunduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir. 2.... Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tespit raporunun gerçeği yansıtmadığını, aracın 80.000,00 KM bakımının yapılmadığını, garati belgesi uygulama esaslarına dair yönetmelikteki koşulların gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı vekili 01.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu aracın devir edilmesi nedeniyle "semenin tenziline, davacının uğramış olduğu maddi zararların tespit edilerek davalılardan tahsiline" karar verilmesini talep ederek davayı ıslah ettiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde talep sonucu değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 231 inci maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaşımına uğradığı, dava konusu aracın ağır ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verildiği, davacının davayı ıslah etmesi nedeniyle ayıp oranında indirim, kazanç kaybı ve modifiye masraflarının hesaplanması amacıyla dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, dava konusu araçta meydana gelen ayıp oranında indirim miktarının hesabına ilişkin denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve ayrıca modifiye ve tamir masraflarına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan modifiye işlem bilgisini içerir evrak bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar kazanç kaybı talep edilmiş ise de davacı tarafa ait ticari defterlerin Mahkemeye sunulmadığı, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddi gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar manevi tazminat talep edilmiş ise de davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 13.541,10TL ayıp oranında indirim bedelinin ve 19.000,00 TL modifiye masrafının 01.02.2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddine, davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların aracında meydana gelen ayıp nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli, modifiye masraflarının ve aracın çalıştırılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176,177 ve 180 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227, 228, 231 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ile feri müdahil vekillerinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli ile modifiye masrafları ve aracın çalıştırılamaması nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı sonrasında alınan denetime elverişli bilirkişi heyeti raporları sonucunda aracın gizli ayıplı olması nedeniyle araç bedelinde ayıp oranında indirim bedeli ile modifiye masraflarının tahsiline, ancak; davacıların murisi ...'ın ticari defterlerinin sunulmaması nedeniyle yoksun kalınan kârın tespit edilemediği gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların murisi ...'ın aracıyla servis hizmeti veren bir şahıs işletmesi olduğundan, mahkemece servis hizmetine ilişkin ücretlerin tespiti amacıyla esnaf ve sanatkârlar odası veya ticaret odasından sorulduktan sonra bu alanda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden aracın çalıştırılamadığı gün kadar yoksun kalınan kazanç kaybına ilişkin rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu talep yönünden davacılar yararına bozulması gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile feri müdahil vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, temyiz harcı feri müdahilden peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.