Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6249 E. 2024/7733 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6249
Karar No
2024/7733
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1357 Esas, 2023/1035 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/524 E., 2023/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2000/06959 sayılı ve "i.ş.f ...+şekil" ibare ve biçimli 29, 30 ve 31 inci sınıftaki ürünleri içeren tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 12.01.2016 tarihinde 29 uncu sınıftaki ürünleri içeren 2016/1895 numaralı "..." ibareli markanın adına tescili istemiyle davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuruya müvekkilince kötü niyet, iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanılarak itiraz edildiğini, itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı ve nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin tanınmış markasıyla iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK'in 09.10.2017 tarih ve 2017-M-8546 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ortalama tüketicilerin iki işaret arasında ... ibaresinin ortaklığından kaynaklı ilişkilendirme kurmalarının kaçınılmaz olduğu, iki işaret arasında ilişkilendirme kurulma ihtimalinin olduğu yerde markaların da benzer olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, başvuru kapsamında yer alan ve kalan "29.sınıftaki yenilebilir yağlar" ürünlerinin, davacı markalarının kapsamında yer alan ürünlerle aynı türden olduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2017/M-8546 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "i.ş.f ...+şekil" ibareli marka arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun asli unsuru "..." ibaresi iken davacı markasının asli unsurunun ise "..." ibaresi olduğu, başvurudaki "öz" ibaresinin, "..." ibaresini niteleyen bir ibare niteliği taşıması nedeniyle markaların karıştırılacağı, üçüncü kişinin itirazı üzerine başvuru kapsamından "zeytin ve zeytin ezmeleri" malları çıkarılmış olsa da, dava konusu başvurunun bu mallar yönünden de ilan edildiği ve davacının bu mallar yönünden de başvuruya itiraz ettiği, dolayısıyla bu itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptalini talep etmekte davacının hukuki yararının olduğu gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda taraf markaları arasında yapılan karşılaştırmada başvuru markasında "..." ibaresinin baskın unsur olduğu, davacının itiraza mesnet markasında ise "i.ş.f" ibaresinin ön planda ve baskın olduğu, hatta "..." ibaresinin geri planda kaldığı, bu ibarenin burada baskın unsur olmadığı, markaların görsel, sesçil ve anlamsal olarak tamamen farklılaştığı, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı, başvuru markası ile davacı şirkete ait markalar arasında Mülga 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı belirtilerek markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek, başvuru markası olan işaretin "..." ibaresinden oluştuğu, işarette "..." ibaresinin başvuru konusu işareti davacı markaları ile ilişkilendirmeye müsait bir anlamsal, sescil ve görsel etki bıraktığı, çünkü öz ibaresinin ... ibaresini nitelediği, davacı markasındaki ayırt ediciliği temsil eder biçimde "..." ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, başvuruya anlamsal, sescil ve görsel olarak karıştırmaya neden olacak şekilde ithal edilmiş bulunduğu, "İ.Ş.F. ...+şekil" ibareli marka ile "..." ibareli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, var olan farklı unsurların ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, iki işaret arasında ilişkilendirme kurulma ihtimalinin olduğu, başvuru kapsamında yer alan ürünlerinin, davacı markalarının kapsamında yer alan ürünlerle aynı türden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mülga 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa markanın tescil edilmeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla başvuru markasının kapsadığı mallarla itiraza mesnet markanın kapsadığı mallar aynı ise de taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda aynı malları kapsayan markalarda tescil engeli için gerekli olan diğer şart sağlanmamış, başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında iltibas tehlikesi yaratılmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6249, K. 2024/7733, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6249-e-2024-7733-k-fb91746eb307