Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4237 E. 2024/6447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4237
- Karar No
- 2024/6447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/688 Esas, 2023/714 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/290 E., 2022/1023 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili bankanın kredili müşterisi olan Vip Dış Ticaret Bilgi Elektrik Elektronik Eğ. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan 13.06.2005 tarihli ve 500.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamelerine istinaden muhataba ticari işlek kredisi kullandırıldığını, davalıların belirtilen sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatları ile imzalayarak toplam 500.000,00 TL'lik borca iştirak ettiklerini ve bankaya karşı sorumlu olduklarını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, belirtilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11162 E. sayılı dosyası ile borçlular hakkında tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız takip başlattıklarını, takiplerde mükerrer tahsilat taleplerinin olmadığını, borçluların borca, takibe ve somut bir gerekçeye dayanmadan, borcu ödediklerine dair somut bir evrak sunmadan haksız ve yersiz olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduklarını ileri sürerek itirazlarının iptali ile, takip değerinin %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/7 E. 2007/121 K. sayılı birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla davalılar hakkında Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11164 sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalıların borca, takibe, faize, faiz oranına ve faize faiz istemine itiraz ederek takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere davalıların icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/8 E. 2007/122 K. sayılı birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla davalılar hakkında Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11165 E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalıların borca, takibe, faize, faiz oranına ve faize faiz istemine itiraz ederek takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere davalıların icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 4.Davacı vekili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/93 E. 2008/135 K. sayılı birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla davalılar hakkında Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1066 E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalıların borca, takibe, faize, faiz oranına ve faize faiz istemine itiraz ederek takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere davalıların icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından gönderilen ihtarnamelere Kayseri 8. Noterliği'nin 04.12.2006 tarihli ve 35609 seri numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiklerini ve itiraz ettiklerini; banka kayıtlarının müvekkillerine gönderilmemesi sebebi ile davanın reddedilmesi gerektiğini özellikle teminat mektubunun paraya çevrilmesiyle ilgili olarak, bankanın bu şekilde zorunluluğunun olmadığını ve teminat mektubunun nakde dönüşme koşullarının oluşmadığını bu konuda getirtilecek tüm kayıtlara göre beyanlarını bildireceklerini; rehnin limitinin bu davada nazara alınmasının gerektiği görüşünde olduklarını ifade ve beyan ederek açılan davanın reddedilmesini, davacı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yine davalı taraf vekillerince mahkememize sunulan 02.04.2007 tarihli dilekçede, müvekkillerinden ...'ın hiçbir belge ve sözleşmede imzasının bulunmadığını, Ateş Tekstil'in belirtilen tarihte kurulmadığını sonradan sözleşmeye sokuşturulduğunu, Ateş Tekstil adına atıları imzanın yetkili imzası olmadığını savunmuşlardır. 2.Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/7 E., 2007/121 K. sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarla davanın reddini istemiştir. 3. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/8 E., 2007/122 K. sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarla davanın reddini istemiştir. 4.2007/93 E., 2008/135 K. sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, sanıklardan ... ... ile ... ... ...'nun davacı bankanın Kayseri ... ... Şubesi müdürü ve çalışanı olarak görev yaptığı, suç örgütü kurucusu ve yöneticisi ...'ın hakkında davalı ... ve diğer mağdurlara yönelik cebir ve tehdit yöntemlerini kullanarak haksız ekonomik çıkar elde etmek amacıyla mağdurlara yönelik hürriyeti kısıtlama eylemleri nedeniyle, silahlı suç örgütüne üye olmak, tefecilik yapmak, suçtan ... malvarlığı değerlerini aklama eylemleri nedeniyle, sanıklar ... ..., ... ..., ..., ... ...'un nitelikli yağma eylemleri nedeniyle kamu davası açıldığı, davacı bankanın Kayseri ... ... Şubesi'nin o dönemki müdürü olan ... ... ..., ... ... ve ... ...'ün davalı ...'a cebir, şiddet ve korkutarak paravan şirketler kurdurarak, banka çalışanı suç örgütü üyesi sanıkların katılımı ile davacı bankadan usulsüz krediler çektirdiği, ipotekler tesis edildiği, bu kredilerin suç örgütü lideri ..., ... ..., ... ... ve ... ... gibi suç örgütü üyeleri tarafından el konulduğunun tespit edilerek cezalandırılmalarına hükmedilmiş ve söz konusu ceza mahkemesi kararının kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi uyarınca hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar ile bağlı olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasına göre taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı olmayacağı hükmü dikkate alındığında açılan asıl ve birleşen dosyalardaki davaların reddine karar verilmesi gerektiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrasına göre davacının davalara konu icra takibinde kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davaların reddi ile kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince ve davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı çalışanlarının ikrah/tehdit eyleminin davalı ve diğer mağdurların şikayeti nedeniyle başlayan ceza soruşturması sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, sonrasında İlk Derece Mahkemesince suç örgütünün baskısı, korkutması sonucu yapılan sözleşmeler ile davalıların bağlı olmayacağı gerekçesiyle davanın reddi kararının verildiği, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu, davacının buna dair istinaf isteminin reddi gerektiği, davalıların kötüniyet tazminatı istemi yönünden yapılan incelemede ise davacı tarafın yargılama gerektiren alacağının tahsili amacı ile başlattığı icra takibinin kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince ve davalılar vekilince temyiz edilmiş, asıl ve birleşen davalılar vekiline temyiz harçlarını tamamlanması için verilen sürede gerekli temyiz harçları yatırılmadığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiş, bu ek karar asıl ve birleşen davalıların vekili tarafından temyiz edilmemiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında alınan kefalet ve ipoteklere dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplere yönelik itirazların iptali istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6100 sayılı Kanun'un 353 ünü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi. 3.6098 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesi. 4.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.