Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6314 E. 2023/7481 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6314
Karar No
2023/7481
Karar Tarihi
Konu
Alacak

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/97 Esas 2021/372 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Direnme (kısmen kabul) TEMYİZ İSTEYEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 19.11.2020 tarih, 2019/1853 E. ve 2020/5239 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile direnilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve 2021/11-964 E. 2023/397 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının yerinde olduğuna karar verilerek bozma nedenine göre davanın esasına yönelik ve diğer temyiz itirazları incelenmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir. Hukuk Genel Kurulu tarafından dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette 01.12.2007 tarihinden itibaren iş sözleşmesi kapsamında icra kurulu başkanı olarak çalıştığını, ayrıca sözleşme gereğince bazı grup şirketlerinde de muhtelif tarihlerde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı şirketlerde hatalı ve riskli olacağı düşünülen iş ve işlemler nedeniyle 26.04.2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, takiben iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak 30.04.2011 tarihinde feshedildiğini, gerek fesih nedeniyle gerekse de iş akdi kapsamında müvekkiline doğmuş yasal hak ve alacaklarının ödenmediğini, özellikle müvekkilinin sözleşme gereğince yıllık 100.000,00 USD prim alacağı bulunduğunu, öte yandan sözleşmenin süresinden önce haksız feshedilmesi nedeniyle sekiz aylık ücret alacağı ve maaşından alınan avansın tenzili ile kalan bakiyeden, yıllık izin ücreti alacağından, kıdem ve ihbar tazminatından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tüm alacak kalemlerinden toplam 707.988,62 USD karşılığı 1.303.619,44 TL ve 8.961,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 407.988,62 USD’nin aynen veya fiili ödeme tarihindeki rayiç üzerinden TL karşılığının, bakiye sekiz aya ilişkin ücretlerin karşılığı ve bu yıla ilişkin prim alacağı olarak 300.000,00 USD karşılığı 552.390,00 TL’nin ve 8.961,00 TL kıdem tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında 01.12.2007 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davacının icra kuruluna başkanlık görevini yürüteceğinin hükme bağlandığını, sözleşmenin süresi dolmadan davacı tarafça 24.05.2011 tarihli ihtarname keşide edilerek müvekkili şirketin davacının iş akdini haksız nedenle feshettiğinden bahisle hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, oysa sözleşmenin İş Kanunu’nun aradığı şartları taşıyan bir sözleşme olmadığını, zira bağımlılık unsurunun bulunmadığını, davacının iddialarının ve alacak taleplerinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Mahkemece Verilen ilk Karar Mahkemece 20.04.2018 tarihli ve 2013/394 E. 2018/208 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay Dairemizin 19.11.2020 tarih 2019/1853 E., 2020/5239 K. sayılı ilamı ile anılan sözleşmenin davacı ile .... adına ... ... tarafından imzalandığı, yönetim kurulu üyesi olan ... ...’in ... imzası ile tanzim edilen bu sözleşmenin şirketi bağlayıcı nitelikte olmadığı zira, şirket ana sözleşmesinin 12 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince holding namına düzenlenmiş her türlü evrakın ve belgenin muteber olması ve bu suretle holdingin sorumlu tutulabilmesi için bunların yönetim kurulunca derece ve şekilleri tayin edilmiş olan imza yetkisi verilmiş en az iki kişi tarafından şirket kaşesinin üzerinin birlikte imzalanmış olması şartına tabi olduğu, şirket ana sözleşmesinde belirlenen bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin eksik incelemede bırakıldığı gerekçesi ile bozulmuştur. C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde dahi taraflar arasında 01.12.2007 tarihli hizmet sözleşmesinin imzalandığının ikrar edildiği, taraflar arasında anılan sözleşme hükümleri uyarınca hizmet ilişkisinin sürdürüldüğü, her ne kadar davalı tarafça imza şekil şartından dolayı sözleşmenin kendilerini bağlamayacağı yönünde savunma da bulunulmuş ise de davacı tarafın hizmet sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirdiği, davalı tarafın geçersizlik iddiasıyla sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmekten kaçınamayacağı gibi bu hususun dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin geçerlilik şartlarını taşımadığını, kaldı ki Mahkemece sözleşmenin hatalı yorumlandığını, hesaplamaların da hatalı yapıldığını, davacının başarı primine hak kazanmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C.Dairemizin İnceleme Kararı 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D.Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve 2021/11-964 E., 2023/397 K. sayılı ilâmı ile davacının sözleşmedeki görev tanımı kapsamında grup şirketlerinde fiilen çalışmış olduğu, davalı şirket tarafından hem cevabi ihtarnamede hem de cevap dilekçesinde davacının sözleşme kapsamında çalıştığının kabul edildiği, davalı şirketin sözleşme ... sunulduktan sonra 03.03.2014 tarihli dilekçe ile birlikte imza savunması yaparak sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin önceki eylemiyle çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, mahkemenin 01.12.2007 tarihli hizmet sözleşmesinde davalı şirketi temsilen ... imza yer alsa da çelişkili davranış yasağı gereğince davalı şirketin sözleşme ile sorumlu olduğu, uyuşmazlığın bu sözleşme kapsamında çözümlenmesi gerektiği yönündeki direnme kararının yerinde bulunduğu gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. E. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirket nezdinde önce İcra Kurulu Başkanı (CEO-Üst düzey yönetici) daha sonra ise, yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davacının mali haklarının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 317, 319 uncu maddeleri 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6314, K. 2023/7481, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6314-e-2023-7481-k-01ccc3141cd4