Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6434 E. 2024/7655 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6434
Karar No
2024/7655
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1436 Esas, 2023/1178 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2020/297 E., 2021/212 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde hizmet akdi ile çalışan işçinin 23.05.2005 tarihinde iş kazası geçirdiğini, dava dışı işçi tarafından açılan dava sonucu verilen kararın takibe konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 592.419,48 TL'nin davalıya başvuru tarihi olan 22.04.2020'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında faiz başlangıç tarihini ödeme tarihi olan 12.12.2019 olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik ve kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, devre esas bilançoların kesinleştiğini, yapılan ödemeden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, rücuya konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın müvekkiline bırakılan alacaklardan olmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmeyeceğini, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının icra dosyasına ilişkin giderlerini, vekâlet ücretini, karara ilişkin yapılan masrafları ve faizi talep hakkının bulunmadığını, dayanak davada davacı şirket lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, bu miktarın tenzilinin gerektiğini, dayanak davada alacağın yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, davacının avans faizi ödemediği halde avans faizi talep ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, sözleşmenin devrinden önce gerçekleşen dava konusu olaydan dolayı davacının üçüncü şahıslara ödediği tazminatı davalıdan rücuen talep etme hakkı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 592.419,48 TL'nin 12.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin kabule ilişkin kararında isabetsizlik bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi yönünden tercih hakkını ödeme tarihinden daha sonraki bir tarih olan 22.04.2020 olarak kullanıldığı, davacı tarafından faiz başlangıç tarihine yönelik ödeme tarihinden daha sonraki bir tarihe ilişkin tercih hakkı kullanılıp tüketildikten sonra ıslah dilekçesi ile faiz başlangıç tarihinin geriye çekilemeyeceği, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutulmasının sonucu değiştirmeyeceği, hal böyle olunca davalıya başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabet görülmediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kabulüne, 592.419,48 TL'nin 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6434, K. 2024/7655, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6434-e-2024-7655-k-9186a0b8a568