Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6163 E. 2024/7745 K. – Yabancı Hakem
Konu: Yabancı Hakem Kararının Tanınması Ve Tenfizi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6163
- Karar No
- 2024/7745
- Karar Tarihi
- Konu
- Yabancı Hakem Kararının Tanınması Ve Tenfizi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/646 Esas, 2023/1726 Karar HÜKÜM : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/417 E., 2022/197 K. Taraflar arasındaki yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden 11.09.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye tahkim şartı konularak taraflar arasındaki ihtilafa İngiliz Hukuku'nun uygulanmasının kararlaştırıldığını, taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine de davacı tarafın tahkime başvurduğunu, Tahıl ve Yem Ticaret Birliği (...)'nın Tahkim Yargılaması sonunda 09.09.2020 gün ve 18-007 sayılı kararı ile davacı lehine alacak kararı verildiğini, bu kararın uygulanabilmesi için tenfizine karar verilmesi gerektiğini, Türkiye'nin ve davacının mukim olduğu Birleşik Arap Emirlikleri'nin Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Konvansiyonuna taraf olması nedeniyle bu konvansiyon hükümlerinin uygulanması gerektiğini, hem New York konvansiyonu, hem de MÖHUK hükümlerine göre hükmün tenfizine engel teşkil eden bir durumun mevcut olmadığını beyan ederek, Tahıl ve Yem Ticaret Birliği (...) Tahkim Yargılaması'nın 09.09.2020 gün ve 18-007 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 11.09.2019 tarihli sözleşmenin (tahkim düzenlemesinin) geçersiz olduğunu, 10.04.1926 gün ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olarak sözleşmenin ingilizce tek suret olarak düzenlendiğini, ayrıca tahkim yargılaması sırasında davalının savunma hakkının da ihlal edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tenfizi engelleyen ve Mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir durumun; kamu düzenine aykırılığın veya tahkime tabi olmayan bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı, davalı tarafın, tenfiz engeli olarak ileri sürdüğü savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki itirazlarının da tahkim yargılaması kararı içeriğine uygun olmadığı, tahkim yargılamasında davalı tarafa savunma hakkı tanındığı, alıcı olarak vasıflandırılan davalı şirketin tarihsiz dilekçelerinin 07.05.2020 ve 24.06.2020 tarihlerinde tahkim komisyonu tarafından alındığının belirlendiği, dolayısıyla, New York Sözleşmesi hükümlerine göre gerek re'sen, gerekse davalı tarafından ileri sürülecek tenfiz engellerinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı taraf, 10.04.1926 gün ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olarak sözleşmenin ingilizce olarak düzenlendiğini ve bu nedenle tahkim şartının da geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'un yabancı şirketlerin Türk şirketleri ile yaptıkları sözleşmeler yönünden uygulanamayacağı, davalının kendisinin imzaladığı sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Tahıl ve Yem Ticareti Birliği'nin (...'nın) 09.09.2020 gün ve 18-007 tahkim nolu kararının tenfizine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 10.04.1926 gün ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olarak sözleşmenin ingilizce tek suret olarak düzenlendiğini, ayrıca tahkim yargılaması sırasında davalının savunma hakkının da ihlal edildiğini, davalının savunma haklarının ihlal edildiğini, savunma hakkının ihlali ile kamu düzenine aykırılık meydana geldiğini, yerel mahkemenin savunma hakkının ihlal edilmediği yönündeki tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davada vekille temsil edilmenin tek başına savunma hakkının etkin kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini, mahkemenin davalı tarafından ileri sürülen delil ve iddiaların hakem heyeti tarafından dikkate alınıp alınmadığının mahkemece resen tespit edilmesi gerektiğini, hakem heyetinin davalının dosyaya sunmuş olduğu yargılamanın gidişatı için önem arz eden delilleri ve beyanları dikkate almadığını, bu hususun yargılamanın adil olup olmadığı hususunda şüphe uyandırdığını, savunma hakkının kamu düzenine ilişkin olduğunu, savunma hakkının ihlali nedeniyle kamu düzenine aykırılık oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin Türk tabiyetinde bulunmadığı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru içerdiği, taraflar arasında düzenlenen 11.09.2019 tarihli sözleşmede taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda Londra'da tahkim yoluna başvurulmasının kararlaştırıldığı, 805 sayılı Kanunun 1. maddesine göre bu kanunun uygulanabilmesi için tarafların her ikisinin de Türk tabiyetinde bulunmasının gerekmekte olduğu, dava konusu olayda davacı şirketin Türk tabiyetinde bulunmadığından, sözleşmenin ve dava dilinin yabancı dilde olmasının 805 sayılı Kanuna aykırılık oluşturmayacağı, davalının hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmiş olması ve davalının kendisini vekille temsil ederek tüm savunma ve delillerini hakem heyetine sunmuş olmaları dikkate alındığında davalının savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceği, 5718 sayılı MÖHUK'un 62. maddesinde belirtilen yabancı hakem kararlarının ret sebeplerinden hiçbiri gerçekleşmediğinden mahkemece tenfiz talebinin reddini gerektiren sebeplerin bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi hükümleri 3. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 60 ıncı ve 62inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.