Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/595 E. 2024/5020 K. – Marka Hükümsüzlü
Konu: Marka Hükümsüzlüğü
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/595
- Karar No
- 2024/5020
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka Hükümsüzlüğü
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1309 Esas, 2022/1689 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/394 E., 2019/4 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ağırlıklı olarak kadın giyim olmak üzere erkek giyim ve moda aksesuarları gibi ürünleri bulunan müvekkilinin, 2007 yılından bu yana belirli mağazalarında "... Man" adlı bir erkek koleksiyonu da sunduğunu, müvekkilinin yine belirli mağazalarında satışa sunulan "... Touch" adlı aksesuar koleksiyonunun yanı sıra ... Baby, ... Kids ve ... Sports & Intimates olarak anılan koleksiyonlarının da bulunduğunu, Violeta by ... koleksiyonunun ise büyük bedenler için geliştirildiğini, müvekkilinin koleksiyonlarının Türkiye'deki mevcut mağazaların yanı sıra www.mangoshop.com adresli web sitesinden de temin edildiğini, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde kayıtlı bulunan "Blacksmith" markalarını tescil edildiği tüm emtialar yönünden kullanmakla yükümlü olduğunu, davalı adına tescilli olan "Blacksmith" markalarının çok sayıda sınıfta tescili var ise de her emtia açısından kullanılmadığını, dolayısıyla markanın kullanılmayan bu emtialar yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini ve markanın kullanıldığına ilişkin ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, davalının kullanmadığı bir markaya ilişkin olarak müvekkiline karşı çeşitli davalar ikame ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ve bu sebeple de açılan işbu davada müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu iddia ederek davalı adına 2005/54452, 2006/10498, 2006/50312, 2006/63723 ve 2016/24692 sayı ile tescilli "..." ve yine esas unsuru "..." olan 2012/38257 "... 16/12 (3-1) ... KUMAŞ" markalarının tescil edildikleri tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hükümsüzlük talepli dava ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, hükümsüzlük davası açmak için gereken yasal süreyi geçirdiklerini, müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli "Blacksmith" markasının müvekkili tarafından tescil edildiği 2006 yılından bu yana aktif olarak kullanıldığını, davacı yanın bunun aksine tek bir iddia ileri süremediğini ve hiçbir delil de sunamadığını, müvekkilinin soyadı olan Nalbant kelimesinin İngilizcede "Blacksmith" anlamına geldiğini ve müvekkili tarafından markanın tercih edilme sebebinin bu özel durum olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava konusu markaların ilişkin olduğu emtia alanında faaliyette bulunmakta olup benzer ürünlerin ticaretini yaptığı, dolayısıyla davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde kötü niyetli tescilin söz konusu olmadığı, ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi anlamında bilirkişi raporunda belirtilen markaların belirtilen emtialar yönünden 5 yılı aşkın süreden beri davalı tarafça kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı 2005/54452 tescil numaralı markanın 24. sınıfta "dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar" emtiası haricindeki emtialarda, 25. sınıfta "çoraplar, flarlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri, ayakkabılar, çizmeler, botlar, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları, topuklar , konçlar, sayalar, başlıklar, şapkalar, bereler, kepler, kasketler, bebekler için bu sınıfa dair özel eşyalar, kravatlar, papyonlar, flarlar, şallar, baş örtüleri, pareolar, geçme elbise yakaları, bandanalar, manşonlar, kol bantları, baş bantları, bileklikler, kemerler, pantalon askıları, jartiyerler emtilarında ve 3., 9., 14., 16., 18., 35. ve 43. sınıflarda sayılan emtialarda, davalı adına kayıtlı 2006/10498 tescil numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden, yine davalı adına kayıtlı 2006/50312 tescil numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden, davalı adına kayıtlı 2006/63723 tescil numaralı markanın 18. sınıfın tamamı, 25. sınıfın tamamı ve 24. sınıfın dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar emtiası haricindeki emtialar yönünden kullanmama sebebi ile iptaline, davacının fazlaya dayalı talepleri ve diğer markalar yönündeki taleplerinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tescile dayalı kullanımı gerçekleştirmekte olup tescilli ve tanınmış ... markası ile birlikte ... ibaresini kullandığını, müvekkilinin marka kullanımlarına ilişkin olarak taraflarınca dava dosyasına delil ibraz edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da bu delillere değinildiğini, davalının 25. sınıfta yer alan giysi emtiaları başta olmak üzere çok sayıda emtiaları içeren tek tescilli markasının 2016/24692 kod numaralı ... markası olduğunu, söz konusu markaya ilişkin olarak her ne kadar kullanmama sebebiyle iptal için gerekli olan 5 yıllık süre dolmamışsa da bu markaya ilişkin olarak müvekkilinin eskiye dayalı hak sahipliği iddiasının söz konusu olduğunu, taraflarınca dava dosyasına sunulan deliller ve davalının ... markasına ilişkin sunduğu delilleri ve ticari defterleri incelendiğinde bu inceleme neticesinde davalının ... markasının 25. sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysileri” emtiaları bakımından kullanımına 27.09.2016 tarihinde başladığının görüldüğünü, dava dosyasına sunulan deliller incelendiğinde ise 25. sınıf bakımından müvekkiline ait ... marka kullanımının bu tarihten daha eskiye dayandığının tespit edildiğini, bilirkişi heyeti tarafından müvekkilinin 25. sınıf emtialarındaki hak sahipliğinin davalının kullanımından daha eskiye ait olduğu şeklindeki görüşü de dikkate alındığında 2016/24692 kod numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, kararın kısmen kabul edilen kısım açısından hukuka uygun olduğunu, diğer sair redde konu emtialar bakımından da iptalin gerekli olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, özellikle tekstil sektöründe kendisinden daha eski olduğunu bilmesine rağmen markayı tescil ettirerek hakkını kötüye kullanarak müvekkiline karşı çok sayıda dava açtığını, müvekkilinin ... markasının kullanımına 25. sınıfta davalıdan daha önce başlandığını, bu hususun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu bağlamda davalının müvekkilinin özellikle 25. sınıf bakımından kendisinden daha önce marka kullanımına gittiğini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, bunlara dikkat edildiğinde davalı markalarının kötü niyet sebebiyle de hükümsüz kılınmasının gerektiğini belirterek neticeten İlk Derece Mahkemesinin kısmen ret kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 25. sınıfta tescilli 2016/24692 numaralı, 24. sınıfta tescilli 2012/38257 numaralı blacksmith ibareli markalarının tescil tarihlerinin üzerinden (markanın iptalinde aranan) 5 yıllık sürenin dava tarihinde geçmemiş olduğu belirlenmekle markaların iptali söz konusu olamayacağı, davacının, davalı adına 25. sınıfta 2016/24692 tescil sayısı ile kayıtlı olan markaya ilişkin eskiye dayanan kullanım hakkının bulunduğunu, gerçek hak sahipliğinin korunması gerektiğini, davalının 25. sınıf kapsamındaki markasal kullanımının ilk olarak 27.09.2016 tarihinde olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, davalının bunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu marka ile ilgili tescile dayanan hakkını kötüye kullanarak kendilerine karşı davalar açıldığını, ilgili markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini ileri sürdüğü, markanın tescilinden doğan hakların kural olarak yalnızca tescili yapılan ülkede koruma sağladığı, bir markanın WIPO nezdinde tescilinin taraf olan tüm ülkeleri kendiliğinden kapsamadığı, başvurucunun markasının korunmasını istediği her ülkeyi ayrı ayrı seçerek buna ilişkin harçları yatırması gerektiği, davacı şirketin söz konusu marka için Türkiye'de bir koruma almadığı, hatta Türkiye nezdindeki marka tescil başvurularının, markanın davalının adına tescilli olmasından dolayı reddedildiği ayrıca dava dışı üçüncü kişi konumundaki davacının bağlı olduğunu beyan ettiği şirketin (Consolidated Artists BV) iş bu davanın tarafı haline kendiliğinden gelmesinin mümkün olmadığı, buna dayanılmasının iş bu davada incelenme imkanının olmadığı, diğer yandan davacının davalı adına 25. sınıfta 2016/24692 tescil sayısı ile kayıtlı olan markaya ilişkin dosya kapsamına sunulu bilgi, belge ve delillerle ülkemizde eskiye dayanan kullanım hakkının bulunduğunu, gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığı gibi davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu da ispatlayamadığı, ilgili markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ve markalarının tanınmış olduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, uzman mütalaasının dikkate alınmadığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıya ait 2005/54452, 2006/10498, 2006/50312, 2006/63723, 2016/24692 sayılı, "Blacksmith" ibareli ve 2012/38257 sayılı, "Blacksmith ... Kumaş" ibareli markaların 5 yıl kullanılmaması ve üstün hakka dayalı hak sahipliği iddiasıyla hükümsüzlükleri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.