Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4738 E. 2024/8032 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4738
- Karar No
- 2024/8032
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/698 Esas, 2023/1046 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1327 E., 2020/675 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. arasında 01.08.2013-01.08.2016 tarihleri arasında geçerli nakit, senetler, menkul kıymetler, kuyum ve diğer değerli eşyalar da dahil olmak üzere her türlü kıymetli eşyaların nakliyesi, depolanması, kasalanması ve proses edilmesi ile ilgili aktiviteleri açısından asli sigortalının (...) üstlendiği sorumluluklar yani sigortalanan mallarda oluşacak hasar ve zararlar da teminata dahil olmak üzere sigorta sözleşmesi akdedildiğini, akabinde ... ile müvekkili arasında 23.12.2013 tarihinde "Kıymetli Mal Taşınması Hizmeti" sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirkete mağazalarına ilişkin günlük kazançların mağaza yetkilileri tarafından sayılarak ve küpür dökümü yapılarak para döküm formlarının hazırlandığını, ...'nin yetki belgesi ile yetkilendirdiği kişilere teslim edildiğini, alınan paraların Konteyner adı verilen para torbaları içine konulduğunu, teslim alınan hasılatın ... tarafından sayımı yapılarak teslimatı takip eden gün müvekkili şirketin Akbank nezdindeki hesabına yatırıldığını, 01.09.2015 tarihinde müvekkili şirketin İstanbul ve civarı illerinde ... tarafından toplanan 2.190.745,00 TL nakit ve aynı şekilde 02.09.2015 tarihinde tüm Türkiye genelinde teslim alınan 7.150.780,00 TL ile 2.569,00 USD ile 1.305,00 € tutarındaki nakdin müvekkili şirketin hesabına ödenmesi gereken tarih olan 03.09.2015 tarihinde ödenmediğini, davalı ... Sigorta'nın müvekkili şirkete karşı meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta tarafından müvekkili şirketin de aralarında bulunduğu şirketlere ilişkin düzenlenen Para Güvence Paket Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkili şirkete bir kısım ödeme yaptığını, bakiye ödeme yapılmadığını ileri sürerek 697.356,72 TL'sinin 04.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zararın sigorta ettiren sigortalı tarafından kasten gerçekleştirildiğini, bu hususun sanık ve tanık beyanları ve ...’nin diğer müşterileri BİM A.Ş. ve LCV Mağazacılık A.Ş.'ninde aynı fiilden dolayı uğradıklarını iddia ettikleri zarar ile ispatlandığını, Sigorta sözleşmesine konu hizmet kapsamının dolayısıyla riskin değiştirildiğini, teminat konusu riskin kasten ağırlaştırıldığını ve müvekkili şirketin bundan haberdar edilmediğini, zararın sigorta ettiren/sigorta tarafından kasten gerçekleştirildiğini, emniyeti suistimal suçu kasten işlenebilir ve ... Sigortanın sigortalı ...'nin kasten işleyeceği emniyeti suistimal suçu bakımından teminat vermediğini, kaldı ki sigorta poliçesinin 29.08.2015 saat 00,01 itibariyle fesih edildiğini, sigortalı ...'nin toplam 189.811,46 USD ve 3.230,34 TL prim borcunu ödemede temerrüde düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, sigorta zararının, davalının sigortalısı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'nin organı / temsile yetkili yönetim kurulu üyesi dava dışı Fazıl Murat Verdi’nin emniyeti suiistimal suçu teşkil eden davranışları (mağazalardan toplanan paraların bankaya yatırılmayıp şirket işlerinde kullanılması vs.) sebebiyle oluştuğu; zararın sigorta teminatı dışında kaldığı ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin davaya dayanak sigorta poliçesi uyarınca ödenmeyen prim borçlarının ödenmesi, ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedildiğinin bildirimine ilişkin ihtarnamenin dava dışı sigortalıya 18.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda davalının sigorta sözleşmesini 29.08.2015 tarihinde feshettiği ve 01-02.09.2016 tarihinde gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Para Güvence Paket Sigorta Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'nin kıymetli Mal Taşınması Hizmeti Sözleşmesi uyarınca davacıyı uğrattığı iddia edilen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1404, 1429, 1477 inci maddeleri, 1445 inci madde beşinci fıkra. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.