Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4331 E. 2024/5956 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4331
- Karar No
- 2024/5956
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/506 Esas, 2023/531 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/38 E., 2020/397 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ZARA" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden yaptığı 2018/16421 sayılı “Şekil +Solenzara Flowers” ibareli marka başvurusuna, müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 25. sınıf malların satışı ilişkin 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazın ise YİDK kararı ile reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında başvuru kapsamında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, davalı Kurumun kararının çelişkili bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin "ZARA" ibaresini aynı zamanda alan adı olarak kullandığını, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, "ZARA" ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil +Solenzara Flowers" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "ZARA" ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, davalı gerçek kişi tarafından itiraz aşmasında kulanım ispatı talebinde bulunulmamasına rağmen bilirkişi raporunda tanınmışlık yönünden sundukları deliller üzerinden kullanım ispatı incelemesi yapılarak sonuca varıldığını, davalı Kurum tarafın markaların benzer olduğu kabul edilerek 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca müvekkilinin itirazı kabul edilmesine rağmen aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yaptıkları itirazlarının markaların benzer olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin çelişki oluşturduğunu, Markalar Dairesinin itirazlarının kısmen kabul kararıyla markalar arasında iltibas düzeyinde benzerlik bulunduğunun kanıtladığını, davalı Kurumun dava konusu başvuru ile aynı ibareli olan başka bir başvuruyu müvekkilinin markları ile benzer görerek reddettiğini, Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/19E., 2019/384K. sayılı ilamında "EVZERA EVİNİZDEKİ ZERAFET" ibareli başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer kabul edildiğini, taraf markaları arasında başvuru kapsamında bırakılan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşularının oluştuğunu, müvekkili markaları tanınmış olduğundan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, markalar arasındaki benzerliğin davalı Kurum tarafından kabul edilmesi nedeniyle davanın anılan Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkraları uyarınca da kabulünün gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "ZARA" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı, başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "zara" ibaresinin öne çıkartılmadığı, markanın bir bütün olarak "Solenzara" ibaresinden oluştuğu, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği, davacının anılan Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkralarına dayalı iddialarının da yerinde olmadığı, Markalar Dairesi Başkanlığının başvuru kapsamında çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğuna ilişkin kabulün Mahkeme açısından bir bağlayıcılığının bulunmadığı, dava konusu başvurudan farklı olan başka marka başvuruları hakkında verilen mahkeme kararlarının işbu dava bakımından emsal olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.