Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3638 E. 2024/6122 K.

Konu: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklı Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3638
Karar No
2024/6122
Karar Tarihi
Konu
Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklı Alacak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/565 Esas, 2023/604 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/889 E., 2020/8 K. Taraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, davalı bankanın Antalya ili Akdeniz Şubesi ve Yenihal Şubesinde farklı amaçlarla kullandığı hesaplarının bulunduğu, bankadaki euro cinsi hesaplardan bir tanesinin birikim hesabı olduğunu ve bu hesaptan başka hesaplara para aktarılmadığını ve para çekilmediğini, müvekkilinin bu hesabı ile dava dışı ...'in genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu ve hesaptaki paranın teminat olarak durduğunu, kredi borcunun ödenmesi üzerine hesaptaki paranın peyder pey serbest kalacağını, müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle beş yıl süreyle Türkiye'ye gelmediğinden bu hesapla ilgilenemediğini ve hesaptaki paranın yaklaşık on yıl boyunca bu şekilde kullanıldığını, müvekkili ...'ın 2009 yılında kefaletinin sona erdirilmesini istediğini, banka müdürünün hesap cüzdanını işleterek teslim etmemesi nedeniyle hesapta ne miktarda para bulunduğunun anlaşılamadığın, 2010 yılında ise garanti gösterilen hesaptan 100.000,00 euro çekmek istediğini, ancak banka şubesi çalışanlarının müvekkilini bir kaç gün oyaladıktan sonra tüm hesaplarına ...'e verilen kredi nedeniyle bloke konulduğunun bildirildiğini, banka çalışanlarınca müvekkiline bir takım kağıtlar imzalatıldığını, yazının banka personelinin talebi ile bankanın istediği şekilde ve sorunun çözülmesi amacıyla yazıldığını, müvekkilinin yazının istenildiği tarihte 82 yaşında olduğunu ve uzun yıllar Almanya'da yaşadığı için Türkçe'sinin iyi olmadığını, davacı ...'ın banka şube yetkililerle yaptığı görüşmelerde yazı içeriğinin 550.000,00 euro miktarında hesaptaki paranın tamamının müvekkillerinin kiracısı olan ...'e ödenmesi ile ilgili bir talimat olduğunu ve talimatın altında müvekkili ...'a ait olmayan imzanın bulunduğunu, sonra yapılan bir takım işlemlerle ...'in müvekkiline senet ile borçlandırıldığını ve bu senetleri müvekkilinin heabına bağlandığını öğrenildiğini, davalı banka şubesinin kredi batağını kurtarmak adına müvekkilinin hesabını kullandığını ve dava dışı ... ile işbirliği içerisinde hareket ettiğini, davalı banka personellerinin müvekkilinin hesaplarından çeşitli isimler altında kesintiler yapıp başka hesaplar açarak bu paraları oralara aktardıklarını, bankanın çalıştırdığı kişilerin verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 euro'nun faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankanın usulsüz bir işlemi olmadığını, yapılan havalelerin ve işlemlerin davacıların talimatı ile yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 550.000,00 euro havaleye ilişkin talimatta davacılardan ...'ın imzasının bulunduğu, davacıların ortak hesap üzerinde münferiden işlem yapma yetkilerinin bulunduğunu, bu nedenle diğer imzanın ...'a ait olmamasının sonuca etkili olmadığı, bankanın davacı ...'ın talimatı ile havaleyi gerçekleştirdiği için herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın usulsüz işlemlerinin sabit olduğunu, havale talimatında ...'ın imzasının sahte olmasının bankanın kusurunu ortaya koyduğunu, müvekkili ...'ın yaşlılığı nedeniyle banka çalışanlarının davacıların kiracılarına verilen kredileri kurtarmak için çeşitli imzalar attırdıklarını, davacı ...'ın havale talimatı verdiğininden haberdar olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3638, K. 2024/6122, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3638-e-2024-6122-k-a2f71c2b8673