Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5633 E. 2024/7354 K.
Konu: Türkpatent Yidk Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5633
- Karar No
- 2024/7354
- Karar Tarihi
- Konu
- Türkpatent Yidk Kararının İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/974 Esas, 2023/969 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2021/83 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/95799 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun ilanına davalı şirket tarafından "..." asıl unsurlu markalar dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak kullanılmış ise de markalardaki hakim unsurların "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğunu, ayrıca "..." ibaresinin markaların kullanıldığı ürünlerle ilgili bir kelime olduğunu, tali unsur olarak kullanılan "..." ibaresinin kullanılmasının bir benzerlik, iltibas ya da karıştırılma sonucuna neden olmayacağını, markaların görsel ve işitsel açıdan birbirinden tamamen farklı bulunduklarını, markada müvekkilinin tanınmış ... ibaresinin kullanılması ile yapılan hizmetin ...'e ait olduğuna işaret edilmek istendiğini, ... ibaresinin ulusal ve uluslararası pek çok şirket tarafından kullanılmasının bu ibarenin zayıf marka olduğunun açıkça göstergesi olduğunu, ... ibaresinin ancak başka kelimeler ile kombine edildiği takdirde bir anlam ifade ettiğini, ... kelimesinin gelişen teknoloji ile yaygın bir şekilde kullanılan ibare olması sebebi ile tek başına davalının kullanımına bırakılamayacağını ileri sürerek, YİDK’in 2019-M-10043 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkilinin "..." esas unsurlu markaları arasında ayırt edilmeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, aynı ve ilişkili hizmetleri kapsadığını, markalarda yer alan "..." ve "..." ibarelerinin çatı marka niteliğinde olması nedeniyle markalar arası benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınamayacaklarını, müvekkilinin markasında yer alan “...” ibaresinin tescil edildiği hizmetler bakımından ayırt edici niteliği haiz olduğunu, hiçbir surette zayıf marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının "... FON ..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "..." ibaresinin asli ve belirleyici olarak ön planda olduğundan karşılaştırmada bu ibarenin esas alınması gerektiği, çatı markası olduğu ileri sürülen ... ibaresinin daha küçük puntoda yazıldığı ve başvuruda tali unsur olarak göründüğü, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu ve dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere robot tavsiye sistemleri, yatırım tavsiyeleri sunan dijital platform ve uygulamaları ifade etmek için kullanılan bir ibare olduğu, buna göre ... ibaresinin, bir dijital yatırım sistemi olup, bankacılık ve finans sektöründe yaygın kullanılan ve herkesin kullanımına açık bu ibarenin davalının tekeline verilemeyeceği, bu kapsamda 36. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı ya da tanımlayıcılığa yakın bir ibare olduğu, ayırt edicilik taşımadığı ve herkesin kullanımına açık bulunduğu, bunun dışında kalan unsurlar itibariyle de taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik olmadığı, ayırt edicilik taşımayan "..." ibaresinin markalarda ortak olarak yer almasının markalar arasında karıştırılma tehlikesine yol açmayacağı, akisinin kabulü halinde bankacılık ve finans sektöründe yaygın olarak kullanılan "..." ibaresinin davalının tekeline alınacağı, bu nedenlerle taraf marka işaretleri arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.