Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/914 E. 2024/4209 K. – Marka Hükümsüzlü
Konu: Marka Hükümsüzlüğü
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/914
- Karar No
- 2024/4209
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka Hükümsüzlüğü
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1043 Esas, 2022/2071 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/144 E., 2017/98 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Anadolu ibareli 33. sınıfta markaların tescilli olduğunu, Buzbağ'ın bir şarap çeşidi olduğunu, genellikle Elazığ yöresinde üretilerek sektörde bilinir hale geldiğini, adını Elazığ'ın Harput ilçesindeki buzluk mağaralarından aldığını, Terra ibaresinin de şarap serisi olduğunu, pek çok firmanın Terra ibareli şarap serileri bulunduğunu, bu sektörde faaliyet gösteren tüm firmalar tarafından kullanılan ibareler olduğunu, Anadolu markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, 2005 yılından beri adına tescil edildiğini belirterek davalı şirket adına 2009/41162 numara ile tescilli Buzbağ Anadolu ve 2009/41168 numara ile tescilli Terra Anadolu markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığını, Anadolu ibareli markanın 33. sınıfta yer alan alkollü içkiler emtiaları üzerinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası anlamında gerçek hak sahibi olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, davacının Anadolu ibaresi üzerinde, müvekkili firmadan önceki ve üstün bir hakkının varlığının kabulü için öncelikle; 2005 tarihinden önce "alkollü içecekler" üzerinde ticari hayatta etki yaratacak şekilde bir markasal kullanımının olup olmadığı, bu ibare ile anılan emtialar hizmetler üzerinde ANADOLU ibaresinin ayırt edici/tanınmış hale gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu TERRA ANADOLU VE BUZBAĞ ANADOLU markalarının müvekkilinin tanınmış markalarının seri markaları olduğunu, markaların esas unsurunun tanınmış TERRA ve BUZBAĞ markaları olduğunun açık olduğunu, salt hükümsüzlüğü talep edilen markalar içerisinde ANADOLU ibaresinin geçmesi nedeniyle markaların benzer kabul edilmesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalının markaları bir bütün halinde görsel açıdan kıyaslandığında kendine özgü bir ticari takdim şekli ile oluşturulduğu, markaların görsel olarak benzer olmadıkları, tek ortak noktanın genel bir ibare olan ANADOLU ibaresi olduğu, markalar arasında görsel, işitsel ve logo anlamında bir benzerlik bulunmadığı, genel ibarelerin ticari hayatta dürüstlük ilkesine göre yanına ekler yapılması suretiyle kullanımının da engellenemeyeceği, bu açıdan davalının ANADOLU ibaresini tek başına kullanmayıp, özgün olarak TERRA ve BUZBAĞ yani markanın asıl fonksiyonu olan ayırt ediciliği sağlayacak şekilde, ticari hayatta dürüstlük ilkesine göre kullanıyor olması, davacı ve davalının markaları arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinde marka hukuku bilirkişisinin bulunmadığını, bilirkişi heyetinin sektör bilirkişilerinden oluştuğunu, raporun yarısının davalının marka tescil listesinden oluştuğunu, bilirkişilerin dosyaya sundukları başka firmaların Terra ve Buzbağ ibarelerinin yıllardır kullanıldığını gösteren delillerini dikkate almadığını, davalı markalarında Terra ve Buzbağ ibareleri ile Anadolu ibaresinin siyah beyaz ve aynı puntoda yazılmasına rağmen, her nasılsa markalarda asli unsurun Terra ve Buzbağ olduğunu, Anadolu ibaresinin tali unsur olduğunu beyan ettiklerini, bilirkişi raporunda müvekkilinin markalarına yer verilmediğini, davacı müvekkilinin 33. sınıfta tescilli "Anadolu" ibareli müvekkili firmanın birçok markası bulunduğunu, incelenmesi gereken hususun, taraf markaları arasında benzerlik, taraf markalarının 33. sınıf kapsamında birbirine karşı etkisi ve 33. sınıfta ilk tescilin hangi tarafa koruyucu etki sağlayacağı olması gerektiğini, bu incelemeler yapılmaksızın karar verildiğini, bilirkişilerin hiçbir belge ve kamuoyu araştırması olmaksızın Terra ve Buzbağ markalarının tanınmış marka olduğuna karar verdiklerini, taraf markalarında ortak unsurun Anadolu ibaresi olup, tüketicinin bu ibareyi görünce yıllardır gördüğü davacı markası ile karıştıracağını, taraf markalarında ayrıcalığı vurgulayan unsurun “ANADOLU” unsuru olduğundan, söz konusu markaların asli unsuru “ANADOLU” ibaresi olduğunu, “Terra ve Buzbağ” ibarelerinin ürün cinsi olup, marka olma niteliği taşıyan ibareler olmadığını, Buzbağ'ın bir şarap çeşidi olduğunu, genellikle Elazığ yöresinde üretilerek sektörde bilinir hale geldiğini, adını Elazığ’ın Harput ilçesinin buzluk Mağaralarından olan buzbağdan alan bir şarap türü olduğunu, Terra ibaresinin de yine bir şarap serisi çeşidi olduğunu, pek çok firmanın Terra ibareli şarap serileri bulunduğunu, sektörde faaliyet gösteren bütün firmalar tarafından kullanılan ibareler olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Anadolu ibaresi davacı adına 33. sınıfta tescilli ise de, aynı zamanda yaşadığımız coğrafi bölgenin adı olup, markaların tescilli olduğu emtialar bakımından, her hangi bir şekilde karakteristik özellik belirten bir ibare vasfında olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi gözetilerek taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, ortalama tüketici kitlesinin dikkat düzeyi değerlendirilirken, hedef tüketici kitlesinin de dikkate alınması gerektiği, alkollü içeceklerin 18 yaşından büyük yetişkinlere hitap ettiği, ürün fiyatının da dikkat düzeyinin belirlenmesinde etkili olacağı, bu durumda taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı yetişkinler olduğu kanaatine varıldığı, İlk Derece Mahkemesince alınan raporda da belirtildiği üzere, davalı adına 2005 yılından itibaren tescilli Terra ve Buzbağ markalarının 33. sınıfta seri marka olarak tescilli olduğu, davaya konu markaların ise bu ibarelerin yanına Anadolu ibaresi getirilerek tescil edildiği ve davalı markalarında ANADOLU ibaresinin asıl unsur değil tali unsur olduğu ve 2005 yılından beri tescilli oldukları ve alınan bilirkişi raporu kapsamında belirli bir bilinirlik kazanan Terra ve Buzbağ ibareleri ile birlikte tali unsur olarak kullanılması halinde, alkollü içecek emtiasının hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde davacı markaları ile iltibas yaratma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ihtiyatlı tüketici kavramı değerlendirmesinin subjektif değerlendirme olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.