Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4212 E. 2024/5930 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4212
- Karar No
- 2024/5930
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/550 Esas, 2023/515 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/191 E., 2019/117 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "akıl almaz yenileme" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı kurum tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, başvuruya konu "akıl almaz yenileme" sloganın ortalama tüketicilere verdiği açık ve doğrudan mesajın, ürün/hizmet yenileme işleminin akıl almaz derecede avantajlı uygun koşullarla yapıldığı yönünde olduğunu, bu çerçevede ayırt edici özelliğinin bulunduğunu, müvekkilinin "akıl almaz yenileme" ibareli markasının, birden fazla ibareden oluşması nedeniyle tek kelime unsurunun değil bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, bu markanın bir slogan niteliğinde olduğunu, dolayısıyla ayırt edici özelliğinin bulunduğunu ve marka olabileceğini, müvekkiline ait "akıl almaz" ibareli tescilli seri markaların bulunduğunu, bu seri markaların davalı kurum tarafından bilindiği halde dava konusu başvurunun reddedilmesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-2246 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davaya konu olan ibarenin, ortalama tüketicilere verdiği açık ve doğrudan mesajlarla ayırt edici özelliğinin olmadığını, ticari kaynak gösterme işlevinin bulunmadığını, işaretin markadan beklenen fonksiyonları yerine getirmeyeceğinin açık olduğunu, davacının, söz konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırdığı yönündeki iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "akıl almaz yenileme" markası ile cep telefonunu yenilemek/değiştirmek isteyen tüketicilerin yararlanacağı bir kampanya oluşturduğunu ve bu kampanyanın markası olarak da bu ibareyi yarattığını, yoğun bir kullanım ve yatırım faaliyeti ile tüm Türkiye’de anılan markanın reklamını yaptığını, söz konusu markanın müvekkili tarafından türetildiğini, dolayısıyla dava konusu başvurunun, redde gerekçe olan madde kapsamına girmediğini, mahkeme tarafından müvekkili markasının orijinal ve yaratıcılık taşıyan özgün bir slogan olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira müvekkili markasının özgün ve ayırt edici bulunduğunu, kelimelerle oynama, ironi, uyak veya ses tekrarı içerme ya da bilinçaltına mesaj gönderme gibi yollarla yaratıcılık içeren, anlam yönünden özgün, alışılmışın dışında kelime kombinasyonu içeren bir marka olduğunu, mahkeme kararının, slogan markasının tesciline dair yerleşik içtihat ve doktrin görüşüne de aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığı yönündeki Kurum kararının, davalının önceki kararları ile de çeliştiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvurunun, standart karakterlerle yazılmış "akıl almaz yenileme" ibaresinden oluştuğu, başvuruda başkaca bir şekil ya da figüratif unsura yer verilmediği, bu hali ile dava konusu başvurunun, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden marka algısı oluşturmayıp, satıma konu ürünün ya da hizmetin özelliği gibi algılanacağından mülga 556 sayılı KHK’nin 5 inci ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi anlamında marka algısı oluşturmaktan uzak olup marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/7798 E., 2022/2823 K. sayılı ilamında, "Akıl Almaz Aksesuar" ibaresinin, 2021/2045 E., 2022/6772 K. sayılı ilamında da "Akıl Almaz Koruma" ibaresinin, 556 sayılı KHK'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi kapsamında ayırt ediciliklerinin olmadığının kabul edildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.