Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4216 E. 2024/5915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4216
Karar No
2024/5915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/564 Esas, 2023/527 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/297 E., 2020/32 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/51187 sayılı "XT GO" ibareli markanın tescili için davalı TÜRKPATENT başvurduğunu, müvekkili şirkete ait tanınmış 1741119 ve 2002/21178 sayılı ve "GO şekil + AC Özdemir Company ve ''şekil + GO GO LOGISTICS Global Operations Local Solutions" ibareli markaları mesnet göstererek başvuruya yaptıkları itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla reddedilmiş olduğunu, oysa taraf markalarının benzer olduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin ticaret unvanında da "GO" ibaresinin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında 35/1-4 alt gruplar yönünden hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili oldukları, 35/05 alt grup perakendecilik hizmetleri yönünden ise mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, zira davalı başvurusunda 35/05 alt grup perakendecilik hizmetinin 05 ve 29. sınıf ürünlerin perakendeciliğini kapsar şekilde spesifik olarak düzenlendiği, davacının dayanak 2002/21178 sayılı markası kapsamında 35/05 alt grup perakendecilik hizmetinin genel nitelikte düzenlendiği ve davacının 35/05 alt grupta 05 ve 29. sınıf ürünlerin perakendeciliğini yaptığına dair herhangi bir kullanımının ispat edilemediği, bu durumda davacının genel nitelikteki 35/05 alt grup hizmeti ile spesifik olarak belirli malların perakendeciliği yönünden düzenlenen davalı marka kapsamının aynı/aynı tür/benzer olmadığı, ayrıca 05 ve 29. sınıfların da davacı marka kapsamında bulunmadığı, bu durumda taraf markaları emtia listesinin yalnızca 35/01-04 alt gruptaki hizmetler yönünden benzediği, davacının itiraza markalarının esaslı unsuru olan "GO" kelimesi, davalının “XTGO” ibareli markasında aynen ve kül halinde yer almakla birlikte; başvurunun sadece bu ibareden oluşmadığı, "XTGO" şeklinde okunan, bütün olarak algılanan ve fantezi bir ibare olarak zihinde özel bir çağrışım yaratmayan davalı markasının, davacı markaları karşısında yeterli düzeyde farklılaştığı, başvuru markasının gerek renk tasarımı, gerekse de kompozisyonu itibariyle yarattığı bütünsel algının, davacı markalarından oldukça uzak olduğu, bu kapsamda, davalı markasının son hecesi olan "GO" ibaresinin, tek başına markaların benzerliğine yol açmayacağı, zira mezkur markanın parçalara bölünerek incelenmesinin marka hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğu, aksi takdirde sonunda "GO" hecesi bulunan tüm markaların "GO" markası ile benzeşeceği gibi abesle iştigal bir sonuca varılacağı, bu şekilde geniş, hakkaniyetsiz ve objektif açıdan mesnetsiz bir iltibas değerlendirmesinin yapılmasının ise mümkün olmadığı, davacının "GO" esas unsurlu markasından haberdar olan ortalama bir tüketici, davalının “XTGO” ibareli markasının, farklı ve davacı ile ilişkisiz bir marka olduğunu kolaylıkla algılayabileceği, tanınmışlığı ispata yönelik delil sunulmadığı, dava konusu marka GO ibaresi dışında başka unsurlar da içerdiğinden, davacının ticaret unvanının somut olayda bir tescil engeli oluşturmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret unvanında "GO" ibaresinin yer alması ve kötü niyete ilişkin iddialarının incelenmediğini, "GO" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, markalar ve emtia sınıfları benzer olduğundan hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili hizmetlerin tüketicileri tarafından taraf markalarının farklı işletmelerden geldiğinin derhal ve hiç düşünmeden algılanabileceği, açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4216, K. 2024/5915, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4216-e-2024-5915-k-7eaf23ac8ffc