Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3901 E. 2024/6767 K. – Marka Hükümsüzl

Konu: Marka Hükümsüzlüğü Ve Terditli Olarak Muarazanın Giderilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3901
Karar No
2024/6767
Karar Tarihi
Konu
Marka Hükümsüzlüğü Ve Terditli Olarak Muarazanın Giderilmesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1504 Esas, 2023/395 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/141 E., 2019/208 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve terditli olarak muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret hayatına başladığı 1995 yılından bu yana kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, ticaret sicil kaydına göre ilk olarak ... Konsept Ltd. Şti. adı altında faaliyetine başladığını, davalının Konsept Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. adı altında 16.10.2015 tarihinde ticari hayata başladığını, davalı şirketin kurucusunun da bizzat müvekkili şirketin kurucusu ... ... olduğunu, ... ...'in 15.12.2017 tarihinde her iki şirketten de hisselerini devrederek ayrılmak zorunda kaldığını, 16.11.2017 tarihinde de ... ... Kuyumculuk Ltd. Şti.'yi kurduğunu, daha sonra unvan değişikliğine giderek ... Konsept Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak ticari faaliyetine devam ettiğini ve müvekkilinin “... Konsept” markasını farklı zaman aralıklarında ve farklı şekillerde tescil ettirdiğini, markasını meşhur ve maruf hale getirmek için uzun zamandan bu yana yatırım yaptığını, yazılı ve görsel basında yer alan reklamların yanı sıra katıldığı fuar ve organizasyonlar ile de markasını halkın büyük bir kesimine tanıttığını, ancak TÜRKPATENT nezdinde davalı adına kayıtlı 2016/71216 tescil numaralı “konsept kuyumculuk” ve 2016/82526 tescil numaralı “bykonsept kuyumculuk” markalarının kötü niyetli olarak tescil edilmiş olduğunu, ayırt edici niteliklere haiz olmadıklarını ve müvekkili şirketin "konsept" markası üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2016/71216 nolu “konsept kuyumculuk” ibareli ve 2016/82526 sayı ile tescilli “bykonsept kuyumculuk” ibareli markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, aksi halde müvekkilinin “konsept” ibaresi üzerinde bilinirliğinden ve öncelikli gerçek hak sahibi olmasından dolayı hak sahibi olduğunun tespitine, tüm kuyumculuk hizmetleri yönünden hak sahipliğinin ve kullanımına dair meşruluğunun yargı kararı ile tesisi ile hükümsüzlüğü talep edilen marka üzerinde müvekkiline kullanım hakkı verilmesine ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2017 yılında aldığı tescillerle adını duyurduğunu, uzun süredir kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu markaların müvekkiline ait olduğunu, davacının bu markaları izinsiz olarak kullanıldığını, bu nedenle davacıya ihtarname gönderdiklerini ve davacı aleyhinde İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, davacının iltibasının tespit edildiğini, davacı şirketin kuruluş tarihinin 10.11.2017 olduğunu, müvekkilinin kuruluşunun ise daha eski olduğunu, ... ...'in müvekkili şirketten hisselerini devrederek ayrıldığını ve marka haklarını da müvekkiline devrettiğini, müvekkiline ait markaların ayırt edicilik taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, taraf şirketlerin sicil kayıtları dikkate alındığında davacının "konsept" kelimesinin ticaret unvanında kullanma tarihinin davalıya göre daha sonra olduğu ve dolayısıyla ticaret unvanı açısından davacının bir kullanım önceliği bulunmadığı, davacının delil olarak dayandığı belgelerdeki haberlerin davalının marka tescil başvurularından sonra olduğu, diğer delillerin ise tarih taşımadığı, davalı tescillerinin davacıdan önce olduğu, davacının üstün hak sahibi olduğu iddiasını da ispatlayamadığı, yine davalı markalarını oluşturan "konsept kuyumculuk" ve "bykonsept kuyumculuk" ibarelerinin tescilli oldukları sınıflar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 nci maddesi kapsamında sayılan ibarelerden olmayıp, ayırt edicilik niteliğini taşıdığı, davacı markalarının tanınmış marka olmadığı, davalının rekabete aykırılık teşkil eden tekel mahiyetinde marka oluşturma, tuzak marka, yedek marka gibi eylemlerde bulunduğu hususunun ispatlanamadığı ve dolayısıyla davalının marka tescillerinin kötü niyetli olduğu iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Konsept" kelimesinin kuyumculuk emtiası bakımından ayırt edici olmadığını, bu nedenle davalı markasının 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının markasının esas unsurunun "konsept" ibaresi olup, bu kelimenin içerik, tarz, form anlamına gelen ayırt edicilik vasfı olmayan bir ibare olduğunu, konseptin belli bazı ögeleri bir araya getirerek oluşturulan yeni bir form yaratmak olduğunu, bu takdirle davalının ayırt edici olmayan, halka mal olmuş bir kavram üzerinden marka tescilini gerçekleştirdiğini, birçok mücevher şirketi tarafından kuyumculuk kelimesi yerine kullanıldığını, konseptin tek başına ayırt ediciliğe sahip olmadığını, davalı markalarının herhangi bir ayırt ediciliğe sahip olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, konsept ibaresinin kuyumculuk sektöründe jenerik hale geldiğini, Mahkemece müvekkilin gerçek hak sahipliği değerlendirmesinde hataya düşüldüğünü, müvekkili şirketin kurucusu ... ...'in, ... Konsept Ltd. Şti.'nin ve davalı Konsept Kuyumculuk Ltd. Şti.'nin kurucusu olduğunu, konsept ibareli ilk kullanımların müvekkiline ait olduğunu, davalı tarafın marka tescillerinde kötü niyetli davrandığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince kötü niyetli marka başvurularının tescil edilemeyeceğini, bir şekilde tescil edilmiş markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin müvekkili şirket yetkilisi ... ...'in davalı şirket de dahil olmak üzere anılan konsept ibareli tüm şirketlerin kurucusu olduğunu, "konsept" ibaresinin kuyumculuk faaliyetiyle ilgili ibareyi ilk defa bulan, kullanan ve bilinir hale getiren kişi olması nedeniyle konsept ibareli markalar üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinden ötürü gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü, ... Kuyumculuk San. ve Ltd. Şti.'nin 17.01.1995 tarihinde kurulduğu, ... Konsept Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd Şti'nin 17.03.2014 tarihinde kurulduğu, davalı tarafın Konsept Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. adı altında 16.10.2015 tarihinde ticari hayata başladığı, davalı şirketin münferit imza yetkilisinin, davacı şirketin yetkilisi olan ... ... olduğu, anılan şirket yetkilisinin ... Konsept Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.'den ve davalı şirketten 15.12.2017 tarihinde hisselerini devrederek ayrıldığı, daha sonra 16.11.2017 tarihinde ... ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi kurduğu, unvan değişikliğine giderek 01.12.2017 tarihinde nihayetinde ... Konsept Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak ticari faaliyetine devam ettiği, davacı şirket yetkilisi ... ...'in davalı şirket de dahil olmak üzere "konsept" ibaresini kuyumculuk faaliyetiyle ilgili olarak kullandığı ve bilinir hale getirdiği, konsept ibareli markalar üzerinde önceye dayalı ortak kullanım hakkı bulunduğu anlaşıldığından, davacının "Konsept" ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, marka hükümsüzlüğü nedeniyle sicilden terkin davasının reddinin yerinde olduğu, "konsept" ibaresi üzerinde ortak kullanım hakkı bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, marka hükümsüzlüğü nedeniyle sicilden terkini davasının reddine, "Konsept" ibaresi üzerinde ortak kullanım hakkı bulunduğundan ortak hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesince "konsept" ibaresinin tescilli sınıflardaki ayırt ediciliği üzerinde durulmadan hükümsüzlük isteminin reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu tescilli markalarını uzun yıllardır kullandığını, dava dışı ... ...'in tüm haklarını devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davacının markayı tescilsiz kullandığının tespit dosyasıyla ortaya konulduğunu, ... ...'in 05.02.2017 tarihli marka devir sözleşmesiyle müvekkili markaları üzerindeki tüm haklarını müvekkiline devrettiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu, müvekkili markalarının ayırt edicilik vasfını haiz olduğunu, nitekim alınan bilirkişi raporunun da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının tescilli markalarının ayırt edici nitelikte olmadığı, kötü niyetli şekilde tescil ettirildiği ve bu markalar üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin davacıya ait olduğu iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesi, şayet bu kabul edilmezse davalının konsept markası üzerinde davacının kullanım hakkı olduğunun tespiti isteminden ibarettir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5,6 ve 154 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3901, K. 2024/6767, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3901-e-2024-6767-k-959f8fe9a33e