Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4389 E. 2024/6602 K.
Konu: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4389
- Karar No
- 2024/6602
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/504 Esas, 2023/540 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/157 E., 2020/206 K. Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından 2017/68362 sayılı “TEMA İSTANBUL BAHÇE” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin “TEMA” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine, dava konusu YİDK kararıyla 37. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi taşıyan tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, diğer yandan davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin de tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını 37. sınıf hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurunun tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılından bu yana tescilli “TEMA” ibareli markaları bulunduğunu, bu markaları yoğun ve ciddi bir biçimde kullandığını, tanınmış hale getirdiğini, “TEMA” ibareli markalar üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, başvurunun müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ve kötü niyetli olduğunu, markaların kapsamındaki hizmetlerin de benzediğini, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, davacıların müvekkilinin markalarından haksız yararlanmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği 37. sınıf hizmetlerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davalı şahsın kötü niyetli olarak tescil ettirdiği "TEMAPARK" ibareli markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "Park" ve "Bahçe" kelimelerinin yazılışlarının ve anlamlarının farklı olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde bütüncül intibanın dikkate alınması gerektiğini, müvekkillerinin "TEMA" ibareli başka markalarının, davalının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirilerek tescil edildiğini, "TEMA" ibaresini taşıyan çok sayıda marka olduğundan, başvurunun davalının markalarının devamı şeklinde algılanmayacağını, ayrıca redde mesnet "TEMAPARK" ibaresinin tanımlayıcı olup "belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformu" anlamına geldiğini, davalının tescil ettirdiği markalarını kullanmadığını, "TEMA" ibaresi yönünden eskiye dayalı kullanım hakkının müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Tema İstanbul Bahçe" ibareli başvuru ile redde mesnet 2011/21307, 2013/90569 sayılı "Tema" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "Tema" ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 37 sınıf hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, diğer taraftan gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenemeyeceği gibi davacıların eski tarihli markalarının tescil tarihleri itibariyle kazanılmış hak sağlamadıkları, ayrıca işlem dosyasında kullanım ispatı talep edilen 2011/21307 sayılı redde mesnet markanın 14.06.2013 tarihinde tescil edilip dava konusu başvurunun da 31.07.2017 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde bahsi geçen marka yönünden kullanım ispatının aranamayacağı, markaların tescilli oldukları müddetçe korunması gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.