Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4220 E. 2024/6035 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4220
- Karar No
- 2024/6035
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/563 Esas, 2023/524 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/420 E., 2020/121 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2017/64301 numaralı ve "ÖZDEMİRYAKA" ibareli markanın tescili için başvurduğunu, davalı şirketin 2017/50068 numaralı ve "DEMİRYAKA" ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla başvurunun nihai olarak reddedildiğini, oysa ibareleri oluşturan kökler ve anlamlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili ile davalının birbirinden tamamen bağımsız sektörlerde faaliyet gösterdiğini, hedef tüketici kitlesi bakımından herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’nın 25/09/2018 tarih ve 2018-M-8141 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde,YİDK tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin markasının tüm sınıflarda tescil edildiğini, davacının her ne kadar kurucusunun soyadı olan "Özdemir" ibaresi ile tekstil sektöründe spesifik olarak yaka üretimi yapıyor olması nedeniyle "yaka" ibaresinin birleştirilerek "ÖZDEMİRYAKA" ibaresini marka olarak tescil edilmesi talebinde bulunmuş ise de mezkûr markanın sadece müvekkili şirketin markasının başına "ÖZ" ibaresi getirilmek suretiyle tescil ettirilmek istendiğini, müvekkilinin "DEMİRYAKA" ibareli markayı tüm sınıflarda kötüniyetli olarak tescil ettirmediğini, tüm tescil masraflarının yanı sıra reklam ve tanıtımı için ciddi bir miktarlarda ödeme yaptığını, ayrıca bünyesinde birçok şirketi barındırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka kapsamında yer alan 25. ve 35. sınıf emtiaların tamamının davalının önceki tarihli tescilli markası kapsamında yer alan emtialar ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, taraf markalarında “DEMİRYAKA” ibaresinin ortak olarak yer aldığı ve her iki taraf markasında da baskın ve ayırt edici unsur olarak konumlandırıldığı, emtiaların ve işaretlerin bu denli yakın oldukları bir durumda, iltibas ihtimali doğmaması için işaretler yönünden görsel, kavramsal ve işitsel açıdan ciddi farklılaşmaların meydana gelmesi gerektiği, somut durumda ise tam tersi bir şekilde markaların bütününe hakim unsurlar bakımından yoğun bir yakınlaşma ve benzerliğin mevcut olduğu, kelimelerdeki bu benzerliğin ortalama düzeyde algı ve dikkat seviyesine sahip tüketiciyi yanıltabilecek düzeyde olduğu, zira taraf markalarını taşıyan ürünlerin satış kanallarında çoğu zaman aynı reyonlarda, raflarda ve hatta yan yana satılacakları, dolayısıyla tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde bu markayı daha önceden karşılaştığı, gördüğü, işittiği ya da tecrübe ettiği davalıya ait önceki tarihli markanın bir devamı olarak algılayabileceği, önceki marka ile sonraki markayı birbiri ile ilişkilendirilebileceği ve buna bağlı olarak karıştırabileceği, hangi markanın kime ait olduğu noktasında yanılgıya düşebileceği, iki marka arasında iktisadi ya da idari bir bağlantı olduğu zannına dahi kapılabileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimaline yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraf markalarının benzer olmadığını, aralarında iltibas ihtimali bulunmadığını, heyette uzman bir kişinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, davalının itiraza mesnet markasının davaya konu marka başvurusunda aynen yer aldığı, "DEMİRYAKA" ibaresinin önüne eklenen "ÖZ" ibaresinin başvuruyu itiraza mesnet markadan farklılaştırmaya yeterli olmadığı, bu halde taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 dayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.