Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/970 E. 2024/4517 K. – Haksız Rekabet
Konu: Haksız Rekabet Ve Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/970
- Karar No
- 2024/4517
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Rekabet Ve Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1808 Esas, 2022/1866 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/275 Esas - 2019/172 Karar Taraflar arasındaki haksız rekabet ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, ... markasının, Türkiye’de tanınmış marka olarak ilan edilmiş olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde T/00178 sayı ile tanınmış marka statüsüne alındığını, davalı tarafın ... markaları altında numaralandırma ile müvekkili markalarını taklit ettiğini, her bir numaranın farklı parfüm markasını ifade ettiğini, davalının internet sitesinde "..." ibaresi aratıldığında; ..., ..., ... NOIR, CHANCE, BLEU DE ..., NO.5 markalarını işaret eden veya bunlarla ilişkilendirildiği ... No 128, ... No 168, ... No. 199, ... No. 261 kodlu sonuçlar ortaya çıktığını, ayrıca davalının mağazalarında benzer ürünleri sattığını, tespit raporunda haksız kullanımın tespit edildiğini belirterek müvekkili ile benzer kokulu parfüm ürünlerinin ticarete konu edilmesinin önlenmesini, markaların kullanımının engellenmesini, buna ilişkin görsellerin ve malzemelerin kaldırılmasını, web ortamından ibarelerin çıkartılmasını, toplanmasını, imha edilmesini, hobi.com.tr internet sitesindeki benzer ürünlerin kaldırılmasını mümkün olmadığı takdirde sitenin erişime engellenmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız rekabetin tespitini, meni, tecavüzün tespitini, önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasını, 250.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, ilan yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin davaya konu parfüm ürünleri için, ürünlerin üretici firması olan ... Kozmetik Petrol Ürünleri Paz. San. Tic. Ltd. Şti. adına 2010/49977 sayı ile parfümeri ürünlerini kapsayan 3, 08, 21, 35. sınıflarda tescilli ... markasını kullandığını, ... marka parfümleri internet sitesi üzerinden ve mağazalarında sattığını, internet sitesinde ürünlerle ilgili olarak; "piyasa benzeri koku adı" şeklinde tüketicinin karşılaştırmalı değerlendirme yapabilmesinin sağlandığını, tespite konu parfümlerin, markalarına yer verilen davacı dahil başkasına ait parfümlerin aynısı olmadığını, ancak benzediğinin belirtilmesi amacıyla karşılaştırmalı reklama veya karşılaştırma listesine yer verildiğini, davacının ürünleri ile dış görünüm, renk, şekil, sunum, takdim tarzı, faaliyet, kodlama itibariyle herhangi bir benzerlik olmadığını, ... ile ... ve ... ibareli markaları arasında iltibas ya da karıştırmanın söz konusu olamayacağını, delil tespit raporundaki aleyhe olguları kabul etmediklerini, karşılaştırmalı reklam yapmanın yasaya aykırı olmadığını, karşı tarafın markalarını kullanmadıklarını belirterek davanın tümüyle reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının kendi markasını taşıyan ürünlerin satışı sırasında, kullanıma izinli olmadığı halde, "...." gibi davacı markalarını ve ürün görsellerini kullanmasının, anahtar sözcük yapmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğu, ortalama müşterinin, davalıdan parfüm alımı yaparken, davacı markalarını almadığını, ürününün kaynağı konusunda yanılmadığı, bununla birlikte, davalının kullandığı yöntemler davacıya ait tanınmış markalarda haksız yararlanma sonucunu verdiği, markalarının ünü, alım kararı verecek müşteriyi etkilediği, tüketicinin ünlü ve kalitesiyle bilinen bir ürünün imajı nedeniyle davalı ürününe yöneltilmesi, saldırgan bir satış yöntemi olduğu, kural olarak, herhangi bir parfüm müşterisinin, ünlü markaları ve kalitelerini az çok bildiği, dolayısıyla, mevcut bu bilginin düzenli bir şekilde üretilmiş tüm "..." markalı parfümler bakımından kartateksler halinde (katalog) müşteriye sunumunun alım kararını zorlayıcı nitelikte olduğu, davalının doğrudan doğruya ürün üzerinde markasına yer vermediği davacı markalarını, kataloglarında sergilediği, bu kullanım anlık ve geçici de olsa, markaya bir gönderme yapmakta, müşterinin ilgisini çektiği, davalı ürünlerinin, ünlü marka ürünlerle ilişkilendirilmesi pazarlamayı kolaylaştırdığı gibi davalının internet ortamında markayı anahtar sözcük olarak kullanışı ve kendi ürünlerine yönelik yönlendirmesi marka ihlali oluşturduğu, bu bakımdan, marka hakkının ihlali ve haksız rekabet gerçekleşmiş ve kanıtlanmış olup, men kararı vermek, ayrıca yanların sosyal-ekonomik durumları, ihlalin boyutları ve sonuçları, davalı firmanın genel anlamda kârlılığı gözetilmesi suretiyle, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı satış yönteminin, markayı anahtar sözcük yapmasının, marka hakkına ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bundan böyle önlenmesine, bu konuda verilen ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, davalının kullandığı davacıya ait markaları içeren satış yöntemine ilişkin her türlü katalog, broşür vb. gereçlerin toplatılıp imhasına, web ortamından anahtar sözcük vb. teknik kullanımların kaldırılmasına (..., No 5 ile bunların eşiti, türkçe söylenişleri), karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin (davacı talebi, gerekçenin özü ve hükmün sonucuna ilişkin kısımları) ulusal çapta yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, gerekçeli kararda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, Ticari Reklam ve Haksız Uygulamalar Yönetmeliği'nin değerlendirilmediğini, müvekkilinin satış yönteminin saldırgan olduğu belirtilmişse de, dava konusu ... marka parfüm satışlarında bu yöntemlerin hiçbirinin olmadığını, marka vekili bilirkişi raporunun yalnızca davacının iddialarına ilişkin tespitler içerdiğini, ilişkilendirme, yönlendirme gibi görüşler içermediğini, bilirkişi raporuna atfen yapılan bu değerlendirmenin mahkemenin değerlendirmesi olduğunu, öte yandan ortalama tüketicinin ve özellikle parfüm alıcısı tüketicilerin, karşılaştırmalı reklam karşısındaki davranışlarının ancak sektör konusunda uzman bilirkişi tarafından değerlendirilebileceğini, bu nedenle, mahkemenin tüketici davranışlarına ilişkin değerlendirmeleri konusunda sektör uzmanından görüş almadan karar vermiş olmasının da, eksik inceleme olduğunu, gerekçeli kararda yer alan davacının ünlü ya da tanınmış markasıyla ilişkilendirmeye ilişkin görüşlerin de hatalı olduğunu, bu değerlendirmenin karşılaştırmalı reklam mevzuatı ve kuralları dikkate alınmadan yapıldığını, savunmalarının dikkate alınmadığını, mahkemenin yaptığı diğer bir eksik değerlendirmenin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun karşılaştırmalı reklam düzenlemesine ilişkin olduğunu, manevi tazminata hükmedilmiş ise de, davacının piyasadaki kalite algısının, yarattığı güven ve imajın tahribatı ya da müşterilerinin ya da ticari faaliyetinin etkilenmesi, ekonomik faaliyetinin zarar görmesi söz konusu olmadığını, manevi tazminat için gerekli koşullar oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin Ironic markalı tüm satışlarının davacı markaları kullanılarak yapıldığı sonucuna varılamayacağını, mahkemenin davalı firmanın genel anlamda karlılığını da dikkate aldığını belirtmiş ise de, mali bilirkişi raporlarına göre davalının tespitin yapıldığı 2018 yılı itibariyle satışları içinde Ironic marka parfüm satışlarının toplamı 41.320,39 TL olup, genel satışlar içindeki payının çok düşük olduğunun belirtildiğini, davacının markasına ve imajına zarar vermeyen kullanım için, davacının kişilik haklarının ne şekilde zedelendiği açıklanmadan belirlenen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka ihlali ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.