Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4050 E. 2024/5882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4050
Karar No
2024/5882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/361 Esas, 2023/451 Karar HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına ( Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/763 E., 2022/814 K. Taraflar arasındaki ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Denizcilik Nakliyat Dış Ticaret Ltd. Şti'nin 2008'de İstanbul'da kurulan ve lojistik, gemi acenteliği, danışmanlık konularında faaliyet gösteren, İstanbul, İzmir ve Mersin şubeleri bulunan bir şirket olduğunu, şirketin ana iştigal konusu yurtiçi ve yurtdışı kara, hava ve deniz yolu taşımacılık faaliyetleri olduğunu, şirketin FIATA (Taşıma İşleri Komisyoncuları Dernekleri Uluslararası Federasyonu) üyesi, İstanbul Deniz Ticaret Odası ve UTIKAD (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği) üyesi olduğunu ve lojistik alanında sektörün önde gelen firmalarından biri konumunda bulunduğunu, davalı ... Lojistik A.Ş'nin ise yeni kurulan (müvekkili şirketten 13 yıl sonra kurulan), ticaret unvanını 29.07.2021 tarihinde ticaret siciline tescil ettirmiş, 31.07.2021 tarihinde "moda lojistik" marka adı ile 2021/106971 nolu marka başvurusunda bulunmuş bir şirket olduğunu, müvekkilinin davalının marka başvurusunun yeniden değerlendirilmesi için TÜRKPATENT nezdinde gerekli itiraz başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesine ve davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ilk olarak ... Lojistik A.Ş. adı altında kurulduğunu ve ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğini, müvekkilinin akabinde ... Lojistik ibaresini marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, davacının başvuruya itiraz ettiğini ve incelemenin halen devam ettiğini, davacının başvurunun sonuçlanmasını beklemeden iş bu davayı açtığını ve hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin halihazırda ticaret unvanını da iyi niyet göstererek değiştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar dava açıldıktan sonra davalı tarafından unvan değişikliği için başvuru yapılmış ise de; dosya kapsamı ve gelen yazı cevapları dikkate alındığında davalının ticaret unvanını 29.07.2021 tarihinde ticaret siciline tescil ettirdiği, 31.07.2021 tarihinde "moda lojistik" marka adı ile 2021/106971 nolu marka başvurusunda bulunduğu, davacının ise marka başvurusuna itiraz ettiği, davalının yargılama aşamasında unvan değişikliği yapması sebebiyle davanın davanın konusuz kaldığının açık olduğu, davalının gerekli resmi başvurularda bulunduğu, davacının itirazı üzerine isim değişikliğine gittiği, yapılan başvuruların yargılama aşamasında sonuçlandığı dikkate alındığında davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine ve davacı lehine vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle davalı ... Lojistik A.Ş.'nin, müvekkilinin ticari unvanına tecavüzde bulunacak şekilde unvan seçtiği ve kullandığını, davanın açılmasına davalının sebep olduğunun açık olduğunu, bu sebeple davalı ...Ş.'nin (Eski unvanı: ... Lojistik A.Ş.) yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti takdirine yer olmadığı kararı verilmesinin doğru olmadığını, mahkemenin başvurma harcı, tebligat gideri gibi masraflardan davalıyı sorumlu tutarken bir başka yargılama gideri kalemi olan vekalet ücretinden davalıyı sorumlu tutmamasının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, mahkemece konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olduğunu, ancak yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davanın açılmasına sebep olan tarafa yükletilmesinin gerektiğini, bunun ise, tarafların hangisinin haklı olduğu hususunda gerekli araştırmanın yapılarak delillerin toplanması ve değerlendirilmesi ile mümkün olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalının dava açıldıktan sonra uyuşmazlık konusu unvanını değiştirdiği, bu haliyle davanın açılmasına davalının sebep olduğunun açık olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilerek davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu nedenle vekâlet ücretinden sorumlu olmadığını, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konusuz kalan davada davalının vekalet ücretinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 331 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4050, K. 2024/5882, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4050-e-2024-5882-k-06b1d1b59cd7