Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5176 E. 2024/7463 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5176
Karar No
2024/7463
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1604 Esas, 2023/1084 Karar HÜKÜM : Kısmen kabulüne kısmen reddine, ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/232 E., 2021/104 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006 63275 numaralı "... DÜNYASI" markasının sahibi olduğunu, işletmesinde perakende satış yaptığını, davalıların ise müvekkilinin markasının aynısını kullanarak ... internet adresinde müvekkilinin tescilli sınıflarında ürün satışı yaptığını, söz konusu alan adının 23.11.2004 tarihinde kullanıma açıldığının ve davalı ... adına kayıtlı olduğunun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/3 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde tespit edildiğini, söz konusu tespit dosyasında bilirkişi tarafından müvekkilinin markasının koruma kapsamındaki sınıfların söz konusu internet sitesinde ticarete konu olduğunun ve davalıların kullanımının 556 sayılı KHK'nın 9/e maddesi hükmüne aykırı olduğunun tespit edildiğini, davaya konu internet sitesinden alışveriş yapıldığında ödemelerin diğer davalı ... şirketi tarafından tahsil edildiğini, FSEK uyarınca davalılardan Mobitek firmasının ... internet sitesi üzerinde mesafeli satış sözleşmesinin tarafı olduğunu ve internet sitesinde belirtilen bankalar üzerinden satış bedelleri tahsil ettiğini, davalıların kullanımlarının 556 sayılı KHK ve FSEK'e aykırı olduğunu, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu sebeplerle markaya tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıların "... DÜNYASI" markasını her türlü yayın, hizmet, mal ve ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri, basılı kağıtlar, fatura ve sair ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmalarının önlenmesine, "..." internet alan adının iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararın Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek iki büyük gazetede masrafı davalılardan alınmak şartıyla ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2000 yılında kurulduğunu, ... adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, 2011 yılından bu yana bu site üzerinden oyun, ... ve hobi ürünlerinin online satışını yaptığını, söz konusu alan adının 2004 yılında tescil edildiğini, alan adı kaydında alan adı sorumlusu olarak görünen diğer davalı ...'in müvekkilinin o tarihlerdeki bordrolu çalışanı olduğunu, müvekkilinin bu site üzerinden online alışveriş mağazası projesini faaliyete geçirmeden önce 2010 yılında "... DÜNYASI" isminin başkası adına tescilli olup olmadığının araştırdığını ve davacı-karşı davalıya ait tescilli bir marka olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket ortağının davacı-karşı davalının Kadıköy'deki adresinde bulunan "... ..." isimli iş yerine giderek davacı ile görüştüğünü, davacı tarafın bu görüşmede markayı kullanmadığını ve müvekkilinin kullanması halinde bu kullanıma engel olmayacağını söylediğini, hatta 2011 yılında bu markanın müvekkiline devrinin talep edildiğini, ancak markanın manevi değer taşıdığı belirtilerek devir yapılmadığını, davacıdan iki kez muvafakat alan müvekkilinin bu site üzerinden e-ticaret faaliyetine başladığını, ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2012 66933 numaralı "oyuncakdunyasi.com" ve 2013 37022 numaralı "oyuncakdünyası.com" marka başvurularında bulunduğunu, başvuruların davacıya ait 2006 63275 numaralı markası nedeniyle 35.sınıf yönünden reddedildiğini, kalan mal ve hizmetler bakımından yayınlandığını, başvuru sürecinin halen devam ettiğini, müvekkilinin kullanımına davacı tarafından izin verilmiş olduğundan dolayı bir tecavüzün söz konusu olmadığını, ayrıca davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından kullanılan marka ile davacı markasının benzer olmadığını, karıştırma ihtimali bulunmadığını, öte yandan davacı-karşı davalıya ait 2006 63275 numaralı markanın davacı tarafça hiç kullanılmadığını, davacının perakende ve toptan ... satış faaliyetlerini "... ..." markası altında gerçekleştirdiğini, bu markanın da 2012 30901 no ile 35.sınıfta tescilli olduğunu, dolayısıyla markanın 556 sayılı KHK'nun 14 üncü maddesi uyarınca iptali gerektiğini, bu sebeplerle açılan asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 2006 63275 numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalıya ait 28. ve 35. sınıflarda tescilli 2006 63275 numaralı “... DÜNYASI” markasının daha önce davalı ..., daha sonra davalı-karşı davacı Mobitek şirketine ait ... alan adında aynen kullanıldığı, bu alan adına sahip internet sitesinde davacı-karşı davalının markasının tescil kapsamında olan ... ürünlerinin satışının yapıldığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, her ne kadar davalı-karşı davacı Mobitek şirketi davacı-karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığına dair savunma yapmışsa da, davalılar ... ve Mobitek adına tahsisli ... alan adının 23.11.2004 yılında tescil edilmesine rağmen davalılar tarafından daha sonra devralındığı, 2011 yılına kadar bu internet sitesinde hiç bir faaliyetin bulunmadığı, davalıların 2011 yılında başlayan ve davacı-karşı davalının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarına karşı 5 yıllık süre dolmadan bu davanın açıldığı, bu nedenle davacı-karşı davalının sessiz kalma nedeniyle hak kaybının söz konusu olmadığı, her ne kadar dinlenen davalı-karşı davacı tanıklarının davacının markayı kullanması için davalı-karşı davacı şirkete izin verdiğine dair beyanda bulunmuşlarsa da, marka kullanım hakkının davalı-karşı davacı şirkete devredildiğine dair yazılı bir delil bulunmadığı, bu nedenle davalı-karşı davacı Mobitek şirketinin markayı kullanmadan önce davacı-karşı davalıdan izin aldığını da kanıtlayamadığı sonucuna varıldığı, davacı-karşı davalının marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 62/1-b maddesi uyarınca davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, muhasip bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda davalıların elde ettiği gelirin davada talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminat tutarından daha fazla olduğunun tespit edildiği, mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilebileceğinden davalıların davacıya 10.000,00 TL maddi tazminat ödemesi gerektiği, markanın kullanım şekli, kullanıldığı süre, davalıların marka kullanımı nedeniyle elde ettikleri ciro, davalıların kusur durumuna göre talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu, ayrıca davacı-karşı davalının markasına tecavüz teşkil eden davalılara ait ... alan adının da iptali gerektiği, karşı dava yönünden; her ne kadar davacı-karşı davalının iş yerinde "... DÜNYASI" tabelalarını ve markasını ürünler üzerinde hangi tarihte kullanmaya başladığı kesin olarak tespit edilememişse de, davacı-karşı davalının incelenen ticari kayıtlarında "... ..." ve "... Dünyası" ibarelerinin 2011 yılına ait faturalarda birlikte kullanıldığının tespit edildiği, "... ..." markasıyla birlikte kullanılmış olmasının adına tescilli olan "... DÜNYASI" markasını kullanmadığı anlamına gelmediği, davacı-karşı davalının her ne kadar üçüncü şahsın marka kullanımını gösteren deliller sunamamışsa da, 05.11.2008 tarihinde markasıyla ilgili dava dışı üçüncü şahısla marka lisans sözleşmesi yaptığı, ayrıca dinlenen tanıkların da davacı-karşı davalının "... DÜNYASI" markasını tescil edildikten sonra kullanmaya başladığını beyan ettiklleri, tüm bunların davacı-karşı davalının markasının tescil edildiği 2007 tarihinden itibaren 5 yıllık süreç içinde kullanıldığını gösterdiği, bu nedenle davalı-karşı davacının markanın kullanılmaması nedeniyle dava açmakta haklı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalıların ... alan adında davacının "... DÜNYASI" markasını kullanmak ve ... satışı yapmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiklerinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalıların ... DÜNYASI markasını her türlü yayın, hizmet, mal ve ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri, basılı kağıtlar, fatura ve sair ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmalarının önlenmesine, "..." internet alan adının iptaline, 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin tespit tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kararın masrafı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek iki büyük gazeteden birinde bir kez ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in istinaf başvurusunun incelenmesinde, davalı şirketin çalışanı olduğu dönemde, davaya konu web sitesi alan adının tescili işlemlerini yürüttüğü, tescilin ise davalı ... şirketi adına yapıldığının davaya konu alan adı ... kaydından ve mahkemece alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, davalı ... vekilinin de, ...'ın müvekkilinin bordrolu çalışanı olduğu ve web sitesinin şirkete ait olduğunu beyan ettiği, mahkemece davanın ... yönünden esastan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmediği, davacı markasının tescilli olduğu ve davalının ... web sitesinde davacı markasının tescilli olduğu ... ürünlerinin online olarak tanıtıldığı ve satışa sunulduğu, davalı tarafça davacının izninin bulunduğu ileri sürülmüş ve bu konuda tanık dinletilmişse de, davalı tarafça markanın kullanılması yönünde yazılı izin ve lisans belgesi ibraz edilemediği, davalı tarafın alan adının davalı tarafça 2011 yılında davalı şirket adına tahsis edildiği, davanın açıldığı 11.03.2014 tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği gibi, Dairece celp edilen TÜRKPATENT kayıtlarından görüldüğü üzere, davacının 2012-2013 yıllarında davalının "... dunyasi.com" ibareli her iki marka tescil başvurularına itiraz ettiğinin anlaşıldığı, davacının kullanıma sessiz kaldığından bahsedilemeyeceği ve davalı vekilinin 5 yıllık sürenin hesabında alan adının üçüncü kişi adına ilk tahsis tarihi olan 2004 yılının esas alınması gerektiğine yönelik savunmasının yerinde olmadığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK 9/2-e maddesi gereğince davacı markasının tescil sınıfında ticari etki yaratacak şekilde, alan adı ve site içeriğinde 2011 yılından itibaren kullanıldığı anlaşılmakla asıl davanın ... şirketi yönünden kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılığın görülmediği, davalı-karşı davacı ... şirketi vekilinin karşı davaya yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; karşı dava tarihinde yürürlükte olan 556 Sayılı KHK 14 üncü maddenin Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 E. ve 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, yasal dayanağı kalmayan karşı davada, tavsiye niteliğinde hükümler içeren TRIPS ve Paris Sözleşmesi hükümleri ile yasal boşluğun doldurulamayacağından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediği, mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükletileceği tarafın tespitinde haklılık durumunun gözetileceği, davacı-karşı davalının davaya konu markayı kullandığı ve haklı olduğu gerekçesiyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tümüyle davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmişse de, karşı davada davacı-karşı davalının sunduğu faturalarda ... DÜNYASI markasını tescilli olduğu 35. sınıfta ... ürünlerinin satışı hizmetinde kullandığı ancak tescilli olduğu diğer mal ve hizmet sınıflarında kullandığının ispatlanamadığı, davalı-karşı davacının dava tarihinde tamamen değil kısmen haklı olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı davada haklılık durumuna göre paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... Modern Bilgisayar İletişim Teknoloji Hiz. Ltd. Şti vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... Modern Bilgisayar İletişim Teknoloji Hizmetleri Ltd. Şti. aleyhinde açılan davanın kabulüne, davalının ... alan adında davacının "... DÜNYASI" markasını kullanmak ve ... satışı yapmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalının ... DÜNYASI markasını her türlü yayın, hizmet, mal ve ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri, basılı kağıtlar, fatura ve sair ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmasının önlenmesine,"..." internet alan adının iptaline, 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin tespit tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek iki büyük gazeteden birinde bir kez ilanına, karşı dava konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar; davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, internet alan adının iptali ile maddi ve manevi tazminat, karşı davada markanın kullanmama nedeniyle iptali istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 9, 14, 66/b maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5176, K. 2024/7463, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5176-e-2024-7463-k-36f142fbd39a