Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3694 E. 2024/6297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3694
Karar No
2024/6297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/416 Esas, 2023/395 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/142 E., 2020/123 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/15862 sayılı “MAKROCAM SECURITY SYSTEMS” ibareli markanın 09, 35 ve 37. sınıflarda tescili için yaptığı başvuruya itiraz ettiklerini, itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin "MACRO/MAKRO" esas unsurlu tanınmış markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin de 09, 35 ve 37. sınıflarda tescillerinin bulunduğunu, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, itibarına zarar vereceğini, davaya konu marka sahibinin müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen müvekkilinin markalarının benzerini tescile konu etmesi ile kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Türk Patent YİDK’nın 25.01.2018 tarih ve 2018-M-463 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasını, markanın tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+MAKROCAM SECURITY SYSTEMS" ibareli marka başvurusu ile davacının "MAKRO/MACRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "MAKRO/MACRO" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla davacının "MAKRO-MACRO" ibareli tescilli markalı mallarından /hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "şekil+MAKROCAM SECURITY SYSTEMS" ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası kapsamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusundaki ibare ile davacının ticaret ünvanı da aynı olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) anlamında haksız rekabette de bulunulduğunun kanıtlanamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu, başvuruda yer alan "CAM" ibaresinin tanımlayıcı nitelikte oması nedeniyle tüketicilerin markada esas unsur olarak "MAKRO" ibaresini algılayacaklarını, taraf markaları kapsamındaki 09 ve 35. sınıf emtiaların da aynı olduğunu, bu nedenle markaların karıştırılması olanağının bulunduğunu, "MACRO/MAKRO" ibareleri ile başlayan marka başvurularının müvekkili markalarına benzediği yönünde kararlar verildiğini, orta düzeydeki tüketiciler nezdinde markaların en azından bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatinin oluşacağını, başvurunun müvekkilinin seri markalarının devamı olduğunun düşünüleceğini, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun müvekkiline ait markaların tanınmışlığından yararlanmayı amaçladığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" esas unsurlu marka işaretleri ile dava konusu marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira "MACRO" ve "MAKRO" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, dava konusu başvuruda "MAKRO" ibaresi ile bitişik "CAM" ibaresinin ve ayrıca "SECURITY SYSTEMS" ibarelerine ve şekil unsurlarına yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.12.2022 tarih ve 2021/5572 E., 2022/9486 sayılı kararında "MAKRO TEKNİK TAPE" ibaresinin, 24.11.2022 tarih ve 2021/4275 E., 2022/8316 K. sayılı kararında "MACROCONTROL", 23.11.2022 tarih ve 2021/4334 E., 2022/8207 K. sayılı kararına "MACROSE", 19.09.2022 tarih ve 2021/1684 E., 2022/6028 K. sayılı kararında "MAKROYAL" ibaresinin davacının itiraza mesnet markaları ile benzer bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal yargı kararlarında müvekkilim Makro ve Macro ibareli markaları ile aynı mal/hizmetlerde tescil ettirilmek istenen Makro,Macro ibareli markalar arasında köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğunun belirtildiği, davaya konu “MAKROCAM SECURİTY SYSTEMS" ibareli marka ile müvekkili markaları arasında da 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, zira "CAM" ibaresi markanın tescil edilmek istendiği sınıf açısından tanımlayıcı nitelikte olup, ortalama tüketicinin markada esas unsur olarak MAKRO ibaresini algılayacağını, bölge adliye mahkemesi kararının aksine müvekkilş şirketin makro/macro ibareli seri markaları yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış ve tanınmış markalar olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin “macro center” markasına ilişkin tanınmışlık başvurusunun TÜRKPATENT tarafından kabul edilerek 17.03.2022 tarihi itibariyle tanınmış marka olduğunu, bu bakımdan başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince de reddi gerektiğini, başvuru konusu markanın müvekkili markasının bilinirliğinden faydalanmak için tescil edilmek istendiğini belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının "şekil+MAKROCAM SECURITY SYSTEMS" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "MAKRO/MACRO" ibareli tescilli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 2018-M-463 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6'ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3694, K. 2024/6297, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3694-e-2024-6297-k-19752f70a7e2