Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4338 E. 2024/6089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4338
- Karar No
- 2024/6089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/508 Esas, 2023/510 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/230 E., 2020/255 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "KİNETİX" ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, tanınmış markaların tüm sınıflarda korunması gerektiğini, davalı şirketin "X" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin "X" logosu baskın olan marka serisi yarattığını ve bu markaları bilinir hale getirdiğini, davalı başvurusunu gören tüketicinin hafızasında müvekkili markalarının çağrışacağını, müvekkili markalarının 18 inci ve 25 inci sınıflarda tescilli olduğunu ve bu markalar altında ayak ve baş giysileri üretildiğini, davalının da aynı sektörde yer aldığını, markasını 18 inci ve 25 inci sınıflarda tescil ettirmek istediğini, "X" harfinin müvekkili ile özdeşleştiğini, "KİNETİX" markasının ise TÜRKPATENT nezdinde maruf marka olarak kabul edildiğini, dava konusu marka tasarımının, müvekkili markaları ile aynı olduğunu, "X" harfi üzerinden yüzlerce farklı şekil kombinasyonu yapılabilecekken davalının, müvekkili markalarının tasarımına benzeyen bir tasarım seçmesinin müvekkili markalarının tanınırlığından faydalanmak amaçlı olduğunu, davalı markasının müvekkili markaları ile aynı sınıflarda kullanılmasının müvekkili markalarının ayırt edici karakterine zarar vereceğini iddia ederek YİDK'nın 30.05.2018 tarih ve 2018-M-4362 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun iç içe geçmiş şekil unsurlarından oluştuğunu ve özgün bir tasarımının bulunduğunu, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markalarının tamamen farklı olduğunu, tek başına harflerin ayırt ediciliklerinin bulunmadığını, bu tür işaretlerin özgün bir tasarımla düzenlenmesi halinde ayırt edici olacaklarını, taraf markaları arasında yalnızca "X" harfine dayalı olarak tüketiciler nezdinde yanılgı oluşacağının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2017/32230 sayılı marka başvurusu ile davacıya ait "X" unsurlu markalar arasında 41. sınıfta yer alan "piyango işletmeciliği" hizmetleri hariç olmak üzere emtia benzerliğinin bulunduğu, ancak marka işaretleri arasında bir benzerliğin olmadığı, işaret benzerliği bulunmadığından markalar arasında iltibas tehlikesinden söz edilemeyeceği, davacı markasının Türkiye’de özellikle "ayak giysileri" malları yönünden bilinir olduğu, bununla birlikte marka işaretleri arasında bir benzerlik görülmediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut vakıada uygulama koşullarının bulunmadığı, kötü niyet iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında emtia benzerliği kabul edilmesine rağmen marka işaretleri yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabul edilmesinin, açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, markaların esaslı unsurunun "x" harfinden oluştuğunu, dava konusu başvuruda açıkça "x" harfinin öne çıkarıldığını, müvekkilinin ayakkabı sektöründe "x" harfiyle özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde "x" harfi görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla gelen ilk markanın müvekkili markası olduğunu, bu nedenle dava konusu "x" markasının tüketici nezdinde müvekkili markasının serisi olarak algılanacağını, bilirkişi raporunda, müvekkiline ait marka ile davalıya ait markanın halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin irdelenmeyip markalar arasındaki benzerlik hususunun tartışıldığını, tanınmış markaların, sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını, davalının tescil talebinin, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanma amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkiline ait tanınmış markalardan habersiz olmasının da mümkün bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "X" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, zira harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda da taraf markalarını oluşturan "X" harflerinin, düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli teşkil etmeyeceği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.