Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6179 E. 2024/7601 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6179
Karar No
2024/7601
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gazinatep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/512 Esas, 2023/932 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/609 E., 2020/811 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka ile genel ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzaladığını, kullandırılan krediye teminat teşkil etmek üzere müvekkili adına kayıtlı Başören Köyü 109 no.lu parselde mukim taşınmazda bulunan 25/200 paylı hissesinin ipotek edildiğini, ipotek verilmeden önce aynı taşınmazda bulunan 10/200 hissesi açılan şufa davası ile müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin, davalıya olan borcunu ödeyemediğinden davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, taşınmaz kayıtları gönderilirken şufa davası ile birleştirilen kısım da dahil olmak üzere müvekkili adına kayıtlı tüm (35/200 paylı) hissenin gönderildiğini, talep ve yazışmaların 35/200 hisse miktarı üzerinden yapılmak suretiyle müvekkilinin mağdur edildiğini, icra dosyasının kesinleşmesinden sonra tapu müdürlüğünün göndermiş olduğu tapu kayıtlarında müvekkilinin taşınmaz hissesinin 35/200 olduğunu ancak ipotek tarihinde müvekkili adına kayıtlı 25/200 hisse ayrımını yapmaması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunu, 10/200 hissenin fazladan satılmasına sebebiyet verdiğini, davalının dosya alacağını ve ipoteği dava dışı üçüncü kişiye temlik ettiğini, sadece ipotekli kısım olan hissesini 25/200 kısmı temlik etmesi gerekirken müvekkiline ait taşınmaz hissesinin tamamını temlik etmesi ile haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmaz değerine karşılık 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL ecrimisil alacağı olmak üzere toplam 2.000,00 TL tazminat ve ecrimisil alacağının taşınmazın icra yoluyla satıldığı 17.03.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata yönelik istem arttırılarak, dava değeri 243.972,64 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini zira davanın taşınmazları satın alan kişiye karşı açılması gerektiğini, davalıdan ecrimisil talep edilemeyeceğini, Şanlıurfa Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda şufa davası üzerine hisse birleştiğine dair bir bilgi bulunmadığını, davacının hisselerini birleştirmek suretiyle karışıklığa sebep olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabilmesi için kusur şartının aranmadığı, dosya kapsamında davalı bankanın davacının 10/200 hissesini de haklı bir sebep olmadan satışa çıkarttığı, davaya konu Başören köyü (eski 109 parsel) 382, 383 ve 384 parsel sayılı taşınmazların hataen ipotek kaydı konan ve cebri icra yolu ile satışı yapılan 10/200 hisseleri toplamı (88.750,00 m2'lik yüzölçümünün) satış tarihi olan 2011 yılı itibari ile hesaplanan değerinden (297.001,22 TL), yine bu hisselerin cebri icra sonucu satışından elde edilmiş gelirinin (icra takip dosyasında taşınmazın ihale satışından elde edilen gelirinin, hataen ipotek konulan paya isabet eden kısmı hesaplanarak) çıkartılması ile tazminat miktarının 242.972,64 TL olduğu davalı bankanın sebepsiz zenginleştiği, davacının tazminat yönünden talebinin kabulüne karar verildiği, davacı aynı zamanda dava konusu taşınmaz için ecrimisil talebinde bulunmuş ise de ecrimisilin zilyet olmayan malikin malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat oluşu, davacının söz konusu taşınmazın maliki olmadığından ecri misil şartları oluşmadığından bu yöndeki talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 242.972,64 TL maddi tazminatın zararın doğduğu tarih olan 17.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, ecrimisil tazminatına ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ecrimisil talebi yönünden verilen red kararında bir isabetsizlik görülmediği, başlatılan icra takibinde tapu müdürlüğüne yazılan yazıya istinaden taşınmaz kayıtları gönderilirken şufa davası ile birleştirilen kısım da dahil olmak üzere davacı adına kayıtlı tüm (35/200 paylı ) hissenin gönderildiği, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte davacının hissesinin 25/200 olduğu, ancak davacının açtığı şufa davasında verilen karara istinaden tapu müdürlüğünce davacının mevcut hissesi ile şufa davası sonucu temin ettiği hisselerin birleştirilerek 28.08.2006 tarihinde davacının hissesinin 35/200 olarak tescil edildiği, icra müdürlüğünün işlemleri sırasında tapu müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile birleşmeye ilişkin herhangi bir ibare bulunmaksızın dava konusu taşınmazdaki davacı hissesinin 35/200 olarak bildirildiği ve icra müdürlüğünce bu miktar üzerinden işlemlerin yapıldığı, bu oluş karşısında davalı bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, diğer anlatım ile somut olayda sebepsiz zenginleşmenin koşulları oluşmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6179, K. 2024/7601, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6179-e-2024-7601-k-9a275b771aa8