Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6024 E. 2024/3208 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6024
- Karar No
- 2024/3208
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/170 Esas, 2023/316 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...'ün Egebank A.Ş. .... Şubesine 10.12.1999 tarihinde 13.600,00 TL miktarında parasını yatırdığını, banka çalışanlarınca aldatılarak mevduatının off-shore hesaplarına yönlendirildiğini, Egebank A.Ş.'nin TMSF tarafından el konularak Sümerbank ile birleştirildiğini ve sonrasında Oyak Bank tarafından satın alındığını, 2007 tarihinde ise Oyak Bank'ın hisselerini ING Bank unvanlı şirkete sattığını ileri sürerek 13.600,00 TL tutarındaki mevduatın 10.12.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu paranın Off Shore Banka gönderilmesinin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, dolayısıyla zamanaşımı itirazında bulunduğunu, TMSF bünyesinde bulunan Egebank A.Ş, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş, .... Bankası Yaşarbank A.Ş., Bank ... T.A.Ş., ... Bank T.A.Ş.'nin devir ve birleşme suretiyle ... A.Ş. bünyesinde birleştirildiğini, 09.08.2001 tarihinde de ... A.Ş. hisselerinin TMSF ile OYAK'a devredildiğini, Oyak Bank hisselerinin tamamının 18.06.2007 tarihinde Ing Bank N.V.'ye devredildiğini, borç varsa borcun muhatabı ve sorumlusunun OYAK'a ile aralarındaki sözleşme gereği borcu üstlenen TMSF olduğunu, davanın asli yükümlüsünün TMSF olduğunu ileri sürerek davaya taraf olmadıklarını davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, görünüşteki havalenin gerçekte ilgili bankanın merkez şubesindeki hesapta bulunduğu, bu nedenle güven ve itibar kurumları olan bankaların topladıkları mevduatları 4389 sayılı Yasa'nın 10/ilk maddesi gereğince iadeyle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının alacağı olan 13.600 TL'nin 10.12.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont faizi ile, bu tarihten itibaren ise avans işlemlerine uygulanan temerrüt faizi ile davalı ...'tan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2019/488 E.- 2022/7234 K. sayılı kararıyla "...Özetle, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacı yanın 10.12.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarılmış, işbu dava ise 26.12.2014 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin tüm, feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; Yargıtay bozma ilamında ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımı başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiği, davacının parasının rızası dışında aktarılmasının haksız fiil olacağı, haksız fiilden kaynaklı sorumluluğun fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, konu ile ilgili Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere zamanaşımı off-shore hesabına aktarma tarihinden başladığı, fiilin ''banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık'' suçunu oluşturduğu ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilirse dahi 10 yıllık zamanaşımını geçen bir zamanaşımı süresi bulunmadığı, netice itibariyle davalı tarafça zamanaşımı def'inde bulunulduğu ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma öncesi kararda direnilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını kabul etmemekle birlikte zaman aşımı başlangıç tarihinin davacının hesaba para yatırdığı 10.12.1999 tarihinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi sebebiyle ceza zaman aşımının değerlendirilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...Ş'nin külli halefi olduğu bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple ; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.