Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4656 E. 2024/7250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4656
Karar No
2024/7250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1655 Esas, 2023/1253 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/665 E., 2018/547 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... Gazetesi'nin sahibi, şirket adına imtiyaz sahibinin ise ... olduğunu, davacı ...'ın ise diğer davacının babası olmak dışında davacı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu haberin davalı şirketin internet sitesi olan www.....com.tr adresinde de yayınlandığını, davalı şirkete ait ... gazetesinin 07.02.2014 tarihli birinci sayfasında manşetten yayınlanan "... Babası" ve "Yalanların Sözcüsü" başlıkları altında eleştiri sınırlarını aşan haber yapıldığını, haberin içeriğinde "Baronların karakutusu ..., ... babalarıyla anlaştığı. Açıktan aldığı milyon dolarları oğlu ...'ın ... Gazetesi'ne aktardı" ifadelerinin yer aldığını, ardından "İşte Akbay'ın milyon dolarları taşıdığı araba" şeklindeki ifade ile bir araba, ... Gazetesinin logosu ve gerçek kişi davacıların fotoğraflarının yer aldığını, asılsız ifadelerle davacıların hedef alındığını, haberin yalan haber niteliğinde olduğunu, gazetenin 13. sayfasında "..., ... babası başlıklı hayal ürünü manşetiyle ...'ye anladığı dilden cevap verdi" ifadelerinin yer aldığını, haberin, davacı şirkete ait gazetenin 06.02.2014 tarihinde yayınlanan "havuzun paraları damadın zırhlı aracıyla taşınmış" başlıklı haberin yalan olduğu ve ... Gazetesinin yaptığı habere hayal ürünü bir manşetle cevap verilebileceğinin belirtildiğini, oysa davacının 06.02.2014 tarihli haberinin doğru olduğunu, gerçek haberden sonra davacıların yalan haber yayımlayarak misillemede bulunduklarını, haberin yalan nitelikte olduğunun davalılarca ikrar edildiğini, haber içeriğinde müvekkillerinin itibarını zedeleyen ve ilk bakışta olumsuz kamu oyu bakışı oluşturacak ibareler bulunduğunu, haberle müvekkilinin taraflı bir gazete gibi yansıtıldığını ve davalı eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54. ve 55 nci maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalıların haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesine, etkilerinin ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet oluşturan eylemler nedeniyle her bir davacı için 25.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin yayınlanmasına sebep olan şartlar ve haberde yer alan hususların, davacıların yaptığı yalan haberden kaynaklandığını, dava konusu haberin hukuka aykırı bir unsur taşımadığını ve haberin basın özgürlüğü içinde kaldığını, haksız fiil niteliğinde olmayan haber sonucu zarar oluşmadığını, davalı ...'in pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Basın Kanun'undaki düzenlemeye göre sorumluluğun eser sahibi ve yayın sahibine ait olduğunu, bu davalının ise yazı işleri müdürü olduğunu, daha önce de farklı yayın organlarında ... Gazetesinin yayın politikası ve ... Gazetesi ile İsrail arasındaki bağlantıya ilişkin bir çok haber yayınlandığını, dava konu haberin de davacının yayın politikası dikkate alınarak yapıldığını, bu haberden önce 10.09.2011 tarihinde ... gazetesinde "... İsrail gizli görüşmesi" başlıklı bir haber yayınlandığını, haberde davacılardan ... ile İsrail Büyükelçisi arasındaki gizli görüşmenin fotoğraflarının yayınlandığını ve görüşmenin sorgulandığını, habere ilişkin tekzip taleplerinin İstanbul 2. Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi gibi davacılar tarafından açılan tazminat davasının da reddedildiğini, basın özgürlüğü ve kamu yararı dikkate alındığından yapılan haberin hukuka uygun olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığı, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak kendi yayın organı olan ... Gazetesi'nin 07.02.2014 tarihli nüshasında ... babası manşeti ile 1. sayfadan yayınlanan haberin ayrıca 13. sayfasında yalanların sözcüsü başlığıyla verilen haber ve yayınların yayın meslek ilkeleri ile örtüşmediği, aynı sektörde faaliyet gösteren davacı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği, maddi tazminat yönünden yapılan incelemede somut delil ve belgelerle zararın kanıtlanmadığı, davalılardan ...'in Basın Kanunu 13 üncü maddesi çerçevesinde sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, gazete haberlerinin gerçeği yansıtması yanında, veriliş şeklinin de ölçülü olması gerektiği, davalının dava konusu haberinde ... grubunun devir süreci hakkında davacı gazetesinde yapılan haberin gerçek dışı olduğunu dair vurgunun haksız rekabet oluşturmayacağı, çünkü davacının gazetesinde yayınlanan ve ... grubunun devir sürecini içeren ve dolayısıyla da kamuyu ilgilendiren bir haberin gerçek olmadığını ileri sürmenin haksız rekabet oluşturmayacağı, dava konusu yapılan haberin, davacı şirketin sahibi olduğu ... Gazetesinde yayımlanan habere cevap olarak yayınlandığının açık olduğu, kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia eden kişinin bu şekilde sert bir eleştiriden üzüntü duyması halinde öncelikle kendisinin bu ağır eleştiriyi davet edebilecek söz ve davranışlardan kaçınması gerektiğinin Yargıtay'ın kararlılık kazanan içtihatlarında belirtildiğini, dava konusu haberin davacıların kişilik hakları ile marka haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, haksız rekabet oluşturmadığı, davacıların ticari emtialarının gereksiz yere kötülenmediği, davacılarca yayınlanan haberler nedeniyle dava konusu haberin yayınlanmasında kamu yararı bulunduğu, haberde kullanılan dilin varılmak istenen amaca uygun şekilde seçildiği ve yapılan haberin haksız rekabet niteliğinde olmadığı, somut olayda, davalı tarafından yapılan dava konusu haber içeriğinde kullanılan ibarelerin davacı ile terör örgütünün ilişkilendirilmediği, davacı şirkete ait gazetede yayınlanan ve "Havuzun Paraları Damadın Zırhlı Aracıyla Taşınmış" haberine karşı 13. sayfada haber yapıldığı, haber içeriğinde aracın ... ailesine ait olmadığı, yüklü miktarda paranın haberde belirtilen minibüste taşınamayacağının belirtildiğinin görüldüğü, gazetenin ilk sayfasında da ... Gazetesi tarafından yapılan ve yalan olarak nitelendirilen haberin devamının 13. sayfada olduğunun belirtildiği, davacı gerçek kişilerin daha önce İsrail Büyükelçisiyle yapmış olduğu ve başka basın yayın organlarında haber konusu edilen görüşmenin yeniden haber konusu edildiği, davalı şirkete ait gazetede yapılan haberin yapılış şekli kamu yararı ve toplumu bilgilendirme hakkı kapsamında ölçülü ve basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı, haber nedeniyle davacı ... Gazetesi'nin tirajında herhangi bir azalma olmadığı, yapılan haberin ... Gazetesi'nde yapılan habere cevap olarak yapıldığı, ağır eleştiri sayılacak ibarelerin bu haber nedeniyle yayınlandığı, haksız rekabetin gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ...'e yönelik davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirkete yönelik davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 54 ncü ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4656, K. 2024/7250, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4656-e-2024-7250-k-1ae456e1b24e