Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5541 E. 2024/6957 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5541
Karar No
2024/6957
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1028 Esas, 2023/819 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/316 E., 2023/77 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile tekstil sektöründe faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin kullanmakta olduğu "..." markasını "... ... & ..." olarak 2003/19471 sayı ile 24, 25 ve 35 emtia sınıflarında kullanılmak üzere TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, daha sonra aynı ibareyi "... " olarak 2017/75700 sayı ile tescil için başvurduğunu, müvekkilinin "..." markası üzerinde üstün hak sahibi olduğunu ve bu ibareyi sektöründe bilinir bir marka haline getirdiğini, ancak hal böyle iken, davalının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak, müvekkilinin markası ile iltibas oluşturarak müşteri portföyünden istifade etmek için 28.10.2014 tarihinde ... Giyim San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. unvanı altında şirket kuruluşu yaparak "..." markası altında müvekkili ile aynı sektörde faaliyete başladığını, davalının bu bağlamda 2014/96960 sayı ile "... GİYİM" markasını tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkili markası ile iltibas oluşturduğunu, söz konusu iltibası davalının bizzat kendisinin itiraf ettiğini iddia ederek, davalı adına 2014/96960 sayı ile tescilli "... GİYİM" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı adına tescilli "... Giyim" markası ile davacı adına tescilli "... ... & ..." markası arasında örtüşen hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olduğu yönündeki beyanının herhangi bir hukuki veya fiili temeli bulunmadığını, ... markasının davacı şirketin tescilinden sonra pek çok şirket tarafından tescilli olduğunu, müvekkili markası ile davacı markası arasında görsel olarak da benzerlik bulunmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 2003/19471 tescil nolu PD ...&... markasının 24/25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde davacı adına, 2014/96960 tescil nolu ... GİYİM markasını 25. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde davalı adına tescilli olduğu, her iki markanın da kelime markası olup, markalardaki "..." ve "giyim" ibarelerinin herhangi bir ayırt edicilik katmadığı, her iki markanın müşterek ayırt edici unsurunun tescilli oldukları emtialar yönünden "..." ibaresi olduğu, böylece markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olup tescilli oldukları emtia sınıflarının da aynı olduğu ve böylece ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalini doğurduğu, davalı markasının tescil tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre içerisinde beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, esasen davacının davalının 2017 yılında yaptığı marka başvurularına yapılan itiraz ile haberdar olduğu ve davanın 10.04.2018 tarihinde açıldığı, sessiz kalma yoluyla hak kaybının olmadığı, davacının hükümsüzlüğe dair davasının kabulü gerektiği, davacının unvan terkinine ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede davacının "..." ibaresini taşıyan markası 2003 yılında tescil edilmiş olup, ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ... ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 02.05.2005 tarihinde kurularak tescilinin yapıldığı, kılavuz unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı şirketin ise 28.10.2014 tescil tarihi itibariyle "..." olarak kurulduğu, bu şirketin de kılavuz unsurunun "..." ibaresi olduğu, her iki şirketin de yakın adreste faaliyette bulunup, faaliyet alanlarının da giyim sektörü olduğu, taraf şirketlerin unvanlarında yer alan bu ibarelerin görsel, fonetik ve kavramsal olarak aynı olup, tarafların aynı sektörde ve yakın çevrede faaliyet göstermeleri sebebiyle karışıklığa neden olabileceğinin kabulü gerektiği, davalı şirketin kuruluş tarihi ile dava tarihi arasında beş yıllık süre geçmediği gibi, davacının 2017 yılında yaptığı marka başvurusuna itiraz üzerine davalıdan haberdar olduğunun bildirilmesi karşısında bu talep yönünden de hak düşürücü sürenin geçmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2014/96960 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, yine davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, başkaca esasa yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmese de, ticaret unvanının tescil edilmiş olmasının başlı başına tescilli marka hakkının ihlalini oluşturmadığı, ayrıca markasal kullanımın da gerçekleşmesi gerektiği, davalının ticaret unvanının markasal olarak kullanıldığına dair bir delil bulunmadığı, bu yönde dosyaya yansıyan bir delile de rastlanmadığı, sadece davacı markasıyla benzerliği nedeniyle davalı ticaret unvanının sicilden terkinine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, kararın kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalı adına tescilli 2014/96960 tescil nolu ''... GİYİM'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanındaki ''...'' ibaresinin sicilden terkinine yönelik davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5541, K. 2024/6957, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5541-e-2024-6957-k-dba335037a1b