Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4860 E. 2024/6657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4860
- Karar No
- 2024/6657
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/601 Esas, 2023/574 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/145 E., 2021/26 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/99710 sayılı ve "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK+şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı ...'in bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma yaptığı başvurusuna itirazlarının reddedildiğini, bu karara karşı itirazlarının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla kısmen kabul edilerek 35. sınıftaki bir kısım malların satışı hizmetinin başvuru kapsamından çıkartıldığını, kalan kısım yönünden ise itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının, davaya konu markayı 2016 yılından itibaren fiilen kullandığını, bu markayla sektörde bilinir hale getirdiğini, aynı marka adı altında aynı ilde 27.04.2018 tarihinde ikinci şubesini açarak “GÜZEL EV FULL HEDİYELİK 2” ismini verdiğini, açılan bu ikinci mağazanın/şubenin işlerini takip etmek üzere akrabalık ilişkisi içerisinde olduğu davalı ...’i getirdiğini, davalının mağazanın işlerini takip ettiğini, müvekkili ile davalı arasında anlaşmazlık ortaya çıkması üzerine tarafların ayrıldığını, davacının markasını tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, davalının da 24.09.2018 tarihinde davalı kurum nezdinde müvekkiline ait olan “GÜZEL EV FULL HEDİYELİK” ibaresini tescil ettirmek için başvuruda bulunmuş olduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, davalının başvurusu tarih itibariyle önce olsa dahi davacı tarafından çok eskiye dayalı bir kullanım hakkının söz konusu olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 27.01.2020 tarih ve 2020-M-85 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2018/84635 sayılı markanın tescili halinde tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2-Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin marka başvurusunu 24.09.2018 tarihinde yaptığını, bu tarih itibariyle tescilden doğan haklar elde ettiğini, davacının başvurusunun ise 06.11.2018 tarihli olduğunu, davacının marka tescilinden doğan haklara sahip olmadığını, markanın korunabilmesi için tescil edilmiş olması gerektiğini, davacının iş bu davayı açmakla hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi davacının yanında çalışmadığını, davacının bunu ispat edecek delil sunmadığını, mağazanın işletmeciliğini birlikte yaptıklarını, aralarında iş ortaklığı başladığını, dava konusu markanın ... ve maddi olarak sahibinin davalı olduğunu, ortaklık sona erince markanın sahibi olarak davalının ayrı bir mağaza açtığını ve ismini "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK" olarak devam ettirdiğini, davacının da aynı ismi kullanmak için davalıdan müsaade istediğini, davacının mağaza ismini "Güzel Ev AVM" olarak koyulduğunu, bu durum nazara alındığında "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK" markasının sahibinin davalı olduğunun ortaya çıktığını, itiraz üzerine başvurunun reddi için önceki tarihte başvurusu yapılmış markayla benzer ve kapsadıkları emtiaların aynı/benzer olması gerektiğini, somut olayda itiraza mesnet markanın kayıtlara daha sonradan girdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruya itiraz aşamasında işlem dosyasına sunulan deliller, davacının isminin yer aldığı antetli faturalar, davaya konu ibareyle faaliyet gösteren işyerinin kirasının davacı tarafından ödendiğine ilişkin fatura, sosyal medya görselleri ve özellikle davalı tarafından işlem dosyasına delil olarak sunulan görsellerin de davacıya ait mağazanın şubesi olarak açıldığı sabit olan "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK 2" adli işyerine ait olması dikkate alındığında davacının davaya konusu ibareyi başvuru tarihi itibariyle ticaret hayatında en az iki yıldır ciddi surette markasal olarak kullandığı ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırdığı hususlarını ispatladığı, davacının eskiye dayalı kullanım hakkı bulunduğunun istinaf yoluna başvuran davalı kurumun dava konusu YİDK kararında da kabul edilmiş olduğu, yine davalının davaya konu markanın ... sahipliğinin iddia ettiği gibi tarafına ait olduğunu ispata yeter kanıt sunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında kötü niyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceğinin düzenlendiği, öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E.-2008/507 K. sayılı ilamında kötüniyete ilişkin olarak, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edildiği, herhangi bir anlam içermeyen fantezi bir ibareden oluşan markanın benzerinin haklı bir sebep olmaksızın aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından tescil ettirilmesinin ise davacı markasından yararlanma amacını taşıması nedeniyle kötü niyetli tescil olarak kabulü gerekeceğinin belirtildiği, bu kapsamda, davalının davaya konu "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK" adlı ibarenin ilk olarak davacı tarafından oluşturulduğu, bu ibarenin uzun süredir tescilsiz olarak markasal olarak kullanıldığını bildiği, daha sonra aralarındaki iş ilişkisinin ne şekilde değiştiği sabit olmamakla birlikte marka üzerindeki hak iddialarını dayandırdığı "GÜZEL EV FULL HEDİYELİK 2" adlı mağazanın da davacıya ait işyerinin şubesi olarak açıldığının sabit olduğu, davalının bu markanın davacıya ait olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının ticari faaliyetlerini engelleyeceğini ve onun menfaatlerine zarar vereceğini bildiği halde kendi adına marka başvurusunda bulunduğu, başvuruyu davacının markasından haksız yarar elde etmek amacıyla yaptığı ve marka başvurusunun dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu, nitekim, davalının yayına itiraza karşı görüşlerini bildirdiği dilekçesinde de davacının itiraz konusu markayı yıllarca tescil ettirmediğini ve başvurusunu davalıdan sonra yaptığını ileri sürerek hak iddiasını yalnızca davacıdan önce başvuruda bulundurmasına dayandırması nedeni ile somut olayın özelliklerine göre marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı kanaati ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.