Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4438 E. 2024/6552 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4438
Karar No
2024/6552
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/101 Esas, 2023/945 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/875 E., 2020/310 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar dava dışı Türk Telekom A.Ş.; arasında 06.03.2015 tarihli dağıtım merkezi sözleşmesi gereğince, müvekkilinin Mart 2015 ayında TTNET'in "SDM-sabit dağıtım merkezi" olarak çalışmaya başladığını, ayrıca davalı şirketçe 2016 yılında proaktif TİVİBU bayiliği projesi oluşturulduğunu, müvekkilinin üstün başarıları nedeniyle bu konuda yurt sathında beş pilot bayiden birisi olduğunu, böylece müvekkili şirketin davalı ... ve dava dışı Türk Telekom ile Avea arasında 20.04.2016 tarihinde proaktif iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin üst yönetiminde meydana gelen değişikliklerden sonra 28.07.2017 tarih ve 30949 yevmiye numaralı ihtarname ile iki adet sözleşmenin tazminatsız olarak fesih edildiğini, müvekkili şirketin fesihden önce hak etmiş olduğu çalışılan döneme ait faturaların ödenmesi nedeniyle İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2017/28098 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını ancak, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek 371.630,66 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Türk Telekom A.Ş. ile davacı arasında 06.03.2015 tarihli sabit dağıtım merkezi (SDM) sözleşmesi imzalandığını,yine müvekkil şirketin dava dışı Türk Telekom A.Ş. dava dışı Avea A.Ş. ile davacı arasında 20.04.2016 tarihinde proaktif iş ortaklığı (PİO) sözleşmesi imzalandığını, sözkonusu sözleşmelerin (SDM ve PİO) grup şirketler tarafından keşide edilen (Türk Telekom A.Ş. Avea İletişim A.Ş. ve TTNET A.Ş) Beşiktaş 6. Noterliğinin 28.07.2017 tarih ve 30949 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirketin sözleşme, ceza sistematiği ve duyurular ile belirlenen yükümlülüklerine, Kişisel Veri Kanunu'na aykırı hareket etmesi ve grup şirketlerin Bilgi Teknolojisi ve Bilişim Kurumu (BTK) tarafından regüle edilen bir kurum olması sebebiyle, davacı şirket eylemlerinin telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açması sebebiyle haklı nedenle ve derhal fesih edildiğini, davacı şirket tarafından yüksek potansiyelli bayi primi alt kanal bayi primi ve TTBN hak ediş bedeli adı altında 25.07.2017 tarihli üç adet fatura düzenlediğini, müvekkilinin takip konusu faturalardan dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, SDM sözleşmesi uyarınca taraf ticari defterleri arasında bir farklılık olması durumunda müvekkilinin defter kayıtlarının esas alınacağını, diğer yandan faturalarının dayanağına ilişkin hiçbir delilin sunulmadığını, faturaların sistem üzerinden iade edildiğini, diğer yandan cari hesap alacağında ihtarname keşide edilmeksizin cari hesap alacağı iddiasında bulunamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davasının kabulüne,İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2017/28098 E. sayılı icra dosyasına konu 371.630,66-TL asıl alacak miktarına yönelik itirazın iptali ile bu kısım yönünden takibin aynen devamına, hükmedilen 371.630,66-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtildiği üzere T.C. Merkez Bankası avans faizinin değişen oranlarda uygulanmasına, hükmedilen 371.630,66-TL asıl alacağın % 20' sine isabet eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından düzenlenen fatura açıklamalarına bakıldığında da, söz konusu alacakların davacının kendi alacağı olmadığının davacı tarafından da kabul edildiği hususunun anlaşılmakta olduğunu, davacı şirketin “yüksek potensiyelli bayi primi”, “alt kanal bayi primi” ve “TTBN hakediş bedeli” açıklamasıyla ilgili faturaları düzenlediğini (TTBN; Türk telekom başvuru noktasının kısaltılması olup, sözleşmeye göre alt bayi statüsünde olan noktalardır.), hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespit ile aynı doğrultuda, davacı şirketin de bizzat düzenlediği faturalar ile dava konusu edilen bedelin kendi alacağı değil alt bayi hakediş primi olduğunu açıkça ikrar etmekte olduğunu, mahkemece sözleşme hükümleri de göz önüne alınarak, alt bayi hakedişlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi gerektiğini taraflara arasındaki sözleşmenin 19.2. ve 27.10. hükmü kapsamında, davacının sözleşmenin feshinden sonra ödemesi yapılan alt bayi hakedişlerinin kendisine ödenmesini talep etme hakkı bulunmadığını, tüm bu iddiaları kapsamında, alt bayi hakedişlerinin ödendiği gözetildiğinde, davacının aynı bedele ilişkin alacak iddiasında bulunmasının sebepsiz zenginleşme yaratacağını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işbu davanın alt bayilere ödenmek üzere açıldığı, alt bayilere ödemeler yapıldığı tespit edilmesine rağmen, tekrardan davacıya ödeme yapılması gerektiği yönünde hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olup sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu, yukarıda anlatılan tün bu nedenlerle, mahkemece eksik inceleme ile sebepsiz zenginleşmeye neden olacak haksız ve hukuka aykırı şekilde kurulmuş olan hükmün kaldırılması gerektiğini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik ilişkisinden kaynaklanan üç adet fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz sebebiyle açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi, 3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4438, K. 2024/6552, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4438-e-2024-6552-k-e4dba40677c9