Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/826 E. 2024/4268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/826
- Karar No
- 2024/4268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1538 Esas, 2022/1748 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/559 E., 2019/181 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1983 yılından beri ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2007/57736 numaralı "BATİKAR" ve 2011/01782 numaralı "BATİSOL" markalarının sahibi olduğunu, davalının ise "BATİMER" markasını taşıyan antiseptik dezenfektan türü ürünleri piyasaya sürdüğünü, broşürlerden ve www.esmirasaglik.com.tr internet adresinden satışa sunulan ürünlerin görüldüğünü, davalının "BATİMER" markasını taşıyan ürünlerin, müvekkilinin "BATİKAR" markası ile hem görsel hem de fonetik olarak ayniyet düzeyinde benzerlik gösterdiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markaların esas unsurunun "BATİ" ibaresi olduğunu ve bunun da benzerlik algısına sebebiyet verdiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalının bu kullanımının müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek davalının "batimer" ibaresini davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler üzerinde marka olarak kullanmasının, marka ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüze konu olan ürünlerin üretiminin, satışının, ticari amaçla bulundurulmasının, tanıtımının engellenmesine, markanın davalının internet sitelerinden çıkartılmasına, buna riayet edilmediği takdirde bu sitelerin erişime kapatılmasına, dava konusu ürünlere ve ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara el konulmasına, muhafaza altına alınmasına, imhasına, kararın masrafı davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının marka tecavüzü iddiası ile açtığı dava konusu markanın davalı ... adına 2017/01801 numara ile "MİRADERM BATİMER" ibaresi ile 5. sınıfta tescilli olduğunu, markanın kullanımının tescile dayandığını, tecavüz iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflara ait markaların her yönü ile farklı ve ayırt edici olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde "BATİ" ibareli 5. sınıfta pek çok markanın yer aldığını, eczanede satılan ürünlerin bilinçli tüketiciye satıldığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı ...'e husumet düşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilli markasının "MİRADERM BATİSOL" olduğu, markanın bölünmeden bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bütününe bakıldığında da davalı ...'ın tescilli markasında "BATİ" hecesi dışında davacının markası ile başkaca benzerliğin bulunmadığı, her iki taraf markalarının yazım şekillerinin birbirinden farklı olduğu, davalı tarafa ait markanın iki kelimeden oluşmasına rağmen davacının markalarının tek kelimeden oluştuğu, markaların görsel ve işitsel olarak farklı olduğu, davalıya ait markanın davacının markaları ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "batimer" markasının müvekkilinin davaya dayanak markaları ile ve bilhassa "batikar" ibareli markası ile hem görsel hem fonetik olarak ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, markaların tüketici tarafından bilinen anlamlar taşımaması sebebi ile de bu benzerliğin, markaların karıştırılma ihtimalini artırdığını, davalı tarafın marka kullanımında esaslı unsuru "batimer" ibaresi teşkil ederken müvekkili markalarında esaslı unsurun "batisol" ve "batikar" ibareleri olduğunu, tek unsurdan oluşan her iki markada da markayı oluşturan ibarelerin esaslı ve öne çıkan kısımları "bati" sesinden oluştuğunu, bu durumun ise görsel olarak markaların benzer algılanmasına sebep olduğunu, markalar karşılaştırılırken öncelikle tüketiciler tarafından ilk görülen ve en çabuk algılanan kelime unsurlarına ağırlık verilmesi, markaların ilk kelimelerinde yer alan unsurların tüketiciler tarafından daha hızlı algılanması ve bu vesile ile iltibas ihtimalinin ilk kelimelerde yoğunlaşması sebebi ile ön kısımlardaki benzerliklerin sonraki farklılıklara göre daha fazla dikkate alınması gerektiğini, davaya konu marka ihlalinde de marka benzerliğinin, markaları oluşturan ibarelerin ilk seslerinden başlayarak markaların büyük bir kısmını kapsadığını, ek olarak dava konusu markanın "batikar" ibareli müvekkili markası ile son kısımda birebir aynı sesle bittiğini, davalının teknik bir zorunluluk olmadan söz konusu ibareyi seçtiğini, dosyaya alınan 14.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davalının kullanımının müvekkilinin markalarına benzer olduğu ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu yönünde görüş bildirildiğini, ayrıca markaların kullanıldığı ürünlerin de aynı olduğunu, bilirkişi raporlarında "antiseptikdezenfektan" türü bu ürünlerin reçete ile satılan ve dolayısıyla doktor ve eczacılar tarafından tavsiye edilerek kullanılan ürünler olmadığını, bu itibarla markaların benzerliği tartışılırken ortalama tüketicinin dikkat seviyesine göre değerlendirme yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, davalının markayı başında "miraderm" kelimesi olmadan da kullandığını, davalının "miraderm" ibaresini markanın başına yazmasının, bu marka kullanımını yalnız başına hukuka uygun hale getirecek bir sebep olmadığını, zira "miraderm" ibaresinin davalı şirketin ana markası olduğunu, bu markanın yanına "batimer" ibaresi eklenerek seri marka oluşturulduğunu, davalının, markasını tescile uygun kullanıp kullanmadığının dava konusu olmadığını, bu hususun bir savunma olarak ileri sürülemeyeceğini belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iltibas değerlendirmesinin davacı markaları ile davalı markasındaki ''BATİMER" ibaresi değerlendirilerek yapılması gerektiği, bu kapsamda taraf markalarının aynı şekilde 5. sınıfta tescilli olduğu, taraf markalarının kullanıldığı ürünlerin "antiseptikdezenfektan" türü olduğu, taraf markalarında ortak unsur olan ''BATİ'' ibaresinin ürünün etken maddesi olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu hususta bir çekişme de bulunmadığı, bu sebeple davalının Türkçe'de bir anlamı olmayan ''BATİ'' ibaresini kullanmakta bir zorunluluğunun bulunmadığı, markaların kullanıldığı ürünler dikkate alındığında, bu ürünlerin herkesin ulaşabileceği şekilde reçetesiz olarak piyasada satıldığı, dolayısıyla iltibas değerlendirmesinde ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, davacı markalarındaki "BATİKAR" ve "BATİSOL" ibareleri ile davalı markasındaki ''BATİMER" ibareleri birlikte dikkate alındığında, "BATİ'' ibaresinin ortak unsur olduğu, vurgunun da bu ibarede gerçekleştiği, devamında gelen ibarelerin markaya bir ayırt edicilik kazandırmadığı, markalar arasında işitsel anlamda benzerlik bulunduğu, markaların metin markası olması ve ayrıca şekil içermemesi sebebiyle görsel anlamda da benzer olduğu, markaların tescilli olduğu mal/hizmet sınıfı ile kullanıldığı ürünlerin aynı olduğu, dolayısıyla davalı markasının ortalama tüketici nezdinde, davalı markası ile davacı markaları arasında işletmesel bağ bulunan seri marka algısı oluşturma tehlikesi yarattığı dikkate alınarak Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, davalı ... adına 2017/01801 numara ile tescilli "MİRADERM BATİMER" ibareli marka kullanımının, davacı adına tescilli "BATİKAR" ve "BATİSOL" ibareli markalar ile iltibas ihtimali yarattığı, davalının bu kullanımlarının davacı markası ile haksız rekabete yol açtığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı ... adına 2017/01801 numara ile kayıtlı "MİRADERM BATİMER" ibareli marka kullanımlarının, davacı adına tescilli 2007/57736 numaralı "BATİKAR" ve 2011/01782 numaralı "BATİSOL" markalarından doğan hakka tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıların davacı markasına yönelik tecavüzün men ve ref'ine, dava konusu ürünlerin üretiminin, satışının, ticari amaçla bulundurulmasının, tanıtımının engellenmesine, markanın davalıların internet sitelerinden çıkarılmasına, bu hususta karara riayet edilmediği takdirde bu sitelerin erişime kapatılmasına, dava konusu ürünlere ve ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara el konulmasına ve el konulan ürün ve belgelerin muhafaza altına alınmasına ve imhasına, kararın ulusal yayın yapan tirajı yüksek üç büyük gazeteden birinde ilanına, masrafın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının incelenmediğini ya da çok yüzeysel incelendiğini, Miraderm ibaresinin neden dikkate alınmadığının açıklanmadığını, bu ibarenin dikkate alınmamasının doğru olmadığını, istinaf Mahkemesinin ilaç sektöründe uzman olmadığını, istinaf Mahkemesinin yeni bir rapor almadan, duruşma açmadan karar vermesinin de doğru olmadığını, Miraderm ibaresinin ayırt edici şekilde kullanıldığını, tüketicinin bilinçli tüketici olduğunu, dosyanın yeterince incelenmediğini, reçete hususunun tüketici kesimini etkilemediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemli olup uyuşmazlık, davalının "BATİMER" ibareli tescilli markasının, davacı adına tescilli 2007/57736 numaralı "BATİKAR" ve 2011/01782 numaralı "BATİSOL" markaları ile iltibas oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.