Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3874 E. 2023/7393 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3874
- Karar No
- 2023/7393
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1665 Esas, 2021/1212 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/141 E., 2020/60 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar aleyhine davalı tarafından 14.07.2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını, taraflar arasında hayvan ticareti yapıldığını, icra dosyasında davalının ödeme emrine dayanak yaptığı 03.02.2015 tanzim, 05.10.2015 vade ve 100.000,00 TL bedelli bir adet senet olduğunu, taraflar arasında senedin de içinde olduğu bir ibraname düzenlendiğini, borcun ödendiğini, davacının davalıya hiçbir şekilde borçlu olmadığını belirterek davanın kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalının %20 tazminatla cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın açtığı davanın haksız ve yersiz olduğunu, taraflar arasında dana-inek alıp satmak hususunda ticari bir ilişki olduğunu, davacı taraf borcunu fazlasıyla ödediğini iddia etmiş ise de; bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalının fazladan bir alacak peşinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı deliller ve ibraname içeriği itibariyle davaya konu senet borcunun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, Yerel Mahkeme ne davacılar tarafından sunulan yazılı belgelere özellikle ibranameye ne tapudan gelen cevabi yazılara ne bankadan gelen yazılara vb. ne de davalı tarafın bile açıkça dayandığı ibraname de adı geçen tanık ifadelerine bile itibar etmediğini, ibranamede tarih olmaması da borcun ödenmediğini göstermez zira Asliye Ticaret Mahkemesi önünde ifade veren tanıklara hem tarafların iradelerinin borç bitirmeye yönelik olup olmadığı hem de tarih olarak ne zaman gerçekleştiği sorulmuş tanıklarda şüpheye yer vermeyecek şekilde ifade de bulunduklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı deliller, davalının beyanları, belgenin aynı zamanda yazılı delil sözleşmesi niteliği uyarınca dinlenilen tanık beyanlarına göre; davaya konu senedin ibraname öncesine ait olduğu ve hayvan alım-satım ilişkisi nedeniyle tanzim edildiği, ibraname içeriğinde davalının, davacılardan alacağına karşılık senetler aldığını ve bu senetlere istinaden iki daire ve bir çiftliğin verildiğini, neticesinde hiçbir alacağının kalmadığını beyan ve ikrar ettiği, davaya konu senedin borç tasfiyesi niteliğindeki geçerlilik arz eden ibraname kapsamında olup, ibraname içeriği ve dosya kapsamı delillere göre; davacılar tarafından davaya konu senedin ifa edilen edimler uyarınca ödendiğinin ispat edildiği, bu hale göre; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi ve takibe dair ihtiyati tedbir kararı verilip, uygulanmadığı halde tazminata hükmedilmesinin doğru görülmediği, davalı takipte haksız ise de; takipte haksızlık tek başına kötü niyetin varlığı için yeterli görülmediğinden ve davacılar tarafından kötü niyet ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ibraname başlıklı belgenin hukuki manada geçerli olan bir ibraname olmadığını, taraflar arasındaki hangi borcu, borcun miktarını ve hangi tarihte imzalandığına dair bilgiler içermediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.