Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/456 E. 2024/4216 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/456
Karar No
2024/4216
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1584 Esas, 2022/1366 Karar HÜKÜM/KARAR : Yeniden hüküm kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/367 E., 2019/298 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "Lio ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik olduğunu, tescil edilmek istenen 5. sınıf mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, dava konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek 06.08.2018 tarih ve 2018-M-6218 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde 05. sınıfın 02. alt sınıfında yer alan emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davadaki hükümsüzlük istemi yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "lio" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacının sadece "..." ibareli markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük talebinin de feragat nedeniyle reddine karar verildmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, bu yönde mahkeme kararları bulunduğunu, dava konusu marka ile itirazlarına mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının asli unsuru olan"..." ibaresini aynen içerdiğini, "lio" ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını, iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, kararın müvekkili markaları hakkında verilen ve kesinleşen mahkeme kararlarına aykırı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Lio ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2002/02839, 2006/16353, 2006/01243, 2007/65502, 2013/41705 sayılı "..." asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu 5. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu bunun dışında başvuru kapsamında kalan 3. sınıf mallar yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında markalar arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, davacı tarafından yaratılmamış bu ibarenin bilinen anlamından ve çağrışımından bağımsızlaşarak doğrudan davacı firmayı akla getireceği düşüncesi gerçekten uzakta olup, bu ibarenin her görüldüğünde veya duyulduğunda belirli bir firma ile ilişkilendirilmesi olanaksız olduğunu, Yoğun kullanımı nedeniyle ayırt ediciliği oldukça düşük bir ibare olduğunu, “...” ibaresi anlamı herkes tarafından açık ve belirgin şekilde bilinen, oldukça genel, basit ve sıradan bir ifade olup, girişimciler tarafından sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, ... niteliği düşük olan markalar ile ilgili yeni markada ufak bazı değişiklikler bile karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırmak için yeterli olduğunu, ortalama tüketicinin “...” kelimesini belirli bir işletme ile bağlantılı şekilde algılayacağının düşünülmesi gerçeğe uygun düşmediğini, ayrıca, taraf markalarının tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının birbirinden farklı olması ve söz konusu farklılığın markaların bütünüyle bıraktığı izlenimi önemli ölçüde farklılaştırması nedeniyle de markaların benzer olduğunun kabulü mümkün olmadığını, ilgili tüketiciler tarafından, dava konusu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen davacı markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen ve birbirinden farklı markalar olarak algılanacağı; davalı ile itiraza gerekçe olarak gösterilen davacı markasının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını; başvuru konusu marka ile davacı markasının yukarıda açıklanan farklılıkları ve ayırt ediciliği olmayan/düşük bileşenlerin örtüşmesi sebebi ve markaların kapsamındaki hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesi bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu markalar arasında benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı izahtan varestedir. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine dair karar hukuka uygun iken İstinaf mahkemesince anılan kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olup dava konusu YİDK kararı usule ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle temyiz talebinde bulunarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/456, K. 2024/4216, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-456-e-2024-4216-k-9cd775ba8dc9